Büyük Taarruz - 10
OSMAN KUTLU

OSMAN KUTLU

OSMAN KUTLU YAZIYOR

Büyük Taarruz - 10

07 Eylül 2019 - 12:39


 
26 Ağustos
 
Büyük Taarruz böylesine büyük bir hazırlık ve mücadele sonucu 26 Ağustos
sabahı günün ilk ışıklarında ağır topçu atışlarıyla başladı.
 
Taarruzun en önemli noktaları Kurtkayası, Kalecik, Belentepe ve Çiğiltepe
kısımlarıydı.
 
Daha taarruzun ilk anlarında birliğinden ayrı olarak mevzisinden fırlayan
Yüzbaşı Sami ve Üsteğmen Hamza şimşek gibi ileri atıldılar. Yanlarına koşarak gelen
birkaç askerle birlikte toplam 14 kişi, yoğun ateş altında tel örgüleri aşarak 45 dakika
içinde Kalecik Sivrisini ele geçirdiler. Tepede düşmanın diktiği haç vardı. Hemen haçı
indirip yerine Türk bayrağını diktiler. Taarruzun ilk zaferi budur.
 
Kurtkayasındaki düşmanın yok edilmesi görevi ise 12 Tümen 36 Alay 6.Bölük
Komutanı 24 yaşındaki Bayburtlu Üsteğmenı Agâh Efendiye verildi. Agâh
Efendi,emrindeki 150 Mehmetçik ve Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ile beraber düşman
tümenine saldırarak büyük bir savaşa başladı. 26 Ağustos öğleden sonra başlayan
çarpışmalar 27 Ağustos öğlene kadar sürdü. Düşmanın içine kadar dalan Agâh Efendi
onlara ağır kayıplar verdirerek batı istikametine kaçmalarını sağladı. Büyük bir takviye
alan düşman birliği yaklaşık 2 bin kişiye ulaşmıştı. Agâh Efendi, 100 Mehmetçik ve
Üsteğmen Feyzullah ile birlikte şehit düştü. Geriye kalan 50 Mehmetçik ve gelen takviye
kuvvetlerimizle düşman bu vadi içinde tamamen yok edildi.
 
Savaştan sonra Yüzbaşı rütbesi verilen Yüzbaşı Agâh Efendinin bu ilk
kahramanlığı değildir.
 
Kurtuluş Savaşının başlangıcında Kars-Ardahan bölgesi bir Ermeni Devleti
kurma hayalindeki Ermeniler tarafından işgal edilmişti.
Bölgedeki yerli Ermeniler karakollar kurmuşlar, işgal ettikleri bölgelerdeki Türk
köylerine saldırılar düzenliyorlardı. Sınır hattı Sarıkamış-Horasan hattıydı. 1.Dünya
Savaşı sonunda imzalanan anlaşmalar sebebiyle birliklerimiz ya dağıtılmış, ya da askeri
harekât yapmaları mümkün değildi.
 
Gelen şikâyetler üzerine ancak resmi olmayan bir gönüllü müfrezesi kurularak
bu bölgeye gönderilmesiyle çözüm üretilebileceği düşünüldü. Ama kim gönüllü olacaktı?
Kimse görevi kabul etmiyordu, çünkü sonuçta kimse sorumluluğu almayacak ve gidenler
asker kaçağı sayılacaktı.
 
Henüz yeni Üsteğmen olmuş olan Agâh Efendi hiç tereddüt etmeden gönüllü
oldu. Yanına 75 tane de gönüllü asker aldı ve sivil olarak bölgeye gitti. Bu bölgede
Ermenilere karşı müdahalelere başladı. O kadar büyük başarılar kazandı ki, Ermeniler
sınır karakollarını bile bırakıp kaçtılar ve Kars'a kadar çekildiler. Haftalarca kendi
karakollarına gelemediler.
 
Mezarları, Afyon’dan Kocatepe’ye doğru çıkarken Büyük Kalecik
kasabasındadır. Kahramanlıklarına yakışır bir şehitlikte huzur içinde yatmaktadırlar.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum