phishing
Orhan DURAK

Orhan DURAK

DURAKTAKİ ADAM

Sağlıkta büyük talanı gören yok mu?

Geçtiğimiz hafta Devlet Hastanesi’nde görevlilere dağıtılan ‘döner sermaye primi’ ile ilgili bir dizi yazı yazmıştım. Bugünkü yazım hem döner sermaye primleri ile ilgili ilginç bilgiler hem de akşama kadar hastanede boş oturan ancak döner sermaye Primini kuruşu kuruşuna alan bazı personelleri içeriyor…!

Değerli okurlarımız;

2 Kasım 2012 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde “Sözleşmeli Yöneticilik” dönemi başladı. Buna göre kamu hastaneleri genel sekreteri, başkanları, hastane yöneticileri, başhekim ve müdürler ‘sözleşmeli’ olarak çalışmaya başladı.

663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre; Kamu Hastaneleri Birliği’nin oluşturulması ve Sağlık Bakanlığı’nın 31.10.2012 tarih ve 3131 sayılı onayından sonra birlik kapsamında alınan hastanelerde görev yapan baştabip yardımcısı, hastane müdür ve yardımcısı ve başhemşire görevinde bulunanların bu görevleri sona erdi.

 

***

Bu kişilerin yerine sözleşmeli yöneticiler geldi. 663 sayılı kararname ile görevleri sona eren bu yöneticilerin hak kayıplarını önlemek için bazı tedbirler alındı.

Bunlardan görevleri sona eren müdür ve yardımcıları bulundukları kadro ve dereceleri ile yeni oluşturulan ‘araştırmacı’ kadrosuna atandılar. Bu kadroya atananlar yine aynı kanuna göre Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında, ‘uygun görülen’ işlerde çalıştırılacaklar hükmü getirildi.

Burada dikkatinizi çekmiştir mutlaka; önce bu personelin haklarını korumak için “araştırmacı” kadrosu oluşturuluyor daha sonra da “uygun görülen işlerde” çalıştırılır deniliyor…! Tam “arabesk” bir durum.

Değerli okurlarımız;

İşte esas sorun bundan sonra başlıyor. Bilindiği gibi Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin kurulusu ile birlikte; daha önce Devlet Hastanesi ile birleştirilen S.S.K ve Göğüs Hastalıkları Hastanelerinin müdür ve müdür yardımcıları, sanki bir idareci ordusu oluşturdular. Sözleşme yapılanların dışında kalan müdür ve yardımcılarının istihdamı sorun oldu. Hepsi de koltuk kapma peşinde olan bu yöneticiler Sağlık Müdürlüğü’nün tasarrufu ile ilgili yerlere atandılar.

 

***

 

Daha öce sağlıkla ilgili yazdığım yazılarda belirttiğim bir husus vardı, aynı konuşu tekrar yansıtmakta fayda görüyorum; Türkiye’nin en tecrübeli ve deneyimli Sağlık Müdürlerinden birisi olan Dr. Necip Yemenici ilimizde görev yapıyor. Bana göre bu Afyon ve Sağlık Çalışanları için bir şanstır.

Sn. Yemenici olaya parmak basarak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği bünyesi dışında kalan ihtiyaç fazlası müdür ve müdür muavinlerini “araştırmacı” olarak Sağlık Müdürlüğü bünyesinde topladı. Ancak yasa çıkarken ihdas edilen “araştırmacı” kadrosunun bir açılımı yoktu ve kimin neyi araştıracağı belirsizdi. Bu durum bazı müdür ve müdür yardımcılarının ekmeğine yağ sürdü diyebiliriz…!

Nasıl mı…?

