Ya ölür, ya öldürür…
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Ya ölür, ya öldürür…

06 Ocak 2016 - 16:51

Askerliğimi Elazığ İl Jandarma Komutanlığında Muhabere Çavuşu olarak yaptım.

O dönem Olağanüstü Hal Bölgesi olduğu için tüm bölgeyle haberleşmelerimiz oldukça dikkatli ve bir o kadar da gizli olmak zorundaydı.

Geceleri tüm bölgede yaşanan olaylarla ilgili sayfalarca dolu mesajlar gelirdi.

Diğer arkadaşlara göre biraz daha rahat askerlik yaptım diyebilirim.

Günlük gelen raporlarda en çok dikkatimi çeken konu ise; Uzman Çavuş kadrosundaki askerlerin psikolojik sıkıntıları nedeniyle ya intihar etmeleri ya da intihar girişimleriyle ilgili konulardı.

Birkaç kez de birliğimize bağlı karakollarda görev yapıp da intihar edenlerin olayına şahit oldum.

Aradan yıllar geçmesine rağmen bir türlü düzenlenmeyen Uzman Çavuşların özlük hakları daha bu tür olaylara gebe gibi görünüyor.

Her dönem nedense Uzman Çavuşların hakları görmezlikten geliniyor.

Oysa onlar ya ölür ya öldürür…

Kar altında görev yapan ve günlerce evini bile unutan bu askerlerimizin sıkıntılarını görmezden gelmek büyük haksızlık ve büyük vebaldir.

Uzman Çavuşlardan oluşan timler gece gündüz kar kış demeden görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlar.

Bu köşeye onların fotoğraflarını koymamdaki amacım da yazıları okumayıp sadece resimlere bakanların bir nebze olsun dikkatini çekebilmekti.

Gelen Şehit haberlerimizin birçoğu yine Uzman Çavuşlarımızdan olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Geçtiğimiz günlerde Uzman Çavuşların özlüklerinin iyileştirilmesiyle ilgili TBMM’de bir önerge verildi ama ne hikmetse iktidar partisi milletvekilleri bunu kabul etmedi.

Kısaca denildi ki; Uzman Çavuşlar verdiğimiz lokmaya şükretsin. Kim oluyorlar  da özlük iyileştirmesi isteniyor.

Sosyal tesislerden yararlanamazlar. Daha doğrusu onlara sıra gelmez.

Lojman hakları dersen yine aynı. Diğer subaylardan onlara sıra gelmez.

Bu insanlar, taşeron işçi gibi, sözleşmeli çalışıyorlar.

Neden biliyor musunuz? Fakir oldukları için, gariban çocukları oldukları için.

İki aydan fazla rapor aldı mı ordudan ilişiği kesiliyor.

70 binin üzerinde Uzman Çavuş var.

50 bini emekli olmuş.

100 bin kişi de zor şartlara dayanamayıp ayrılmış.

Bunların mesaisi filan da yok, eli tetikte dağlarda, şehirde geziyorlar.

Ve sürekli üst rütbelerin “işten atılırsın haa…” tehditleri altında çalışıyorlar.

Elinizi vicdanınıza koyun da bu Uzman Çavuşların özlüklerini düzeltin.

 

***

Cuma tatili düzenlemesi

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında “Cuma günleri ile öğle tatilinin ibadet hürriyetini engellemeyecek şekilde kullanılabilmesi için Başbakanlık Genelgesi Taslağı hazırladık” diye konuştu.

Güzel bir çalışma…

Özel sektör buna müsaade edecek mi?

Çalışan kadınlar bu genelgeden nasıl yararlanacak?

Müslüman olmayanlar bu genelgeden nasıl yararlanacak?

Müslüman olup da Cuma’ya gitmeyenler bundan nasıl yararlanacaklar?

Daha neler neler çıkacak bu söylemin ardından.

Bekleyip göreceğiz.

 

***

Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi kalbini temiz tut. MEVLANA

***

 

Güneş Tutulması

 

Albay, binbaşıya:

-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgâha götürürsün.

Binbaşı, yüzbaşıya:

-Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgâhta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.

Yüzbaşı, teğmene:

-Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgâhta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa:

-Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgâhta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.

Başçavuş, askere:

-Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgâhta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.

Askerler kendi aralarında:

-Yarın sabah bizim başçavuş Albayı tutuklayacakmış.

YORUMLAR

  • 0 Yorum