Turizme terör darbesi
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Turizme terör darbesi

10 Şubat 2016 - 13:33

Türkiye Turizm gelirleri yaşanan terör olaylarının ardından adeta darbe yedi.

TÜİK’ten yapılan son açıklamalarda turizm gelirlerinin 12 Milyar dolara kadar düştüğü bildirildi.

2016 yılı turizm sezonu da oldukça kötü geçeceğe benziyor.

Hani görünen köy kılavuz istemez derler ya turizmin geleceğini de görmek için kılavuza gerek yok diyebilirim.

Dün Almanya’dan gelen haber de bunların ayrı bir göstergesi.

İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda yaşanan saldırda 11 Almanın hayatını kaybetmesi ve diğer olumsuz gelişmeler Türkiye’ye olan ilgiyi olumsuz etkiliyor.

Almanya’daki bir seyahat acentesi Türkiye rezervasyonlarında yüzde 40 azalma olduğunu açıkladı.

Almanlar açısından Türkiye, İspanya ve Yunanistan’ın ardından en çok tercih edilen ülke konumunda bulunuyordu.

Diğer yandan Rus Krizi ve diğer ülkelerin de ülkemize olan ilgisini giderek azaltıyor.

Terör olayları sadece siyasi alanda kaybettirmiyor, sokaktaki insanımıza da etkiler durumda.

Turizmde yaşanan bu olayların iç turizmi canlandırmasını diliyorum.

Turizmde herkesin de bildiği bir gerçek var; Yurt dışından gelen turistlerin ülkemizdeki konaklamaları nedense daha ucuz ve Türk insanının tatili daha pahalıya geliyor.

Yabancıların parası para da bu ülke insanının parası para değil mi?

Ülkemiz Turizmcilerinin de bu durumu düşünmesi ve göz ardı etmemesi gerekir…

 

***

Sanatı duyan insanlarla, sanatı anlayan insanlar çoktur; Ama sanatı hem duyan, hem de anlayan insan pek azdır . G.S. HİLARD

 

***

İftarlık Gazoz

 

Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren başrolünde Cem Yılmaz'ın oynadığı İftarlık Gazoz filmi davalık olmuş.

Geçtiğimiz Pazar günü filmi seyretme şansını buldum.

Birinci bölüm “eh idare eder” derken ikinci bölümde dikkatleri üzerine çekti diyebilirim.

Filmdeki başrolünü Cem Yılmaz'ın canlandırdığı “Cibar Kemal” karakterinin babası olduğunu belirten Yusuf Kanat, filmde babasının gerçeğe aykırı bir şekilde anlatılarak küçük düşürüldüğünü ifade ederek mahkemeye başvurmuş.

Film gösterime devam ediyor.

Daha önce de 12 Eylül olaylarını anlattığı için filme tepkiler vardı.

Güzel bir eser ve bundan sonra da konuşulmaya devam edeceğe benziyor.

Sizlerin de fırsat bulur bulmaz İftarlık Gazoz filmini seyretmenizi öneriyorum.

 

***

Hoşgörünüze teşekkür

 

İki ayı geçen bir süredir köşemin bir bölümünde “Konuşan fotoğraflar” yayınlıyorum.

Burada yer alan yöneticilerimizin ve diğer kişilerin hoşgörülerine sığınarak yapılan bir bölüm diyebilirim.

Gerçekten bugüne kadar kötü bir eleştiri almadım. Bundan sonra da inşallah almam.

İlk günleri nereden ne fotoğraf bulacağım derken şimdilerde vatandaşlarımız da fotoğraf göndermeye başladılar.

Fotoğraf gönderen ya da fotoğraflarını yayınladığım herkese çok teşekkür ediyorum, engin hoşgörülerinden dolayı.

 

***

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra. MEVLANA

 

***

İki daire ile anlatım

 

İki genç arkadaş uyuşturucu bulundurmak suçundan mahkemeye çıkarılırlar. Hakim hapis cezası vermez, onun yerine gidip diğer gençleri uyuşturucuya karşı uyarmalarını ister.

Bir ay sonra iki arkadaş yeniden yargıç karşısına çıkar ve yargıç durumlarının ne olduğunu sorar.

Birinci genç; “100 kişiyi uyuşturucu kullanmaktan vazgeçirdim” der.

-“Nasıl yaptın bunu?”

-“Tahtaya biri küçük biri büyük iki daire çizdim. Sonra da dedim ki; Büyük daire uyuşturucu kullanmadan önceki beyniniz, küçük daire uyuşturucu kullandıktan sonraki beyniniz.”

-“Aferin” der Hakim ve diğer gence döner.

-“Ben 1000 kişiyi vazgeçirdim” der ikinci genç.

-“Bravo, sen nasıl yaptın?”

-“Tahtaya biri küçük biri büyük iki daire çizdim. Sonra da dedim ki; Küçük daire uyuşturucu yüzünden hapse girmeden önceki kıçınız, büyük daire de hapisten çıktıktan sonraki kıçınız.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum