OSMANLININ YETİMİ BOSNA VE ALİA İZZET BEGOVİÇ
Osmanlı’nın Balkanlar’da Yetimi Bosna… Ülkenin resmi adı Bosna Hersek (Bosna i Hercegovina)dır. Bosna-Hersek, başkenti Saraybosna ile beraber belli başlı 14 şehirden oluşmakta. Yaklaşık nüfusu 4.300.000 kadar. Yüz ölçümü 51.129 km2. Resmi dilleri Boşnakça, Hırvatça ve Sırça’dan oluşmakta. Yaşayan halk Slav ırkına mensup; Müslümanlar Boşnak, Katolikler Hırvat ve Ortodokslar Sırp olarak adlandırılmaktalar. Para birimi eski Osmanlı para birimi olan kayme resmi adı aslında (KM)(Konvertibilna Marka) ve1 Türk lirasına karşılık gelmekte. Yaşayan ahali kayme olarak kullanmakta. Ülkenin sınır komşuları Sırbistan, Karadağ ve Hırvatistan’dır. Ülkenin Akdeniz yaklaşık 10 kilometrelik kıyısı bulunmakta. Nehirleri Una, Sana, Drina, Bosna, Neretva, Vrbas. Gölleri Boroçka, Modroçka ve Jablanica. Karasal ve Akdeniz iklimi görülmekte. Yönetim şekli Cumhuriyet. Bir Cumhurbaşkanı ve iki başkan yardımcısı ile yönetilmekte. 8 ayda bir başkan ve yardımcıları yer değiştirerek yönetimde yer almaktalar. 800 milletvekili ve 200 bakandan oluşan bir parlamentoları mevcut. Siyasi yapılaşma ise kantonlardan oluşmakta. Ve onun sevdalısı Alia İzzet Begoviç. Otelden çıkıyoruz ilk durağımız O’nun kabrini ziyaret ediyoruz. İGMAN DAĞI GİBİ ADAM: ALİA İZZET BEGOVİÇ… İlerlemiş yaşına rağmen savaşta Boşnakların ümidi olmuş. Onlara moral depolamış. Bayrak olmuş. Boşnaklar O’nu çok seviyor. 19 Ekim 2003 Rahmete Rahman’a kavuştuğu tarih. Bilge Cumhurbaşkanı ALİYA İZZETBEGOVİÇ ‘ in Kabri sekizgen sütunlar üzerinde üzeri gök kubbeyi temsil eden bir çatı şeklinde inşa edilmiş, 1990 – 1992 tarihleri arasında Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı yapan Aliya İzzetbegoviç 1992 – 1995 yılları arasında 4 yıl süren Sırpların Müslümanlara karşı Bosna Savaşında halkının mücadele ve direnişin önderlik etmiş. 2003 yılında vefat ettiğinde vasiyeti şöyledir; “Vasiyetimdir, beni şehitlerimin yanına gömün. Benim yanım onların yanıdır. Beni ayrı bir yere defnetmeyin, zirâ benim ziyaretime gelenler onlardan da dûalarını esirgemesin, mahzûn kalmasınlar“. Vasiyeti üzerine Aliya İzzetbegoviç Kovaci’deki şehitler mezarlığına defnedilir. Ve onunla kucak kucağa yatan 600 Boşnak şehidi ve komutanları… Allah Rahmet eylesin. Mezar Ağustos 2006’da bombalı saldırıya uğramış ve tekrar onarılmış. Orada arkadaşlarımızla dualar edip Kuran’ı Kerim tilavetinin ardından topluca duadan sonra ayrılarak Başçarşı’ya indik. Bosna savaşında 130.000 Boşnak şehid düşmüş. 11.000’i çocuk… Bosna’nın tepelerinde yerleşen Çetnikler zevk için uzun namlulu silahlar kullanarak çoluk çocuk demeden avlıyorlar. Pazar günü tatilini burada geçirmeye gelen Rusların, Bulgarların, Sırpların Kim kaç kişiyi öldürecek diye de yarış düzenlediklerini öğrendiğimizde tüylerimiz diken diken oluyor. Boşnak tercüman Necat çocukları vuranlara iki misli puan yazıyorlar derken gözleri doluyor. Bizlerin de… Hemen yanı başında Osmanlı mezarlığı… Bakımsız… “Yeni yeni kendimize geliyoruz.” diyor Boşnak tercüman Necat.
BAŞÇARŞI…
Her taraf Osmanlı izleri… Başçarşı’daki herkesin buluşma noktası SEBİL’e geldik. Sağa sola baktığınızda kendinizi Bursa’da veya İstanbul’da sanıyorsunuz. Her taraf Osmanlı izi… Başınızı kaldırıp baktığınızda hemen cami minarelerini saymaya başlıyorsunuz. 1,2,3,4 … Bosna’da şu anda 127 cami olduğunu öğreniyoruz. Gazi Hüsrev Cami ve Medresesi hemen yanıbaşınızda. Fatih döneminde yapılmış. 1457… Vakit namazlarında cemaatı çok. Ziyaretçileri de… Bizler gibi Türkiye’den gelenlerin yanı sıra yabancıların da ziyaret yeri.
Başçarşı’da esnaf İstanbul Kapalı Çarşı esnafı gibi. Türkçe selam veriyorlar ve buyurun gibi bir kaç kelimeden başka bilmiyorlar. Küçük dükkanlar… Gezimize devam ediyoruz. Ben hemen bir Bosna Hersek bayraklı kaşkol alıyorum. Boynuma doluyorum. Boşnakların dikkatlerini çözmeye çalışıyorum. Çarşı’da resmi elbiseli hiç kimse gözümüze çarpmıyor. Soruyoruz tercümana: Ajanların daha çok olduğunu söylüyor.
BÜREK (börek) VE BOSNA KÖFTESİ MEŞHUR.
Tercümanımız buranın börek ve köftesinin meşhur olduğunu söyledi. Ve börekçi aradık. Başçarşı’da börekçiler varmış. Hemen birisine girdik. Önce nasıl yapıldığı dikkatimizi çekti. Bildiğimiz fırında yapılıyor. Ancak farklılığı tepsinin altına da üstüne de kor ateş koyuyorlar kıymalı, peynirli ve patatesli yapıyorlar. Börek bize Osmanlıdan gelme diyorlar. Köftesi de çok nefis. Kuzu çevirmesi de meşhurmuş(!)
AVUSTURYA MACARİSTAN İMPARATORLUĞU İZLERİ HALA VAR
Bosna yerleşim olarak 3 döneme ve 3 bölgeye ayrılmış. Osmanlı mimari dokusu Başçarşı’nın hemen bitişiğinde Avusturya yapımı bir kocaman kilise karşımıza çıkıyor. Araştırıyoruz Bosna’nın tarihini. Bosna’nın Osmanlı öncesi, Osmanlı dönemi, Avusturya Macaristan dönemi ve Tito dönemi… Osmanlı 1461’de gelmiş Bosna’ya. 1878 yılında terk etmek zorunda kalmış. Tam 417 yıl sürmüş. 40 yıl Avusturya Macaristan imparatorluğunun ardından ittifak devletleri tarafından işgali ve 2. Dünya savaşı sonrasında 1942’de Tito liderliğinde sosyalist Yugoslavya dönemi. Birbirine bağlı kibrit kutusu gibi yaslanmış evler Tito döneminin ürünü olduğunu şehrin mimari yapısından anlıyorsunuz. Yukarda Osmanlı dönemine ait olduğu kendini belli ediyor.
OSMANLI HAKİMİYETİ 417 YIL SÜRMÜŞ
Osmanlı gelmeden önce Boşnaklar Hristiyanmış. Boşnakların, Hırvatların ve Sırpların Güney Slav ırkından geldiklerini öğrenmek hepimizi şaşırtıyor. Evet 1991-1995 arasında birbiriyle kıyasıya savaşan bu 3 topluluk aynı dili konuşuyor. Ama sorduğumuzda kendilerini temsil ettikleri toplulukların dili olduğunu söylüyorlar. Sırplar, Sırpça konuştuklarını, Hırvatlar, Hırvatça; Boşnaklar da Boşnakça diyorlar. Ama aynı dil… Ayrılıkları inanç sistemleri. Katolik Hristiyanlara Hırvat, Ortodoks Hristıyanlar Sırp; Müslüman kesim de Boşnak olarak ifade ediyorlar.
DİKKATİMİZİ ÇEKEN NOTLAR
Başçarşı’da kadın mevcudu erkek mevcudundan daha çok. Dükkanları işletenlerin çoğu kadın. Alış verişe çıkanlar da… Hatta kadın berber bile var. İnsanlar sakin. Yüzleri fazla gülmüyor. Karamsar görünüyorlar. Niye olmasınlar ki? Bosna’da her an her şey olabilir. Bosna Hersek Federasyonunun % 52’si Boşnak, Hırvat ve Sırplar’dan oluşuyor. % 48’i ise Sırp Cumhuriyeti… Yani Sırbistan değil. Sırbistan ayrı bir devlet. Sırbistan’da da farklı bölgeler var. Sırbistan’ın içinde Boşnak Müslümanların yerleştiği SANCAK bölgesinin yanı sıra Macaristan sınırına komşu Macarların yerleştiği Voyvodino bölgesi. Anlayacağınız Eski Yugoslavya biraz daha bölünebilir. 3 devlet daha çıkabilir. Bu da Avrupa ve ABD’nin işine yarar. İşlerde çıkarılacak bir savaşta topraklarının işgali kolay olur.
