Sermaye ortaklıkları yerine sosyal ortaklıkların kurulması, işletmelerin ömrünü uzatır

Müşterilerini adeta parçalama noktasıyla hizmet vermeye çalışan esnafın bir araya gelerek ortaya koyduğu ve Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis nasıl gerçekleşti. Aftaş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, sorularımızı tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Sermaye ortaklıkları yerine sosyal ortaklıkların kurulması, işletmelerin ömrünü uzatır

Müşterilerini adeta parçalama noktasıyla hizmet vermeye çalışan esnafın bir araya gelerek ortaya koyduğu ve Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis nasıl gerçekleşti. Aftaş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, sorularımızı tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Sermaye ortaklıkları yerine sosyal ortaklıkların kurulması, işletmelerin ömrünü uzatır
14 Aralık 2015 - 12:03

Bugün, müşterilerini adeta parçalama noktasıyla hizmet vermeye çalışan eski otogar esnafının bir araya gelerek ortaya koyduğu ve Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis nasıl gerçekleştiğinden söz edeceğim.

Afyon’da ortaklıkların neden yapılamadığı ve neden uzun süreli olmamasının altında yatan gerçeklerin de masaya yatırıldığı bugünkü röportajımızda, Aftaş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, sorularımızı tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Herkesin tanıdığı Kadir Altınkaya’yı bir de kendi ağzından duymak istedik.

 

*Kadir Altınkaya kimdir, bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

-1952 Afyon doğumluyum. Afyon’un yerlisiyim. İlkokul, ortaokul ve liseyi Afyon’da tamamladım. Yüksek tahsilimi İstanbul’da yaptım.

 

*Üniversiteyi hangi bölümde okunuz?

-Ben inşaat mühendisiyim.

 

*İnşaatla uğraştınız mı?

-Birkaç yıl uğraştım aslında. Resmi müteahhitlik yaptım. Daha sonra da bıraktım. Bir ara inşaat malzemeleri sattım. Bu işle 6-7 kadar uğraştım. Daha sonra baba mesleğime döndüm.

 

*Babanız ne iş yapıyordu?

-Babam otogar işletmeciliği yapıyordu. Babam otogarda şekercilik ve terminal işletmeciliği yapıyordu. Ben de baba mesleğime döndüm.

 

*Ne kadar bir süredir bu işle uğraşıyorsunuz?

-Baba mesleğine 1980 yılında girdim diyebilirim. O zamandan bu zamana baba mesleğini yapıyorum.

 

*Otogar esnafı olarak bir araya geldiniz ve Türkiye’de ilk özel otogarı kurdunuz? Bu nasıl ortaya çıktı?

-Benim de eski otogarda terminal işletmem vardı. Ben burada fazla mesaiye gitmeme rağmen bu işi yapan arkadaşlarla sık sık bir araya gelmeyi düşünüyordum. Bunu yapabilmek için de önce bir dernek kurduk. Afyon Şehirlerarası Otobüs Terminali Yolcu Taşıma İşleri Derneği diye bir dernek kurduk. Bu dernek vasıtasıyla otogarda bilet gişeciliği yapan diye tabir edebileceğimiz arkadaşlarla bir araya gelip, otogarda daha huzurlu nasıl çalışırız, işimizi nasıl daha iyi takip edebiliriz diye konuşmaya başladık. 1995 yılında kuruldu derneğimiz. Biz bu dernek ile otogarda asli vazifesi yolcu taşıma olan ve bilet gişeliği yapan arkadaşlarla bir araya gelmeye başladık. Yolcuyu nasıl memnun ederiz, kendi aramızdaki çatışmaları nasıl engellerizi konuşmak üzere her hafta bir gün mutlaka bir araya gelmeye çalıştık.

