SP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan : Bizden Çok İsrail’e Bayram Oldu

SP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan : Bizden Çok İsrail’e Bayram Oldu

SP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan : Bizden Çok İsrail’e Bayram Oldu
04 Haziran 2020 - 00:35


 
SP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan yazılı bir açıklama yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arslan yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi;
Ziyaretlerin olmadığı, sokağa çıkmanın yasak olması sebebiyle bayramı buruk yaşadık. Biz bayram namazını cemaat halinde kılamamanın hüznünü yaşadığımız saatlerde yaşanan bir gelişme ile, hüznümüz bir kat daha artmıştır. Siyonist İsrail’in kargo uçağı, 10 yılın ardından ilk kez Ramazan Bayramı’nın sabahında Türkiye’ye geldi. Tel Aviv’den havalanan kargo uçağı, bayramın ilk günü İstanbul’a gelerek koronavirüs yardım malzemelerini aldı. Malzemeler uçağa yüklenirken ülkemizin bayrağının işgalci İsrail'in bayrağıyla yan yana getirilmesi ve bütün bunların iki ülke arasındaki devam eden ilişkilerden kaynaklanıyor olması kabul edilemez bir durumdur. Miting alanlarında, ana haber bültenlerinde, basın açıklamalarında Filistin halkının yanında olduğunun söylenmesi yeterli değildir. Ülkemizin, bütün gücüyle ve kurumlarıyla Filistin halkının yanında olması ve icraatlarıyla bunu göstermesi gerekmektedir. Filistinlilerce hüzne sebep olan bu  durum, İsrail taraftarlarınca memnuniyet uyandırmıştır. İsrail’in büyükelçilik hesabı da fotoğrafların etkisini artırmak için misilleme yaparcasına açıklamalarda bulundu. Uçuşun 10 yılın ardından bir ilk olduğunu söyleyen büyükelçilik, Türkçe yaptığı açıklamada, “Tel Aviv ile İstanbul arasında karşılıklı uçuşlar iki ülke arasındaki ticaretin yeni rekor seviyelere ulaşmasına katkı sağlayacak” diyerek, asıl niyetlerini gözler önüne serdi.
 GEMİYİ TERK ETMEDİK.
 Filistin deyince aklımıza gelenlerden biri de şüphesiz “Mavi Marmara”dır. Geçtiğimiz günlerde Mavi Marmara katliamının 10. Yıldönümüydü Yaşanan süreç ve söylenen sözler bir kez daha hatıralarımızda canlandı. O günlerde verilen izinlerin sonradan inkar  edilmesi, bir biri ile çelişkili ifadeler, kamuoyu önünde söylenen sözlerle aksi yönde yapılan icraatlar…özellikle Sayın Erdoğan’ın   daha önceden “izni biz verdik” dedikten sonra, Mavi Marmara seferini düzenleyenleri eleştirerek "Siz kalkıp da Türkiye'den böyle bir yardım götürmek için günün başbakanına mı sordunuz" demesi akıllardan hiç çıkmamıştır. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam’ın, Mavi Marmara’nın yıldönümü münasebetiyle Twitter üzerinden yaptığı açıklamada; Mavi Marmara gemisi olayında duygusallıkla hareket edildiği, bunun da Filistin’e zarar verdiği şeklindeki ithamları asla kabul edilebilir değildir.Bilinmelidir ki ne söylenen sözler, ne yapılan antlaşmalar, ne bu katliam ne de Siyonist İsrail’in zulümleri, şuur zırhını kuşanmışlara bir adım dahi geri adım attırmamış, gemiyi terk ettirememiştir. Filistin’in özgür olduğu günler yakındır Allah’ın izniyle.
 HANGİ KÜLTÜRÜN BAKANI?
 Bir tur firmasının da sahibi olan ve ticaret hayatında Yunanistan tarafından işgal edilen adalarımıza turist taşıyan ama bakanlık koltuğunda ülke turizmine hizmet etmek durumunda kalan Kültür Bakanı, İstanbul’un fethine “işgal” diyerek büyük bir gaf yapmıştı.
Aynı Bakan’ın şimdi de içkili masalardaki eğlence görüntülerinin ortaya çıkması, Kültür Bakanlığı turizmin çatısı altında olunca ve sürekli kültürümüze uzak isimlere bakanlık koltuğu emanet edilince kaçınılmaz son da bizleri bekliyor gibi görünüyor. Allah sonumuzu hayretsin.
 YOLCU GARANTİLİ VERMENİN AVANTAJLARI!
 Bir milletvekilinin açıklamasına göre, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 3 günlük bayram tatili nedeniyle maliyeti en az 7,8 milyon lira ve Osmangazi Köprüsü’nün maliyeti ise en az 64,2 milyon lira, “Hazineden ödenecek bedel ise böylece en az 72 milyon lira oldu. Geçmediğimiz köprünün hatta sokağa çıkmanın yasak olduğu günlerde bile parasının nasıl bizden çıktığının açık bir göstergesidir. Şehrimizde yapılması düşünülen müşteri garantili  telefeferik için bir uyarı olur inşallah.
 YASSI ADA HALA YASLI.
 Son alarak 27 Mayıs darbesi ile hatırlanan Yassı Ada, Demokrasi adası olarak düzenlenmiş ve açılışı yapılmıştır. Eski haline göre hem tarihi , hem de yeşil alan olarak çok daha kötü durumda olan adanın açılışına sadece iki partinin davet edilmiş olması, adındaki demokrasiye yakışacak bir durum değildir. zamanın en büyük darbe mağduru merhum Adnan Menderes’in partisi bile davet edilmezken, darbenin öncü isimlerinden merhum Alparslan Türkeş’in partisinin davet edilmesi nasıl açıklanabilir. Demokrasiye yakışmadı. Yassı ada hala yaslı.  Bu duygu ve düşüncelerle hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum