CHP’de Demirkırkan dönemi
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

CHP’de Demirkırkan dönemi

29 Aralık 2015 - 12:21

 

CHP Afyokarahisar İl Başkanlığı Dr. Kemal Demirkırkan’a emanet.

Yapılan kongrede Demirkırkan ve ekibinin yönetime gelmesi CHP’nin içindeki sesleri de bir nebze olsun kesecek gibi.

Daha önce de konuyla ilgili yazılar yazdım. Bir yazımda CHP’lilerin sürekli il başkanlığı binasında durabilecek bir başkanın olmasından yana olduklarını dile getirdim.

İl Başkanlığı için çıkan adaylar arasında maalesef böyle bir şey söz konusu olmadı.

Kongrenin yapılacağı gece CHP’li bir arkadaşımla biraz sohbet ettim.

Kendisinin stres içinde olduğunu ve listelerinin kazanıp kazanmayacağı konusunda tereddütleri vardı.

Dedim ki; hiç merak etme strese de girme Kemal Demirkırkan bu kongrede başkan olacaktır…

Dinozorlar var ama, dedi.

Onlar her dönem vardı merak etme sen, diye söyledim.

Kongre sonucunun ardından yine bu arkadaşım arayarak dediklerimin çıktığını ve söylediklerimden dolayı da teşekkür etti.

Görünün köy kılavuz istemez diye bir söz vardır.

CHP’nin kongre sürecinde yaşananlar ortada. Nevzat Ercan’ın istenmeyen adam ilan edilmesinin ardından, Demirkırkan’ın önü tamamen açılmıştı zaten…

CHP İl Yönetiminin Demirkırkan ve ekibine hayırlı olmasını diliyorum.

CHP’de neler değişecek neler değişmeyecek göreceğiz…

 

***  

Öğretmen ihmal edildiğinde o ülke intihar ediyor demektir... Albert Einstein

 

***

 

MHP’de muhalifler birleşti

 

7 Haziran seçimlerinin ardından sergilediği tutumunu, 1 Kasım seçimlerinde iyi anlatamayan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin gitmesi için başlatılan kongre çağrıları devam ederken, Bahçeli’nin karşısına adaylıklarını açıklayan 3 muhalif aday birleşti.

Böylece delegeden imza toplama noktasında çıkan krizin aşılması, muhalif hareketin elini güçlendirdi.

Meral Akşener, Sinan Oğan ve Koray Aydın’ın yürüttükleri kampanyalarda delegelerden ayrı ayrı imza toplaması yüzünden gündeme gelen kriz büyümeden önlendi. Oğan ve Aydın’ın girişimleri sonucu Ankara’da “özel” bir toplantı gerçekleşti ve anlaşmaya varıldı.

Üç adayın “A Takımını” buluşturan görüşmede, delegelerden olağanüstü tüzük kurultayı için “ortak” imza toplanması kararlaştırıldı.

Muhaliflerin bu çalışması, önce Bahçeli’yi halledelim sonra biz kendi aramızda yeniden savaşırız demek oldu.

Ankara’da bunlar olurken, MHP seçmeni giderek dağılıyor.

Yapılacak kongre ile yeni başkan kim olacağı ve dağılan MHP’lileri toplayıp toplayamayacağı ise merak konusu.

Bunu da zaman gösterecektir.

 

***

Mert olmayan bir insanla işe başlamak, sonu gelmeyecek, ya da kötü bitecek bir yola çıkmak demektir. (Montesquie)

 

***

 

Küçük insan

 

Türk Dil Kurumu’na göre Küçük;

1-Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.

2-Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.

3- Niceliği az olan.

4-Niteliği aşağı olan, bayağı.

5-Küçük adam.

6- Geri aşamada.

7- Değersiz, önemsiz

8- Kısık, parlak olmayan ses, anlamlarına geliyor.

Daha birkaç anlamı da var ama hakaret olmasın diye yazmıyorum.

Bu vasıfları taşıyan bir de gazeteci var. Ağzını yaya yaya konuşur ve küçük dağları ben yarattım edasıyla tehditler savurur.

Bunu yaparken de arkasında koca bir ordu var sanırsınız.

Bir televizyon kanalında tesadüfen gördüm ve izledim bir süre.

Sonra sloganı Milli İradenin Sesi olan ancak adında ne bir Türkçe ne de milli olan bir gazetede köşe yazdığını okudum.

Dün de bu kişinin eski bakanlardan biri tarafından yalanlandığı ve iftira attığı sözleri geldi…

Sonra bu şahsın konuştuğu televizyon programlarının reytinglerine baktım.

Sanki öyle bir kanal yokmuş gibi.

Çocuk programlarının bile adı var o şahsın konuşma yaptığı program hatta kanalın adı bile yok.

Sonra dedim ki bu insan hakikaten küçükmüş.

O kadar küçükmüş ki; Kimse mi görmez?

 

***

Mevlana bir gün hamama gitmişti. Soyunup hazırlandı, yıkanma yerine girdi. Girdi, ama girmesiyle çıkması da bir oldu. Tekrar giyindi ve gitmeye hazırlandı. Sebebini sordular.

Dedi ki: “Soyunup hamama girmiştim. Tellak beni görünce, bana yer açmak için bir şahsı havuzun başından uzaklaştırdı. Benim yüzümden rahatsız edilen o kişiye karşı utancımdan o kadar terledim ki dayanamayıp dışarı çıktım!”

Hey koca Mevlana, güzel insan!… Şimdi manevi torunların, birbirinin yerini kapmaya çalışıyor. Gücü yeten bazı zalimler, fukaranın etini ekmeğini bile elinden kapmaya uğraşıyor.

Sen ise bir havuz başında yer açılmasını bile istemedin kendine. Biz ne yerler açıyoruz kendimize, kul hakkını yiye yiye, eze eze, üze üze, neleri kimlerden kapmaya çabalıyoruz…

 

***

Kar size soğuk bize

 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü yoğun kar yağışı nedeniyle vatandaşları uyardı.

Sıcaklıklar 8 ile 18 derece düşecek.

Yapılan uyarıya baktım Türkiye karla kaplanacak ancak Afyonkarahisar’da kar yağışı görünmüyor.

Afyon’un kaderinden midir bilmem soğuk bize kar başka memleketlere geliyor.

Yarın Afyonkarahisar’da kar yağışı görünüyor ancak soğuklar daha da ön plana çıkıyor.

Ne diyelim soğuk bizim kaderimiz aman dikkatli olun.

***

 

Dünya, kendisini yeni gelin gibi gösteren, cilveler eden, kokmuş bir koca kadındır. MEVLANA

 

***

Bele zulüm görülmedi

 

Uzun yıllar önce Devlet Senfoni orkestrası Erzurum’a konser vermeye gelmiş.

Ancak orkestra gelmeden önce salonu doldurabilmek için, zamanın valisi, özel idare müdürüne tüm muhtarları toplayıp konsere getirmesi hususunda talimat vermiş.

Konser günü gelmiş, salon ağzına kadar dolu, konser başlamış, orkestra çaldıkça salonda çıt çıkmadan konser dinleniyor.

Bir ara orkestra ara vermiş. Salon yavaş yavaş boşalınca orkestra şefi yaşlı bir dadaşın yanına yaklaşmış ve aralarında şu konuşma geçmiş:

-"Beyefendi konserimizi beğendiniz mi?"

Siniri tepesinde çıkmış olan yaşlı dadaş;

-"Ne beğenmesi begefendi? Erzurum, Erzurum olali, Urus getdığından bu yana bele bir zulum görmedim."

YORUMLAR

  • 0 Yorum