SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Genelev

20 Şubat 2016 - 12:49

Küçük bir hikaye aktaracağım sizlere.

Daha önce okuyanlarınız olmuştur. Okumayanlar için aktarmak istedim.

Küçük kasabanın birinde bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, bir genelev inşa etmeye başlamış.

İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler. Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.

Genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya endirekt olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler.

Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.

Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

-Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum, demiş.

Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var.

-Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi…

-Diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir İmam ve cemaati…!

Aynen günümüzde olduğu gibi kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin bir hikayesi değil mi sizce…

 

***

Kendi 8 yaşında verdiği ders 80

 

Tekirdağ’da yaşayan ve 8 yaşında olan bir çocuktan söz edeceğim.

Eren, henüz 8 yaşında ve okuma yazmayı da yeni öğrenmiş.

Eren okula giderken bir minibüsün içinden kedi sesi geldiğini fark eder.

Çantasından bir defter çıkarır ve kopardığı defter yaprağına bir uyarı yazar.

“Arabanın önünde içinde yavru kedi var, bağırıyor.”

Eren bu notu arabanın sileceğine sıkıştırıyor.

Birkaç adım attıktan sonra tekrar geri dönüyor ve ikinci bir not yazarak, şoförün bineceği kapının koluna sıkıştırıyor notunu.

Ola ki şoför binip motoru çalıştırdıktan sonra sileceğe konan notu görebilir. O zaman da iş işten geçmiş olur diye.

İşte 8 yaşındaki Eren; kendi 8 yaşında insanlara verdiği ders ise 80…

 

***

Rusya olmazsa Ukrayna olur

 

Rus krizinin ardından özellikle Antalya’nın Kemer İlçesi'nde faaliyet gösteren gece kulüpleri, gözlerini Ukrayna'ya çevirmiş.

Bizimkiler geçen hafta Ukrayna’nın Harkov kentindeki bir kulüpte yaz partisi düzenlenmiş.

Yoğun ilgi gören partide katılımcılar tatil için Kemer’e davet edilmiş.

Bu arada çekiliş yapılmış ve 3 kişiye Kemer tatili hediye edilmiş.

3 kişi kesin gelecek demektir.

Turizmcilerin otellerini yerli turiste açmaya hiç niyetleri yok galiba.

 

***

Ay vurmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene kabahati ne Ay’da ne Güneş’te ara. Gözlerindeki perdeyi arala. MEVLANA

***

 

Ne çıkarsa bahtına

 

Başlarında Temel'in bulunduğu 4 adet avcı ormanda ilerlerken, Temel az ilerde küçük bir delik görür ve arkasına seslenir:

“Tavşan deliği, yere yatın!”

Avcılar yere yatar ve az sonra gerçekten bir tavşan çıkar, avcılar da kolaylıkla vurur.

Yola devam ederler.

Biraz daha büyük bir delik çıkar karşılarına.

Temel bağırır: “tilki deliği, yere yatın!”

Herkes yatar ve biraz sonra çıkan tilkiyi avcılar hemen vurur ve çantalarına atarlar, herkes mutludur.

Yolun az ilerisinde daha da büyük bir delik çıkar karşılarına.

Temel yine seslenir: “yere yatın uşaklar, ayı deliği!”

Hiç ses çıkarmadan yere yatan acemi avcılar biraz sonra çıkan ayıyı hemen vururlar.

Herkes temel'in avcılığına hayrandır artık. Devam ederler.

Bu sefer devasa bir delik çıkar karşılarına.

Acemiler Temel'e bakarlar.

Temel: “valla burdan ne çıkar bilmiyorum ama durun yatıp bekleyelim, ne çıkarsa bahtımıza!” der.

Bir gün sonra gazetelerin 3. sayfasında şöyle bir haber vardır:

“4 avcı tren altında ezilerek can verdi.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum