‘Şiddeti de ithal ettiler’
DP Lideri Uysal: “AKP ne Irak’a, ne Suriye’ye ne de Orta Doğu’da başka bir ülkeye silahtan, çimentodan, demirden başka bir şey ihraç edememiş, yalnız ‘çatışma’ ithal etmiştir”
Ankara’da canlı bomba saldırısıyla 97 kişinin ölmesi, 246 kişinin de yaralanması ile ilgili bir açıklama yapan Demokrat Parti genel Başkanı Gültekin Uysal, “Her şeyi ithal ettikleri yetmez gibi şiddeti de ithal ettiler” değerlendirmesinde bulundu.
Uysal, “Ankara’yı ‘Avrupa Başkenti’ olarak adlandıran AKP’nin yerel ve genel yönetim anlayışı, tedbirsizlik ve ihmalkârlıklar ile yaptıkları yetmezmiş gibi Çözüm Süreci boyunca yaptıkları, yapmak zorunda olup yapmadıkları ve Suriye’deki hatayı hata ile kapatma anlayışı ile Ankara’nın Orta Doğu’da bir kent görüntüsüne bürünmesine neden olmuştur. Bu bakımdan “Avrupa Başkenti”nden Orta Doğu kentliğine “jeo-stratejik” bir değişiklik yapmışlardır” ifadesini kullandı.
ŞİDDET VE TERÖR ÜLKEMİZE NÜFUZ ETTİ
DP Lideri Gültekin Uysal’ın açıklamasından öne çıkan satırbaşları şöyle: “Orta Doğu’da ‘Arap Baharı’ ile başlayan hadiselerde, geçmişte Saddam Hüseyin’in, bir dönem Kaddafi’nin tahayyüllerine ve İran’ın ‘devrim ihracı’ mantığına benzer şekilde bir liderlik, dahası halifelik özlemi ile komşu devletlerin iç işlerine müdahil olmuşlardır.
Devletin büyüklüğünü, üretim kapasitesinden ve sahip olduğu refah ortamından uzak bir biçimde yalnız ‘nüfuz sahası’ ile bir gören AKP, terörün ve şiddetin ülkemize nüfuz etmesine sebep olmuştur.
ABD’nin 2003 yılındaki Irak müdahalesinde teskereyi geçiremeyen AKP, sonrasında teskereye karşı olanlara, Irak’ın yeniden, maddi ve manevi inşasında var olmanın, mal ve hizmet ihraç etmenin önemini anlatmaya çalışmış, Suriye’de var olmak gerektiğini de bu örnek ile açıklamıştır. Ancak AKP ne Irak’a, ne Suriye’ye ne de Orta Doğu’da başka bir ülkeye silahtan, çimentodan, demirden başka bir şey ihraç edememiş, yalnız ‘çatışma’ ithal etmiştir.
İHTİYAÇ OLAN BARIŞ VE HUZUR ZİRVESİDİR
Sınır ötesi için 4 yıldır istikrarsızlık ve güvensizlik zirveleri yapanlar yaşananlardan sonra habire güvenlik zirvesi yapmaktadırlar. Ancak farkında olmadıkları konuşulacak bir güvenlikten yoksun olduğumuzdur.
13 yıldır kendi güvenliklerini memleketin ve milletin güvenliğinden önce görenler konuşulacak bir güvenlik bırakmamıştır.
Memleketin ihtiyacı olan huzurun ve barışın tesisidir. Bu bakımdan eğer bir zirve yapılacaksa adının ‘huzur zirvesi’ olması, STK’ların, akademisyenlerin, siyasi partilerin de katılımı ile gerçekleşmesi şarttır.
Yaşananlar memleket meselesidir ve memleketi mesele etmeyenlerin tekeline verilemeyecek kadar da hassastır.”●Kurtuluş



YORUMLAR