Teşekkürler Başkan…
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Teşekkürler Başkan…

12 Aralık 2015 - 12:10

Bugünkü yazımın başında Kızılören Belediye Başkanı Ali Erol’a teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Teşekkürümün nedeni ise Kızılören’de doğum büyüdüğüm evimizin, güzel bir görünüme kavuşturulması.

Sadece bizim ev mi elbette değil. Başkan Erol, Sandıklıda faaliyet gösteren AR-AL Tarım sahibi Yüksek Ziraat Mühendisi Sadettin Gündoğdu beyin sponsorluğunda, ilçe merkezindeki binalar boyanarak uygun yerlere Ressam Akın Pulat tarafından resimler yapılmış.

Daha önce de Sayın Gündoğdu bey evlerin dış görünümlerini değişik renklerde boyatarak ilçeye güzel bir görünüm kazandırmıştı.

Bu görünümün ardından evlerin duvarlarına çeşitli resimler yapılarak daha da güzel hale getiriliyor.

Emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

***

 

Cafer Şimşek’e teşekkür…

 

Bugünkü yazıma Kızılören ile başlamışken, yine Kızılören’den devam etmek istedim.

Konu Kızılören’den açılmışken bir kişiye daha teşekkür etmeden geçemezdim.

Cafer Şimşek…

Cafer Şimşek Kızılören İGM Üyesi. Çalışmalarını, Kızılören ve köyleri için yaptıklarını, yapacaklarını kısacası Kızılören için çırpınışlarını yakından biliyorum.

Kendisine yaptıkları hizmetlerden dolayı ayrıca teşekkür etmek istedim.

Kızılören için yaptığı yeşillendirme çalışmalarının yanı sıra köylerin ve köylülerin sıkıntılarıyla da ayrı ayrı ilgileniyor. Kendisine Kızılören köylüleri adına da bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Başarıların ve hizmetin daim olsun Sayın Şimşek…

 

 

***

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu “Parelel Yapı”ya yönelik 10 ilde başlatılan ve 65 kişinin gözaltına alındığı operasyonla ilgili olarak, “Burada 3 gurup insan var. Tabandaki insanlar ibadet, ortası ticaret, yukarı kesimde ihanet şebekesi var. Ama ihanet edenlerin cezası mutlaka verilecek, çünkü bu millet kendisine ihanet edenleri cezasız bırakmaz” dedi.

 

***

12 Aralık…

 

Bugün 12 Aralık. 1940 yılında bugün Salvador gemisi Silivri önlerinde battı. Bulgaristan'dan Filistin'e gittiği açıklanan gemideki 352 Musevi yolcunun 230'u boğularak öldü.

Kitaplara konu olan bu olayın ardında yatan gerçek nedir?

Zülfü Livaneli Serenad adlı kitabında bu olayı tüm ayrıntılarıyla ve kişilerin yaşadığı acıları çok güzel aktarmış.

Okumayanlar için tavsiye edebileceğim kitapların başında gelir… 

Nazi Almanya’sından kaçmak zorunda kalan 30 Üniversite Bilim Adamı’nın Türkiye’deki üniversitelerde yaşadıklarının da anlatıldığı kitabın içinde batan geminin Rus Denizaltısı tarafından ateş edilerek batırıldığı yazıyor.

Sadece Museviler yoktu o gemide…

Bugün o geminin batırılışının yıldönümü.

Ne kadar acı değil mi?

Burada bu geminin batmasında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün de payı var.

Rusya’nın batırdığı bir gemi ve yaşadığımız Rus krizi…

Sadece dikkat çekmek istedim…

Silivri açıklarına kadar gelip bir gemiyi batıran Rusya, günümüzde neler yapmaz diye sormadan edemiyorum.

 

***

Derdimi seviyorum. Biliyorum ki derdimi veren de beni seviyor. Seven, sevdiğinin nazını ölçüyor. Sevilen çekmesinde neylesin. MEVLANA

***

 

Golf

 

Böyle bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar.

Sarışın olanı topu dikmiş.. Sopayı öyle bir savurmuş ki.. Top havada kursun gibi uçmuş, öbür delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış..

Kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki elini bacaklarının arasında kelepçeleyip iki büklüm kaldığını görmüşler.

Sarışan hızla oraya koşmuş ve özür dilemeye başlamış.

“Lütfen izin verin size yardım edeyim… Ben bir fizik uzmanıyım. Eğer izin verirseniz çektiğiniz acıyı azaltabileceğimi biliyorum.

“Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konuşmuş adam, elleri hâlâ bacakları arasında kelepçeli.

“Önemli değil… Birkaç dakika içinde düzelirim merak etmeyin…”

Sarışın ısrar etmiş, öyle ısrar etmiş ki Adam “Peki” demiş sonunda.

Kadın çok yumuşak hareketlerle adamın ellerini birbirinden ayırıp iki yana sarkıtmış önce.

Sonra adamı çimlere uzatmış. Pantolon kemerini gevşetmiş… Masaj yapmaya başlamış.

Biraz sonra sormuş;

“Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi…”

“Harika” demiş adam… “Harika hissediyorum...”

“Ama baş parmağım hâlâ fena halde zonkluyor…!”

YORUMLAR

  • 0 Yorum