İmtihan dünyasında fıtratı bozmakla İblis görevli kılınmış, insanın kanında dolaşmasına fırsat tanınmış, nefis otağını kurması için emrine sunulmuştur. Allah’ın yarattığını değiştirmenin şeytanın yoluna uymak olacağı ihtarında bulunulmuştur.
“Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, şüphesiz onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.”(Nisa 119)
ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN UZAK KALMAK ESASTIR
İnsanlar, şeytanın telkinleriyle Allah’ın yaratışına müdahale ederler. Bu, yaratışın şeklini veya bazı özelliklerini değiştirmek şeklinde olabilir. Temiz fıtrat kirletilip bozulursa, ikinci bozuk bir fıtrat kazanılır. Kişi o fıtratla anılır. Mü’min iken münafık, müşrik durumuna düşer. “Nefse ve onu şekillendirene… Ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene andolsun ki nefsini temizleyen iflâh olmuş, onu kirletip örten ziyana uğramıştır. Semûd, azgınlığından yalanladı… Rableri de günahları yüzünden azabı başlarına geçirdi, orayı dümdüz etti.” (91/Şems, 7-14). Hz. Peygamber (sav)fıtratın bozulmaması için “İçini tırmalayan, kalbinde çarpıntılar oluşturan, gönlünü bulandıran şeyi terk et.” (İbn Hibban; Hakîm)”Hayr, nefsin kendisine ısındığı, kalbin rahatladığı, yüreğin oturduğu şeydir. Şer de nefsin kendisine ısınamadığı, kalbin mutmain olmadığı, içinde tereddüt ve ıstıraplar meydana getiren şeydir, her ne kadar fetvâ veren müftîler hilâfına fetvâ verseler de.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 194)”Seni işkillendiren (vicdanını rahatsız eden) şeyi bırak, işkillendirmeyene (sıkıntı ve huzursuzluk vermeyen şeye) geç.” (Ahmed bin Hanbel, Nesâî, Taberânî)”Kötülük, insanın içine sıkıntı veren şeydir.” (Müslim, Birr 14) buyurmuştur.
YUMURTADAN ÇIKAN YAVRU KUŞ, UÇAMASA DA YİNE KUŞTUR
Yaratılış itibari ile tekamülünü ve kabiliyetlerini en kısa sürede tamamlaması ve uçması beklenir. Şayet uçma fiilini gerçekleştiremez ise fıtrata menfi yönde müdahale edilmiş, yeteneklerin inkişafı engellenmiş demektir. Bir çocukta mükellef olunca, temyiz melekesine sahip olup, aklını kullanarak Hz İbrahim misali Rabbini bulamıyorsa önüne çıkan engelleri aşamamış, kendine en yakın olanlar Şeytanın misyonunu eda etmiş demektir.
Şeytan, tabiatı şerefli insana, şerefine yakışmayan tavırları benimseterek, helal olan evlilik yerine gayr-ı meşru olan evlilik dışı beraberliği teşvik ederek, asli sorumlulukları unutturup, şehevi duyguları tahrik ve eğlenceye teşvik ederek tesir eder.
İSLÂM, İNSANIN DOĞUŞTAN İYİ OLDUĞUNU KABUL EDER
“Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (95/Tîn, 4). İnsanın eğitime müsait olması, fıtratı gereğidir. Eğitim bozulmayı önlemek için farz kılınmıştır. Bozulma, insanda fıtrî değil; ârızîdir: “Sonra onu esfel-i sâfilîne (aşağıların aşağısına) indirdik.” (95/Tîn, 5). Dine ve Allah’a inanmaya yatkın olarak dünyaya gelen insan, kendine İlahi mesaj gelmemiş olsa bile Allah’ı bulabilecek yetenekte iken gözünü ışığa ve hakikate kapatanlar sadece gündüzü kendilerine gece yapmış, açık hedef haline gelmiştir. “Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalb vermiştir.” (16/Nahl, 78)



YORUMLAR