Son günlerde ülkemizde özellikle sağlık teşkilatlarıyla başlayan T.C.’yi silme operasyonuna halktan çok büyük tepkiler gelmeye başladı. Dün kısaca bu konuya değinmiştim. Bana gelen e-maillerde çok ilginç yorumlar okudum.
Uzun savaşlardan sonra ülkede büyük bir değişime yol açan Cumhuriyet 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilerek uygulamaya konuldu.
Cumhuriyetin kuruluşu tüm yurtta büyük coşkularla kutlandı. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusun ve seçme seçilme hakları gibi demokratik kararlar vardı. Bugün iktidarda bulunan siyasi partide 1923 yılında ilan edilen Cumhuriyet kararları doğrultusunda bu mevkilere gelmiştir.
Türk vatandaşının en büyük görevi ve ödevi Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak olmalıdır. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Ulus sözünü söylemelidir. Eğer T.C. kalkacaksa halk sandığa giderek kararını vermelidir. Yani referandum olmalıdır.
TRABZON’A HELAL OLSUN
Trabzon’da yaşanan olaylar helal olsun dedirtti. Trabzon sağlık kuruluşlarının tabelalarından kaldırılan T.C. leri Trabzonlu vatandaşlar gece yerine geri yapıştırdılar.
Bu eylem tüm Türkiye hatta Afyon’da da uygulanmaya başlarsa nasıl önlenecek. Cezası ne olacak, bende merak edenlerdenim. T.C. nin kalktığı o müdürlük Türkiye Cumhuriyeti’nin binasıdır. Özel sektör değildir. Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığına verilen vergilerle yapılıyor ve hizmet veriyor.
Sağlık Bakanının konu ile ilgili yaptığı açıklamaya beşikteki bebekler bile güler. Halk Sağlığı olduğu için T.C. ler kalkıyormuş. Bu halk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? 1923 yılından beri T.C. amblemi ne zarar verdi?
Sağlık kuruluşlarından sonra sırada hangi bakanlık olacak göreceğiz. Kısa sürede çok büyük tepki alan AKP Hükümeti acilen bu uygulamadan vaz geçmeli. Sizlere yeminle söylüyorum, AK Partililer bile bu konudan çok rahatsız. Gelin kendi üyelerinizi dinleyin ve uygulamadan geri dönün.
ÖCALAN’MI İSTEDİ?
Her ne hikmetse açılımın ardından ülkemizde acayip uygulamalar yaşanmaya başladı. Nevruz Bayramı nedeniyle PKK’lıların Diyarbakır’da yaptıkları boy gösterisinde bilindiği üzere Türk Bayrağı yoktu. Bu durumu Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakan ve Siyasi Parti liderleri kınamıştı.
Sonra Türk Bayrağı gündeme geldi. Her yerde Türk Bayrağının olması gereksiz denildi. Arkasından Atatürk ve Atatürk’e ait vecibe sözler engellenmeye başladı. Bunun son örneği de, Uşak ilinde bizim Milletvekilimiz ve Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu’nun gerçekleştirdiği bir dizi açılışlarda hazırlanan afişlerden Atatürk isminin çıkartılması gündeme geldi.
Bu uygulamadan belki Bakanımızın dahi haberi yoktu. Birileri ülkenin gidişatına bakarak aklı sıra bakanımıza dalkavukluk yaptı. Ama yaptığı bu hareketin nelere ve kimlere mal olacağını kestiremedi.
Tüm bunlar açılımdan sonra hortlamaya başladığı için birçok vatandaşımızın, acaba Türkiye Cumhuriyeti, Türk Bayrağı, Atatürk resmi, posterleri gibi Türklüğümüzü tescil eden yazı ve resimlerin kaldırılması veya engellenmesi talimatını Öcalan’mı verdi sorusu akıllara geliyor.
Son günlerde istemediğimiz birçok olayları birlikte izlemeye devam edeceğiz. Allah hakkımızda her şeyin hayırlısını versin derken hepinizi Allah’a emanet ediyorum.


YORUMLAR