1.DÜNYA SAVAŞININ ÇIKTIĞI YER BOSNA’DA
TÜNEL…
Tünel Bosnalı Müslümanlar için çok önemli bir mevki. 1992-1995 Bosna kuşatmasında Sırplar Bosna’yı kuşatmış. Sarajevo Havaalanı bölgesine giremiyorlar. Girseler Bonayı işgal edecekler. Haritada görüldüğü gibi şehirde hiçbir şey yok. Güneyinde Bosna kuvvetleri var ama yardım gönderemiyorlar. Bilge kral Begoviç başkanlığında toplanan kurmaylar yerin altından tünel kazmaya karar verirler. Her iki tarafta aynı anda 28 Ocak 1993’te başlamış. Günde 3 vardiye çalışılıyormuş. Tünel havaalanın altından geçecekmiş. Tam bir gizlilik ve fedakarlık sonucunda 30 Temmuz 1993’te iki taraf 2 metre sapmayla karşılaşmışlar. Tünel 800 metre uzunluğunda 1.60 metre yükseklik ve 1 metre genişliğinde. Önceleri sırtlarında geçirmişler malzemeyi. Daha sonra ortaya ray döşemişler. İlk gün 12 ton askeri mühimmat geçirmişler şehre. Savaşın kaderi değişmiş.
EV SAHİBİ BAYRO (BAYRAM) KOLAR
Ilıca bölümünde evini tahsis eden Bayro Kolar teyzeyi uzaktan gördük. Güleryüzlü biri… Bona’da kahraman biliniyor. Zaman zaman ziyaret ediliyor. Evini Bosnalılar müze yapmışlar. İçerde kullanılan malzemeleri teşhir ediyorlar. Tunelin kazımında ve savaşta yardım edebn devletşlerin bayraklarını da koymuşlar. Başta Türk Bayrağı var. Ayrı bir önem arz ediyor. Bir de defter koymuşlar. Gelen ziyaretçiler duygu ve düşüncelerini yazıyorlar. Afyonkarahisar İl Genel Meclisi olarak Başkanımıoz Salih Sel meclisimiz adına ……. Bizler de imzalıyoruz.
SAVAŞ ÇOK ŞEY KAYBETTİRMİŞ.
Tito döneminde (1942-1980) birlik ve beraberlik ,içinde kalkınan Yugoslavya 1980 yılında öldükten snra Sırp Kasabı Miloseviç’in büyük Sırbistan hayaliyle başlattığı savaş Yugoslavya’yı 7 devletçik haline dönüştürmüş. 1991-1995 arasında kıyasıya savaşmışlar. Dönem dönem savaşın şekilleri de değişmiş. Önce Hırvatlarla Boşnaklar Sırplara karşı savaşmışlar. Boşnaklar savaş demiyor. Soykırım diyor. Haklılar da… Savunmasız ve silahsız halk olan Boşnaklar her türlü işkenceye zulme, tecavüze maruz kalmışlar. Hala da izleri devam ediyor. Tam bir insanlık dramı… Daha sonra Hırvatlarla Boşnaklar savaşmış. Karadağ Hırvatlara saldırmış. Şimdi 7 devlet var eski Yugoslavya topraklarında. Savaşın bilonçosu çok ağır olmuş.
TURİZM YENİ SEKTÖR
Savaş sonrası bölgeler ziyaretçi akınına uğruyor. Her tarafta ziyaretçiler var. Müslümanlar da diğer batılı devletler de ziyaret ediyorlar. Küçük bir turizm sektörü oluşmuş. Gittiğiniz her yerde o yöreye ait küçük küçük hediyeler yapmışlar.
HIRVATİSTAN’A YOLCULUK
Tünel ziyaretimiz 10.30 da tamamladık. 4- 5 saat sürecek yolculuğumuz başladı. Hersek Bölgesine geçtiğimizde Neretva ırmağını takip ediyoruz. Neretva Kanyonu çok muhteşem. Üzerinde 6 HES (Hidro Elektrik Santral) kurmuşlar. Çok berrak. Yol boyu tek şeritli. Zaten gittiğimiz bütün yıllar tek şeritli. Hiç duble yol yok. Bu yüzden sürat yapan da yok. Tüneller çok. Birinden girip birinde çıkıyorsunuz. Dağlar dik. Ama yeşille kırmızı arasındaki bütün tonalrı görüyorsunuz. Yol boyunca köy ve yerleşim yerlerinde evler bahçeli. 1 veya 2 katlı. Nadiren 3 katlılar da var. Zaman zaman Katolik Hırvat köylerinden de geçiyoruz. Yol kıyısında mezarları siyah taşlı. Ve haç var. Katoliklerle Ortodoksların mezarları da farklıymış. Bosna Hersek bölgesinde gezdiğimiz yerlerde Bona dışında Sırplara rastlamdık. Onlar ülkenin kuzeyinde yaşıyorlarmış. Hatta poo köyünde Katolik Hırvatlarla Müslüman Boşnak mezarı aynı yerde.



YORUMLAR