Otogar içinde kendimiz bir denetleme s istemi kurduk ve yanlış yapanlara ceza yazarak böyle bir faaliyette bulunduk. Bunu yaparken hakikaten meslektaşlarımız arasında bir dayanışma doğdu. Bu da bizim meslekte hakikaten çok zor olan bir şeyi doğurdu; Meslektaşlarımız sürekli bir araya gelir hale getirdi. Çünkü bizim meslekte bir araya gelmek ancak rakı masasında olurdu. Ancak içerken bir araya gelen insanlar dernek çatısında bir araya gelmeye başladı. Bu çok zordu ve biz bunu başardık. Bu da bir işe sebep oldu.

O dönemlerde belediye otogarın yenilemeyi düşünüyor, otogarın yerini değiştirmeyi düşünüyor. Böyle bir çalışma içine girdiler. Biz de dernek olarak onlara tavsiyelerde bulunuyoruz. Şöyle yaparsanız, şöyle olur, böyle yaparsanız şöyle bir sıkıntı doğurur gibi tavsiyelerimiz oluyor.

Bu sıralarda belediyeden “bu otogarı neden siz yapmıyorsunuz? Siz yapın bu otogarı” teklifi geldi. Biz de esnaf olarak birleşmeye ve dayanışmaya hazır bir gruptuk. “Neden olmasın” dedik ve bu sefer de otogardaki diğer esnaflarımızla bir araya geldik. Şekercisi, berberi, çay ocağındaki esnafımız… Biz esnafımızla bir araya gerek bu işe başladık ve 7 yıldır da bu işletmeyi, Türkiye’de bir ilk olan Özel Otobüs Terminal’ini işletiyoruz.

 

*Afyon’da ortaklık zor. Bu ortaklığın başarısının altında yatan gerçek nedir?

-Biz hepimiz otogar işletmeciliğini bilen insanlarız. Biz sermaye ortaklığından ziyade sosyal birliktelik oldu. İş bilirlik ortaklığı oldu. Benim şahsi görüşüm, Türkiye’de sermaye birliği içerisine girenler bir süre sonra birbirlerinden şüphe duymaya başlıyorlar. Ve kaybediyorlar. Bu ortaklıkların sadece ortaya para konularak sürdürülmesi zor bir olay. İş bilirlik ortaklığı her zaman iyidir. Çünkü iş bilmeyenlerin ortaklığı gelir gideri iyi tahmin edemedikleri için birbirlerinden şüphe duymaya başlıyorlar ve ortaklıkları fazla uzun ömürlü olmuyor.

 

*Afyon’daki ortaklıkların gelişmemesinin sebeplerinden biri de bu olabilir mi?

-Ortakların, ortaklar hakkındaki kanatları doğru, uygun ve o ortaklıkta haksızlığa uğramadığı yönünde ise ortaklığın sürmesi çok kolay. Afyon’daki ortaklıkların çok basit şeyler yüzünden yürümediğini görüyoruz. Yok efendim kimin ismi önce yazılacak, kimin adı geçiyor ve kim itibar görüyorsa şirketin onun gibi gösterilmesi, o kişinin de patron gibi davranması nedeniyle ortaklıklar sona eriyor.

 

*Siz nasıl başardınız?

-Biz başta oldukça zorlandık. Ama arkadaşlarımızın hepsi bunu da kabullendiler. Müşterilerimizin olduğu katta herkes AFTAŞ’ın birer işçisi. Ama yukarı çıktıkları zaman Yönetim Kurulu odasına o zaman patronlukları başladı. Başta herkes “burası benim” demek istedi. “Burası bizim” diyebilmeleri biraz zaman aldı ama başardık. Afyon’daki ortaklıklar belki de bu yüzden “bizim” demek yerine “benim” demenin yanlışlığından kaynaklanıyor.

 

*Başlangıçta çektiğiniz sıkıntılar nelerdi?

-Başlangıçta ortaklık açısından sermayesi yetersiz olarak yola çıktık. Yani 5 Milyonluk bir sermaye ile 20 Milyonluk bir yatırım yaptık. Sektörümüz kredi kullanmaya müsait değildi. Çünkü böyle bir yapı Türkiye’de ilk kez ortaya çıkmıştı. Bankalarda da zorlandık. Çünkü “otogara kredi mi verilir” diyerek böyle bir şeyle ilk kez karşılaştıklarını söylüyorlardı. Burada lokum imalatı, lokanta, büfe, cafe, bilet gişeleri hepsi burada ortak bir işletme. Kredi alacağımız kurumlar böyle bir yapıyı hiç görmemiş. Onun için zorlandık.

