Akp ve Rte zirve yapmıştır.Bir süresonra iniş başlayacaktır.
Bu durum sosyolojik bir gerçekliktir.
Akp iç çekişmelere sahne olacak ve sarsıntı geçirmeye başlayacaktır.
Tıpkı 1990 lı yılların son çeyreginde ve 2000 li yılların başlarında Anap ve Dyp nin yaşadıgı sancıları Akp de yaşayacaktır.
Abdullah Gül ‘ün siyasete dönmesi dahi bu sosyolojik sürecin yaşanmasını durduramayacaktır.
Öyle görünüyor ki erken ya da normal zamanda yapilacak bir seçim sonunda Türkiye’de koalisyon dönemleri başlayacaktır.
Bu durumda Milliyetçi hareket nasıl bir tutum izlemelidir?
Öncelikle Türk Milliyetçiligi ve Atatürkçülügü ön plana alarak tavizsiz bir şekilde içinde yuvalanmış olan ve İl ve ilçe yönetimlerinde bulunan din tüccarlarını ve kendilerini eski ülkücü diye nitelendirenleri ve ahbap çavuş ilişkisinden dolayı basın yoluyla ve sokakta , iktidarın yanlışlarını haykıramayan İl ve ilçe başkanlarını, seçimlerde iki fazla oy toplarız kaygısıyla hareket eden, doktriner olmayan , ülkücü olmayan,cemaat bagımlısı milletvekili ve belediye başkan adaylarını ,özde ülkücüleri ,dava adamlarını devreye sokma adına teşkilatlardan tasfiye etmelidir.
Yani ülkücü teşkilatların başına tüm il ve ilçelerde gerçek Türk -İslam Sentezine inanmış ülkücüler getirilmeli,mevcutlar içinde bu durumda olanlar korunmalı digerleri tasfiye edilmelidir.Bu işi bilen teşkilatçılar görev beklemektedir…
Tabiidir ki bu sonuçlara demokratik delege seçimleri ve kongreler yoluyla ulaşılmalıdır.
Yeni projelerle ülke sorunlarına yeni çözümler sunulmalıdır.
Böylece Ülkücü hareket 1999 ruhuna yeniden sahip olarak iktidara yürüyecektir.Cenab-ı Allah Yar veYardımcımız Olsun…Yaşasın Büyük Türk Milleti ve Onun Ölümsüz Devleti. 11 Agustos 2014
Erol Özsoy Emekli Felsefe Grubu Öğretmeni



YORUMLAR