YEMİN SIKINTISI
CHP’li 2 milletvekili cezaevinde halen tutuklu. Tutuklu olmalarının gerekçeleri ise Delil karartma ” ve ” Kaçma şüphesi ”.
Mustafa Balbay hakkında iddia edilen suçlamalardan bir tanesi bile kanıtlanamamış. İddiaları kanıtlayacak belge sayısı sıfır. Hatta iddianame delil olarak gösterilen bazı kayıtların, sahte olduğu bilimsel olarak ta kanıtlanmış. Bilgisayarına el konulduğu sırada, polislerin hard-disk’in bir kopyasını da Balbay ve avukatına vermesi gerekirken vermediğini biliyoruz. Bunun karşılığı, anayasada, CMK ve TCK’da gayet açık. ” İmage ” yani kopyası alınıp, sahibine verilmediği takdirde o hard-disk yani delil geçerli değildir. Bunun incelemesini yapan ve hükümete yakın olan ilgili kurumlarda bu şekilde karar verdi. Ayrıca bir başka sahte belgede bir takım ” word ” programında yazılmış metinler. Binlerce sayfalık yazı mevcut, yaklaşık birkaç ayda yazılır. Fakat yazılış sürelerine baktığımızda 1.30 dakika gibi akıl ve mantık dışı süreler görüyoruz.
Bu ve bunun gibi onlarca hata, haksızlık, iftira iddianamede mevcut. 3 yıla yakın bir süredir tutuklu bulunan bu yürekli insan onlarca kez mahkemeye çıktı.
Her seferinde tutuksuz yargılanma talep etti fakat hâkim yine reddetti.
Mehmet Haberal, sayısız hayat kurtaran, Türkiye’de ve Dünya’da ilkleri başaran, sayılı doktorlardan. Açtığı okullar, hastanelerle büyük bir vatansever. Hakim karşısına her çıktığında ” Suçum Ne? ” diyor, cevabını henüz alabilmiş değil. Kendisine sürekli olarak ” kuvvetli şüphe ” sebebi ile tutuklusunuz deniyor.
Delil karartma gerekçesi safsatadır. Hangi delil var ki karartacaklar.
Neden kaçacaklar ki.
Biz suçlu değiliz diyen insan kaçar mı?
Bekler suçsuzluğunu kanıtlar.
Mantıklısı bu değil mi?
Hayır, kaçarlar ve delil karartırlar diyerek bu kişilerin tutukluğu devam ediyor ve günlerdir ülkemizde kargaşa yaşanıyor.
Önce şunu net söyleyeyim.
CHP saygı duyulacak işler yapıyor. Genel Başkan ve kurmayları gerçekten onurlu bir duruş sergiliyor. Parti içindeki kavgaları umursamadan, Balbay ve Haberal’a sahip çıktılar.
Kılıçdaroğlu’ndan da bunu bekliyorduk. Partide ilk sivrildiği andan bu yana gösterdiği onurlu ve dik duruşu yine sergiledi.
Partinin içindeki muhalif kesimin sesi hiç bu kadar çok çıkmamıştı, ellerine koz vermemeliydi fakat o bunları düşünmedi ve 2 vekiline sahip çıktı.
Parti olarak yemin etmeme kararı aldılar.
Peki, bu iş nereye varacak?
Biz hukukçu değiliz, çözüm konusunda ülkenin önemli hukukçuları bile ikiye hatta üçe ayrılmış durumda.
Kimi diyor ki ” Yargı bu işe karışamaz, tutuksuz yargılamalı. ”,
Kimi diyor ki ” Bu iş ancak mecliste çözülür, madde değişikliğine bile gerek yok. ”,
Kimi de diyor ki ” CMK’ da yapılacak birkaç değişiklikle bu iş kökünden çözülür. ”
Bu konuda AKP ve CHP’nin inatlaşmadan vazgeçmesi gerekir.
BDP’li vekillerin durumları biraz daha farklıdır. Çünkü onlar mevcut düzen ve sisteme kafa tutmaya devam ediyor. Grup toplantılarını dahi Diyarbakır’da yapmaları bunun bir göstergesidir. Bu nedenle CHP ile BDP’yi aynı kefeye koymak insafsızlıktır.
Seçimden yeni çıkan toplum Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’ndan bu sorunun çözümü için adım atmalarını bekliyor.
‘Haklıyız sonuna kadar direneceğiz’ sözleri.’Bakın göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar’ sorunu daha da büyütür.
Bu konuda yeni Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e büyük görev düşüyor.
Dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’Tutuklu milletvekillerimiz konusunda somut güvence verildiğinde biz yemin ederiz’ açıklaması da kayda değer bir gelişmedir.
Yüce meclise gölge düşmemesi adına sağduyulu adımların atılması gerekiyor.
Mutlu ve aydınlık yarınlara…
Yazarın Önceki Yazıları
DANANIN KUYRUĞU BU AKŞAM KOPUYOR
Daha Önceleri Nerelerdeydiniz?
Erdoğan’ın Afyonkarahisar Mitingi
AFYONKARAHİSAR VE KILIÇDAROĞLU
AFYONKARAHİSAR KILIÇDAROĞLUNU BAĞRINA BASTI
MUHALEFETSİZ SEÇİMLER OLUR MU?



YORUMLAR