Bu pozisyondaki bazı müdür ve müdür yardımcıları siyaseti devreye sokarak “geçici görev” formülü ile kapağı Afyon Devlet Hastanesi’ne attılar. Bu kardeşlerimiz araştırdıkları ve araştıracakları bir şey olmadığı için mesailerini kâh oturarak, kâh diğer birimleri ziyaret ederek dolduruyorlar! Bu pozisyon hastane içinde ciddi bir rahatsızlık uyandırmış. Bütün hastanenin gözü bu personel üzerinde. İdare de bu arada imamın yapacağı işi iki müdür yardımcısına vermiş ve onları morgda görevlendirmiş. Yanlış okumadınız sevgili okurlarımız: İki müdür yardımcısı şu anda morgdan sorumlular. Dostlar alışverişte görsün; “İşte bizim müdür ve yardımcıları çalışıyorlar” desinler…!

 

***

 

Değerli Okurlarımız daha bitmedi;

Şimdi lütfen dikkatlice okuyun bu satırları… Bir ülkenin nasıl ekonomik olarak “talan” edildiğini göreceksiniz; Yeni yasa ile sözleşme dışı kalan sözde “araştırmacı” olarak görevlendirilen ve bir şekilde “yolunu bularak” Afyon Devlet Hastanesi’ne sırf döner sermaye primi alabilmek için kapağı atan, mesaisini akşama kadar çay-kahve içerek tamamlayan; S.Ç., A.U., M.D., G.B., M.K., ve N.A. sadece döner sermaye primi olarak aylık 10 bin 500, yıllık 126 bin TL. almaktadırlar. Üstelik bu rakamlara maaşlar “Dahil değildir.” Sadece Döner Sermaye Primidir yansıttığım rakamlar…! Bu rakamlara maaşlarını da ilave ederseniz sade bu 6 kişinin devlete yüklediği külfete bakın…

Aynı problemler Sağlık Müdürlüğünde görevlendirilen Müdür ve Müdür Yardımcıları için de geçerlidir. Burada sadece bir Müdür Yardımcısını örneklendireceğim; A.Y. isimli Müdür Yardımcısının 2 adet petrol istasyonu olduğunu, doğru dürüst mesaiye gelmeyerek bu işleri takip ettiğini “sağır sultan” bile duymuştur. Düşünün gerisini…!

 

***

 

Anlattığım bu olaylara bir başka pencereden bakarsak daha ilginç bir durumlarla karşılaşırız…

Değerli okurlarımız;

Anlattığım bu olaylara muhatap eski yöneticilerin hemen hemen tamamına yakını “emekli olma” pozisyondalar. En küçüğünün yaşı 30-35 civarında. Bir yerde “Emeklileri” gelmiş olan bu görevliler sırf “maaş+Prim” geliri için “sözde” çalışmaya devam etmektedirler.

Kaldı ki; bu görevliler görev yerlerinde boş oturup mesai boyu canları sıkılırken, ilçe hastaneleri personel sıkıntısı çekmektedirler. Bu ülkede günlük maişetini temin etmek için küçük rakamlarda iş yapan, çalışan insanlar var iken boş oturarak milyarları kazanan bu insanlar devlete külfet değil de nedir…?

Sayın Valim;

Afyon’a verdiğiniz hizmetler ortada ve toplumun her kesimi sizi seviyor. Yukarıda yazdığım konu noktasında, virgülüne kadar doğrudur. Gerek Devlet Hastanesinde gerekse Sağlık Müdürlüğünde bu zevata büyük bir tepki var. Hiç üretmedikleri halde oturdukları yerde hem Döner Sermaye Primi hem de maaş alıyorlar. İçlerine nasıl sindiriyorlar bilmiyorum. Yaptıkları hiçbir iş yok, akşama kadar internet ile meşguller. İlçelerdeki Sağlık Kuruluşları ise personel sıkıntısı çekiyor.