 

*Siz otogarsınız kredi veremeyiz…

-Aynen öyle… Anlatıyoruz burada şu kadar lokum satacağız, 2 bin kişiye yemek vereceğiz, şunları yapacağız ama ilk olmanın dezavantajlarını çok yaşadık.

 

*Başlangıçta planınız neydi?

-Biz burada gelen giden yolcuyu memnun edersek, burası bizi ayakta tutar düşüncesiyle yola çıktık. Bunu da sağladığımıza inanıyoruz.

Buradaki otaklıkta yapılan çok önemli işlerden birisi de ön görümlü bir bütçe yapamazsanız bu ortaklık devam etmez. Önce “hele bir yola çıkalım da para kazandıkça yapalım” devri geçti. Ne yapacağınızı, nasıl ve ne şekilde kazanacağınızı, ne kadar kazanacağınızı planlamadan bu işi yapmak çok zor. Bizim bu işte de yolcu taşımacılığının geliri çok yüksek değil. Aldığınız komisyonlarla bir şeyler yapmaya çalışırsınız. Masrafı da ağırdır. Çünkü 24 saat hizmet vermek durumundasınız. Servis hizmeti, personel hizmeti ayrı bir masraf. Şehirde zaten çok da büyük bir şehir değil. Kalkış yerlerinde otobüslerin kontenjanı 40 kişiliktir ama bize ancak 2 veya 4 kişi kontenjan verirler. Bunun karşılığında aldığınız komisyon da giderlerinizi karşılamaz. Biz bunu başka yönlerden karşılamaya giriştik. Dünyaca ünlü bir lokumumuz var. Bunu burada yapıp satmasaydık, büyük ve lüks bir otogar yapmanın anlamı da yoktu. Küçük bir tesis yeterli olacaktı.

 

*Esas girdiyi lokum sağlıyor o zaman…

-Evet bu otogarda girdilerin yüzde 60’ını lokum sağlıyor. Hedefimizde yüzde 70 var idi ama henüz ona ulaşamadık.

 

*Ortak iş yapacaklara neler söylersiniz?

-Ortak iş yapacaklara neler söyleriz? İlk başta ortaklar arasında açık olmalarını her şeyi açıkça konuşmalarını öneririm. Biz burada bir şey daha yaptık. Ortaklara sermayelerini sordum başında. Öyle gizli kapaklı değil. Kimde ne kadar para var bizim gücümüz nereye yeter açık ve şeffaf olarak yola çıktık. Açık ve şeffaf devam ediyoruz.

 

*Kaç ortağınız var?

-Biz 39 ortaklı bir kuruluşuz. Bu arkadaşlarımızın hepsi de eski otogarda esnaftı.

 

*Şu anda gelinen nokta nasıl?

-Biz planladığımız gibi borçlarımızı 5-6 yıl içerisinde öderiz diyorduk ama bu olmadı. Şimdi 7 yılı tamamladık ancak bizim daha 2-3 yıl borcumuz var. Ama müşterileriz ve şehir insanı bizi bildiği için bir prestij sağlandı. Para kazanmasak da bu prestiji kazanç yerine sayıverdik.

 

*Eski otogarla burayı kıyaslarsak, yolcu memnuniyeti nasıl?

