3 yerine 5 mi yapsak?
SAİT KARADUMAN

SAİT KARADUMAN

KONUŞUYORUM

3 yerine 5 mi yapsak?

20 Ocak 2016 - 11:14

Ülkemiz genç bir nüfusa sahip.

Bu konuda da oldukça memnunuz hani.

Bazı siyasiler de konuşmalarında hep demiyorlar mı “En az 3 çocuk yapın” diye…

İşte millet her sözü dinlediği gibi bu sözü de dinlemesi gerekir.

Gerçi Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu’nun ağzından 3 duymadık. Kendisi hep “5 çocuk yapın” dedi.

Sanıyorum haklı da çıktı.

Çünkü, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan raporlara göre ülkemiz genç nüfus varlığını yakın bir gelecekte kaybedecek gibi görünüyor. 2023, 2050 ve 2075 öngörülerine göre genç nüfusun yerini orta yaş ve yaşlı bireylerin alacak.

Türkiye yaşlanacak yani.

Bu hazırlanan raporları da dikkate alırsak sanıyorum 3 yetmeyecek.

Biz en iyisi 5 yapalım.

Gerisine Allah kerim…

Nasıl büyüteceğiz diyenleri duyar gibi oluyorum.

Onu bana değil en az 3 çocuk yapın diyenlere soracaksınız.

 

***

Bir tehlike anında gemiden uzaklaşan fareler, geminin batmamasını bir türlü affedemezler. (Wieslaw Brudzinski)

 

***

100. Siyasi Parti SDP olacak

 

Türkiye'nin 99. siyasi partisi olan Türkiye Birlik Partisi (TBP), dün resmen kuruldu.

Partinin amblemi ise bir duvar saatini andırıyor. 12 yıldız ve akrep yelkovanı da 9’u 5 geçe gösteriyor.

Bu isimde bir parti 1966 yılında Alevi siyasetçi tarafından kurulmuş. Uzun ömürlü olmamış.

TBP Kurucu Genel Başkanı Hüseyin Ekici, "10 Kasım 1938 Saat 9'u 5 geçe Atatürk devrimlerinin dondurulduğu tarihten itibaren kaldığımız yerden mücadelemize devam edeceğiz" diye konuşmuş.

Atatürk ilkelerini, Atatürk devrimciliği ve milliyetçiliğini iktidar yapmak istediklerini söylemiş Kurucu Genel Başkan.

Hangi ülkede bu kadar çok siyasi parti vardır inanın bilmiyorum.

Böyle giderse her ailenin bir siyasi partisi olması için bir neden yok.

Onun için ben de 100. siyasi parti olarak SDP’yi kurmak istiyorum.

SDP ne derseniz, Saidi Destekleme Partisi…

 

***

Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik ama kardeşçe yaşamayı öğrenemedik. (M.L.KING)

 

***

Ben uydurmadım uzmanlar söyledi

 

Uzmanlar, birçok kişi tarafından sevilen kedilerin, insanlar üzerinde faydalı etkiler bıraktığını ve araştırmalar sonucunda kanıtlandığını söylüyor.

Ev ortamında beslediğiniz bir kedi yorgunluğunuzu ve stresinizi alabilir, yaptığı sevimli muzurluklarla sizi neşelendirebilir.

Eğer evde tek başınıza iseniz kediniz size arkadaş olarak yalnız kalmanızı engelleyebilir.

Ayrıca çocuklarınızın da kediler ile kuracakları iletişim onlara hayvan sevgisini ve sorumluluk duygusunu aşılayacak; bununla birlikte iletişim becerilerini geliştirecektir.

Kediler, yaşlı insanlara sohbet arkadaşı olabileceği için bunalıma düşmemesine de büyük katkı da bulunur.

Özellikle kedi mırlaması birçok fizyolojik hastalığa da iyi geliyor.

Bir kediye sevip okşamak insandaki stresi azaltarak, o insanın rahatlamasını sağlar. Yorgunluğunu alır. Aynı şekilde kedi mırıltısını dinlemek de stresi azaltmaya yardımcı olur.

Kediler 20-140 Hz frekans aralığında mırlayarak titreşim yaydığı için kas sakatlanmalarından enfeksiyon ve şişliklere kadar bir çok hastalığa iyi gelebilir.

Ayrıca mırlamaların ile yayılan titreşim sayesinde kemik sağlığı da korunmuş olur.

Kediyi okşamak ve mırlamasını dinlemek kan basıncının düşmesine yardımcı olur. Kedi mırlaması yumuşak tonlu bir ses yapısına sahip olduğu için vücutta olumlu hisler uyandırarak mutluluk verir.

Kedi sahiplerinin kalp geçirme riski de yüzde 40 oranında azaldığı tespit edilmiş.

İnanın bunlar bilimsel bir açıklama benim uydurmam değil…

 

***

Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek lazım. MEVLANA

***

Okul bitince

 

Delikanlı okulu bitirdikten sonra müracaat ettiği mağazada çalışmak üzere işe kabul edilmiş.

Büyük bir sevinçle ertesi gün işe başlamak üzere mağazaya gitmiş.

Mağaza yöneticisi sevecen ve sıcakkanlı bir şekilde delikanlıyı karşılayarak,

“Hoş geldin” diyerek ve delikanlının eline bir süpürge tutuşturmuş.

-“İlk önce şu süpürgeyle arka taraftaki rafların altını temizleyiver” demiş.

Delikanlı kızgınlığı yüzünden belli olacak şekilde;

“Ben üniversite mezunuyum…”

Yönetici bunun üzerine bir adım geriye çekilerek;

-“Özür dilerim, bilmiyordum. Süpürgeyi bana verirsen nasıl temizlik yapman gerektiğini gösteririm…”

YORUMLAR

  • 0 Yorum