Sn. Valim;

Gereğini yapacağınıza inancım tamdır.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Zorunlu Araştırmacı
    8 yıl önce
    Sayın Durak öncelikle yazınız, konu hiç araştırılmadan yazılmış ve başta araştırmacıların aldığı ücretler olmak üzere yanlış bilgilerle dolu. Yazınızda bahsettiğiniz araştırmacı kadrosu 663 sayılı kanun hükmünde kararname ile oluşturulmuş ve sözleşme yapılmayan müdür ve müdür yardımcılarının aslında hiç de atanmayı istemediği bir kadrodur. Keşke öncelikle 2 Ekim 2012 de sözleşme yapılarak müdür ve müdür yardımcısı kadrosuna atananların bu sözleşmeleri yapabilmek için hangi siyasi güçleri arkalarına aldıklarını hatta bayram tatili olan 2 Ekim 2012 öncesindeki bir haftayı nasıl kulis faaliyetleriyle geçirdiğini araştırsaydınız. Bu kadrolara atananların hangi üstün eğitimleri (?), tecrübeleri (?) nedeniyle tercih edildiklerini ve onların kaç lira maaş aldıklarını sorgulasaydınız. Aslında araştırmacı kadrosunu atananların mağdur edildiğini, bunun onlar için bir tenzili rütbe olduğunu, bununla ilgili olarak neredeyse hepsinin dava açtığını öğrenirdiniz. Tabi derdiniz gerçeğe ulaşmaksa.
  • Zorunlu Araştırmacı
    8 yıl önce
    Sayın Durak öncelikle yazınız, konu hiç araştırılmadan yazılmış ve başta araştırmacıların aldığı ücretler olmak üzere yanlış bilgilerle dolu. Yazınızda bahsettiğiniz araştırmacı kadrosu 663 sayılı kanun hükmünde kararname ile oluşturulmuş ve sözleşme yapılmayan müdür ve müdür yardımcılarının aslında hiç de atanmayı istemediği bir kadrodur. Keşke öncelikle 2 Ekim 2012 de sözleşme yapılarak müdür ve müdür yardımcısı kadrosuna atananların bu sözleşmeleri yapabilmek için hangi siyasi güçleri arkalarına aldıklarını hatta bayram tatili olan 2 Ekim 2012 öncesindeki bir haftayı nasıl kulis faaliyetleriyle geçirdiğini araştırsaydınız. Bu kadrolara atananların hangi üstün eğitimleri (?), tecrübeleri (?) nedeniyle tercih edildiklerini ve onların kaç lira maaş aldıklarını sorgulasaydınız. Aslında araştırmacı kadrosunu atananların mağdur edildiğini, bunun onlar için bir tenzili rütbe olduğunu, bununla ilgili olarak neredeyse hepsinin dava açtığını öğrenirdiniz. Tabi derdiniz gerçeğe ulaşmaksa.
  • Zorunlu Araştırmacı
    8 yıl önce
    Sayın Durak öncelikle yazınız, konu hiç araştırılmadan yazılmış ve başta araştırmacıların aldığı ücretler olmak üzere yanlış bilgilerle dolu. Yazınızda bahsettiğiniz araştırmacı kadrosu 663 sayılı kanun hükmünde kararname ile oluşturulmuş ve sözleşme yapılmayan müdür ve müdür yardımcılarının aslında hiç de atanmayı istemediği bir kadrodur. Keşke öncelikle 2 Ekim 2012 de sözleşme yapılarak müdür ve müdür yardımcısı kadrosuna atananların bu sözleşmeleri yapabilmek için hangi siyasi güçleri arkalarına aldıklarını hatta bayram tatili olan 2 Ekim 2012 öncesindeki bir haftayı nasıl kulis faaliyetleriyle geçirdiğini araştırsaydınız. Bu kadrolara atananların hangi üstün eğitimleri (?), tecrübeleri (?) nedeniyle tercih edildiklerini ve onların kaç lira maaş aldıklarını sorgulasaydınız. Aslında araştırmacı kadrosunu atananların mağdur edildiğini, bunun onlar için bir tenzili rütbe olduğunu, bununla ilgili olarak neredeyse hepsinin dava açtığını öğrenirdiniz. Tabi derdiniz gerçeğe ulaşmaksa.