Neyin yasağı?
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

Neyin yasağı?

13 Ocak 2016 - 11:56

Dün terör yine kendini gösterdi ve İstanbul Sultanahmet'teki kanlı saldırıda resmi açıklamalara göre 10 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi de yaralandı.

Hükümet olayın ardından hemen “yayın yasağı” getirdi.

Dünkü yazımda “doğru söyleyene ihtiyaç var” diye yazmıştım.

Bu yazının bir gün sonrası ne kadar doğru yazdığımızın bir kanıtı olarak ortaya Sultanahmet olayı çıktı.

Getirilen yayın yasağı sanıyorum bizlere “yorum yasağı” da getirmiyordur.

Yayın yasağı getirerek hiçbir şeyin halledilemeyeceğini yine öğrenemediler.

Öğrenemeyecekler de…

Dünkü saldırının ilk görüntülerini BBC Televizyon kanalı yayınladı.

Gerisini siz düşünün.

Türk basını yayınlayalım mı, hükümet kızar mı, bilmem ne mi derken, BBC Televizyonu görüntüleri yayınladı.

Peki, bunları, bunları derken Dünya basının nasıl susturacaksınız.

Nasıl yayın yasağı kapsamına alacaksınız.

Hakikaten gülünç duruma düşüyorsunuz ki; siz de ne yaptığınızı bilemez duruma geldiniz.

28 Aralık 2011 tarihinde Uludere’de 34 kişi öldü. Yayın yasağı geldi.

11 Mayıs 2013′te ise Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen saldırılarda 54 kişi yaşamını yitirdi. Yayın yasağı geldi.

13 Mayıs 2014 Soma maden faciasında 301 işçi öldü. Yayın yasağı geldi.

5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır’daki bombalı saldırıda 5 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı. Yayın yasağı geldi.

20 Temmuz 2015 Suruç Katliamı’nda 33 vatandaş yaşamını yitirdi. Yayın yasağı geldi.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’daki saldırıda 102 kişi öldü. Yayın yasağı geldi.

Dün meydana gelen ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıdan dakikalar sonra iktidar yine bilindik bir tavın takındı ve olaya ilişin yayın yasağı getirdi.

Peki, gelen yasaklarla ne değişti?

Dünya basının susturabildiğiniz mi?

Çıkıp adam gibi doğruları açıkladınız mı?

Peki, Allah aşkına söyler misiniz neyin yasağı bu?

 

***

Bahçeli’nin halletmesi gereken işler var

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kızılcahamam kampında düzenlediği basın toplantısında, MHP kongresinin 18 Mart 2018 tarihinde yapılacağını açıkladı.

Ve ekledi; "Bugüne kadar genel merkezimize olağanüstü kongre talebinde bulunan yasaya ve tüzüğe uygun tarzda imzaları toplanıp gönderilmemiştir. Önümüzdeki günlerde bu uygulanırsa MHP, Siyasi Partiler Yasası ve tüzük çerçevesinde gereğini yapacaktır.”

Yani resti çekti.

Yasal haklarını mahkemelerde savunabileceklerini hatırlattı.

Demek ki Bahçeli’nin daha yapılacak işleri var.

AK Partinin yeniden iktidar olmasını sağladığı gibi yapılacak bir iş daha kalmış gibi görünüyor.

O da yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi.

Sanıyorum Bahçeli, bu işleri de halledeyim sonra kongreye gideriz, diye düşünüyor.

 

***

Hızımıza kimse yetişemez

 

Sultanahmet’teki bombalı saldırının ardından 3 saat geçti ki Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan yaptığı açıklamada saldırganın Suriyeli olduğunu açıkladı ancak kimliğini açıklamadı.

Başbakan Davutoğlu’nun geçtiğimiz günlerde “bombacıları biliyoruz” sözü aklıma geldi.

Hani eylem yapmadan bir şey yapamayız açıklamaları falan da yapılmıştı.

Valla ne diyelim bu kadar bir sürede parçalanan cesetlerden toplananlarla Suriyeli bombacıyı bulmak kolay olmasa gerek.

Küçük görmeyin, biz böyle bir ülkeyiz işte.

 

***

Söz söyleyen kemal sahibi olursa, (mağfiret ve hakikat) sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.

Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur. MEVLANA

 

***

Cahil adam

 

Nasreddin Hoca bir gün heybe almak için pazara gider.

Güzel bir heybe görüp pazarcı ile pazarlık yapar ve 1 akçeye anlaşırlar.

Tam oradan ayrılacaktır ki daha güzel bir heybe dikkatini çeker:

Kaç akçe şu heybe muhterem?

-2 akçe hocam.

-Aldım gitti, diyen hoca elindekini bırakır ve onu alıp tam gidecekken pazarcı seslenir:

-Hocam. Bu heybe 2 akçe. Sen 1 akçe verdin.

Hoca sinirlenir:

-Bre cahil adam! Sana önce 1 akçe verdim. Sonra da 1 akçelik heybe bıraktım! İkisi eder 2 akçe. Daha benden neyin parasını istersin!

YORUMLAR

  • 0 Yorum