-Yüzde yüz farklı. Memnuniyet yüzde yüzlerde. Tabi eski otogarda sucuk kokusu ne bileyim orada yatıp kalkan insanlar… Zaman zaman soruyorlar bana bu insanlar nereye gitti diye. Biz personelimizi kıyafetleriyle de değiştirdik bu tamam ama esas otogarda serbest gezen kamu kurum ve kurumlarının göz yumduğu bazı insanlar da artık burada yoklar. Orası kamu alanı diye o insanlar rahat oturuyorlardı ama burası öyle değil. Burada bayanlar rahat rahat gelip huzur içerisinde yolculuklarını yapabiliyorlar. Eski otogarda yatanları bizim sanıyorlardı. Korkuyorlardı. Ama burada memnuniyet oldukça fazla. Afyonlulardan da gelen misafirini getirip otogarı gösterdiklerine şahit oldum. Misafirleriyle yemek yemeğe gelenler var. Bunlar da hem bizi hem de insanlarımızı mutlu ediyor.

 

*Söz sözlerinizi almak istiyorum…

-Biz, eski otogar esnafı olarak gelen yolcunun biri bir kolundan tutan, diğeri valizinden tutan…

 

*İnsanı parçalayacak gibi…

-Aynen öyle insanı ikiye bölecek gibi hareket eden bu insanlardan bir ortaklık doğdu. Kimse buna ihtimal vermiyordu. Ama biz oturduk ve dedik ki; büyük firmalar ortak oluyorsa, biz neden olmayalım. Alman Türk ile ortak oluyorsa, bir Arap İngilizler ortak olabiliyorsa biz niye ortak olmayalım dedik. Ve böyle bir işletme ortaya çıktı. Ben tüm ortaklarımızın adına bize söz hakkı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

 

*Türkiye’ye örnek olmanız dileği ile ben de sizlere başarılar diliyorum.

Bu haber 2396 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
20.02.2026 İftar Saati
01|Adana—18:29
02|Adıyaman—18:18
03|Afyonkarahisar—18:45
04|Ağrı—17:58
05|Amasya—18:22
06|Ankara—18:35
07|Antalya—18:48
08|Artvin—18:00
09|Aydın—18:57
10|Balıkesir—18:55
11|Bilecik—18:46
12|Bingöl—18:08
13|Bitlis—18:03
14|Bolu—18:38
15|Burdur—18:48
16|Bursa—18:50
17|Çanakkale—19:00
18|Çankırı—18:31
19|Çorum—18:27
20|Denizli—18:52
21|Diyarbakır—18:12
22|Edirne—18:57
23|Elazığ—18:14
24|Erzincan—18:11
25|Erzurum—18:04
26|Eskişehir—18:44
27|Gaziantep—18:22
28|Giresun—18:15
29|Gümüşhane—18:10
30|Hakkari—17:59
31|Hatay—18:28
32|Isparta—18:47
33|Mersin—18:32
34|İstanbul—18:49
35|İzmir—19:00
36|Kars—17:56
37|Kastamonu—18:29
38|Kayseri—18:27
39|Kırklareli—18:55
40|Kırşehir—18:31
41|Kocaeli—18:46
42|Konya—18:38
43|Kütahya—18:47
44|Malatya—18:17
45|Manisa—18:59
46|Kahramanmaraş—18:22
47|Mardin—18:10
48|Muğla—18:56
49|Muş—18:05
50|Nevşehir—18:31
51|Niğde—18:31
52|Ordu—18:17
53|Rize—18:07
54|Sakarya—18:44
55|Samsun—18:22
56|Siirt—18:05
57|Sinop—18:25
58|Sivas—18:20
59|Tekirdağ—18:54
60|Tokat—18:22
61|Trabzon—18:11
62|Tunceli—18:12
63|Şanlıurfa—18:18
64|Uşak—18:50
65|Van—17:57
66|Yozgat—18:29
67|Zonguldak—18:36
68|Aksaray—18:33
69|Bayburt—18:07
70|Karaman—18:36
71|Kırıkkale—18:33
72|Batman—18:09
73|Şırnak—18:04
74|Bartın—18:33
75|Ardahan—17:57
76|Iğdır—17:53
77|Yalova—18:48
78|Karabük—18:33
79|Kilis—18:24
80|Osmaniye—18:26
81|Düzce—18:40
“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.” — Bakara 185.Ayet
Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı