"Açılım Süreci", Bir Musibet, Bin Nasihat
ALPER AKSOY

ALPER AKSOY

KONUK YAZAR

"Açılım Süreci", Bir Musibet, Bin Nasihat

04 Ocak 2016 - 12:46

Atasözleri asırlar içinden süzülüp gelen doğrulardır.

Ülkemizde siyasal görüntülü, dış güdümlü PKK terörü ile denenmedik bir "Barış ve açılım" süreci kalmıştı, onu da denedik çok şükür...

Evet, bir musibet, bin nasihatten iyidir.

Açılım sürecinin musibetinden devletin ve siyasilerin çıkardığı dersler altın değerindedir.

Bahçeli "Türkiye'yi zor günler bekliyor" demiş.

Ben aynı kanaatte değilim; zor günler geride kalmıştır.

Bundan sonra bütün Türkler bir ordu olacaktır...

Hem de siyasilere rağmen...

Güvenlik güçlerine selâm!..

Leş kargalarını temizlemeye devam!..

 

 

MHP MUHALEFETİ BÖLÜNMÜYOR, GÜÇLENİYOR

"Meral Akşener muhalefeti bölüyor" diyenler çok safdil arkadaşlar.

Ortak adaylık açıklamasında Akşener doğru yaptı, imza toplamada beraber hareket etmeyerek gücünü test etti... Risk alarak "En güçlü aday" imajını pekiştirdi.

Peki, Akşener niçin ortak hareket etmedi?

Bunun en önemli sebebi Koray Aydın'dır. Çünkü Koray Aydın muhalefetin içinde Bahçeli'nin truva atıdır. Şu an elinde sadece 22-23 imza vardır. Bu sayı da her hafta bir iki azalmaktadır.

Eğer Akşener toplanan imzaların ortak havuza atılmasına razı olsaydı bunların hepsine Koray Aydın sahiplenecekti. Ayrıca imza veren delegelerin Bahçeli'ye ispiyonlanma riski de vardı.

Akşener, delegelere attığı "Herkes kazanmasını istediği adaya imza versin" mesajı ile öz güvenini ve liderlik cevherini ortaya koydu, yelkenini rüzgârla şişirdi...

Meral Hanım'ın yerinde ben de olsam "her aday ayrı ayrı kantara " çıksın derdim.

 

DAVA ADAMLIĞI ve ADAMIN ADAMLIĞI

Dava adamlığı lafla olmaz. Engin bir tarih şuuru, çağı doğru okuyan bilgi donanımı gerektirir. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Bilgi sahibi olmanın tek yolu vardır: Okumak, okumak, okumak... Okuduğunuz kadar dava sahibi olursunuz, slogan attığınız kadar değil...

Dava adamı aynı zamanda gönül adamıdır. Gönül sahibi olamayanlar ormandaki kereste gibidir. Bu keresteyi kesip biçip kullanılır hale getirmenin yolu da edebi eserlerden geçer. Gönlü dava aşkı ile dolu olmayanlar bu işin tezgâhtarlarıdır sadece.

"Adamın adamı" olmak hiçbir vasıf gerektirmez. Hatta cello mello tipler bu iş için biçilmiş kaftandır. Bu tipler, ideolojik enerjilerini kitaplardan değil sloganlardan alırlar. Zaten kitap okumak da çok zahmetli gelir onlara.

Günümüzde Ülkücü Hareket'in en büyük sıkıntısı "Dava adamları"nın geriye itilip, "adamın adamları"nın öne çıkartılmasıdır.

 

 

TÜRK OCAĞI DUKALIĞI YIKILIYOR!..

Kongre delegesi Ömer Ay 43. Genel Kurulu mahkemeye taşıdı ve kazandı. Son 15 yıldır Genel Merkezde seçimle değil atama yoluyla tak takçı, şak şakçı kurullar oluşturuldu... Dernekler Kanunu'na aykırı olarak bunlar delege yazıldı... Atanmış delegeler toplamı tam 90 kişi... Mevcut yönetime karşı aday olanlar maça 90-0 geriden başlıyordu. Dolayısı ile Nuri Gürgür dukalığı yıkılamıyordu...

Türk Ocağı güya münevver bir kuruluş... Böylesine gayrı ahlaki, gayri hukuki, gayrı Türk uygulamaya mahkeme hakimleri "Dur arkadaş, bu kadarı ayıptır, atama delege ile kongre kazanılmaz" diyerek 43. Genel Kurulu iptal etti.

Türksüz Türk Ocağı'nın kongre sahtekârları!.. Fetullah biatçısı Nuri Gürgür'ün kör biatçıları!.. Sizler güya Türk Milliyetçiliğinin aydınlarısınız değil mi?.. Utanın bre, yaptığınızdan utanın!..

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum