Yaranamadık, yaralandık…
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Yaranamadık, yaralandık…

28 Kasım 2015 - 12:48

Gazetecilik zor bir meslek. 30 yıldır bu mesleğin içerisinde görmediğim kalmadı desem abartmış olmam.

Göreceğimiz daha çok şeylerin de olduğunu iyi biliyorum.

Gazeteci başta ailesine yaranamaz. Çünkü en çok onları ihmal eder.

Yöneticilerin yaptığı güzel şeyleri ortaya koyar, vatandaşın ‘yalaka’ tepkisini çeker.

Vatandaşın sıkıntılarını ortaya koyarsın yöneticilerin tepkisini çekersin.

Yaranamazsınız bir türlü.

Ama yaralanırsınız…

Tıpkı Can Dündar gibi tıpkı Erdem Gül gibi tıpkı diğerleri gibi…

Ne yapsanız yaranamazsınız, ama doğru bildiğin yoldan da şaşmazsınız.

Tıpkı dün olduğu gibi tıpkı bugün olduğu gibi tıpkı yarın olacağı gibi…

Casusluktan yargılanırsınız, terör örgütlerine üye olmaktan yargılanırsınız ama bir türlü yaranamazsınız.

Anayasanın sana verdiği hakları kullanamazsın, hiçe sayılır ayaklar altına alınır, yine yaranamazsınız.

Tıpkı dün olduğu gibi tıpkı bugün olduğu gibi tıpkı yarın da olacağı gibi…

Yaranamadık…

Yaralandık…

 

***

ABD Ankara Büyükelçiliği: “Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasından ve bir basın kurumunun daha baskılandığını düşündüren gelişmelerden oldukça endişeliyiz. Türk mahkemelerinin ve yetkililerin, T.C. Anayasası’nda yüceltilen basın özgürlüğü temel ilkesini güvence altına almalarını umuyoruz.”

***

 

Anayasayı çiğnememek için değiştirin…

 

Hükümetin ilk başka yapması gereken ve T.C. Anayasasında değiştirmesi gereken maddeler:

A. Basın hürriyeti

MADDE 28- Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır…

B. Süreli ve süresiz yayın hakkı

MADDE 29- Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.

C. Basın araçlarının korunması

MADDE 30- Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.

D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı

MADDE 31- Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.

E. Düzeltme ve cevap hakkı

MADDE 32- Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.

Bu maddeleri biran önce değiştirin ki yaptıklarınız Anayasaya aykırı olmasın.

Yapacağınızı yapıyorsunuz kılıfına uydurun bari….

 

***

AK Parti’nin kurucularından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül İstanbul’da eski vekillerle buluştu. Gül, eski AK Partili vekillere seslendi. Gül, Suriye kriziyle ilgili “Milli çıkar için savaşa girilebilir. Önemli olan bataklığa girmemektir” dedi.

 

***

Siz de böyle vasiyet edecek cesaret var mı?

 

Bugün 28 Aralık…

Bundan tam 77 yıl önce Atatürk’ün vasiyeti açıklandı.

Atatürk vasiyetinde, parasının nemasından yakınlarına, manevi evlatlarına aylık, İnönü'nün çocuklarına yükseköğrenim ödeneği bağlanması koşuluyla parasını ve Çankaya'daki mülkünü CHP'ye bıraktı. Nemadan kalacak miktarın her yıl Türk Dil ve Tarih kurumlarınca paylaşılmasını istedi.

Hadi bir siz de bir vasiyetname hazırlayın. Çocuklarınıza ve yakınlarınıza aylık bağlatın. Diğer kalan malınızı ve mülkünüzü de partinize bırakın.

Eğer böyle bir cesaretiniz varsı tabii…

Sadece hatırlatayım dedim. Değilse malınızda mülkünüzde gözümüz yok.

 

***

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, “Silah yüklü MİT TIR’ları”nı ilk kez dile getirmiş, bu konudaki tutanakları açıklamıştı.  Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanmasına tepki gösteren Tezcan, “Belgeleri ben açıkladım. Dolayısıyla gazetecilerin yerine beni yargılayın” dedi.

 

***

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak. Mevlana

 

***

 

Temel ve gazeteciler

 

Temel tır şoförlüğü yapıyormuş.

Bir yokuştan aşağı son sürat iniyormuş.Yavaşlamak için frene basmış bir de bakmış ki fren tutmuyor. Ne yapcam ne edicem derken yolun ilerisine bakmış ve yol ilerde ikiye ayrılıyor.

Sağda bir pazar ve tamı tamına 250 insan, solda ise küçük bir çocuk ve önünde de bir duvar.

Lan demiş ben çocuğa çarpıp duvara gireyim ve 250 kişiyi kurtarıp kahraman oluyum demiş.

Kaza olmuş bitmiş.

Ertesi gün Temel gazetelerde 1. sayfaya manşet olmuş:

“ŞOK ŞOK ŞOK Temel tamı tamına 251 kişiyi ezerek öldürdü!”'.

Bunun ardından gazeteciler hemen Temel’in odasına doluşmuşlar.

İçlerinden biri Temel bey bu olay nasıl oldu demiş?

Temel de: Valla herşey çocuğun pazara doğru koşmasıyla başladı…

YORUMLAR

  • 0 Yorum