MHP’de Sonun Başlangıcı
Milliyetçi Hareket Partisi 1 Kasım seçimlerinde, 7 Haziran seçimlerine göre yüzde 5.5 oy kaybına uğradı.
Oy kaybetmiş olmasına rağmen Devlet Bahçeli sadece bir yazılı açıklama yapmakla yetindi. Tabi ki de parti tabanının beklentileri ve istekleri var. Onurlu davranış istifa etmesi olacaktı. Hiç bir başarısızlık hiçbir yerde bu kadar ödüllendirilmemiştir. Devlet Bey ve etrafındakilerin de şapkayı önüne koyarak tekrar düşünmesi ve gereken onurlu davranışı sergilemesi tabanın beklentisidir. Devlet Bey ve ekibi artık partiyi biraz daha açmalı ve yeniliklere de açık olmalıdır. Bakın Sinan Oğan partiden ihracıyla alakalı davayı kazandı. Partiye geriye dönüyor. Yapılacak olan olağan üstü kongrede genel başkanlığa aday olabilir.
Şimdi gelelim esas yazımıza, şimdi Milliyetçi Hareket Partisi’ni çok büyük tehlikeler bundan sonrası için beklemektedir. Peki diyeceksiniz ki bu nasıl bir tehlikedir. Şimdi Tuğrul Türkeş AK Parti’nin teklifi ile başbakan yardımcısı olmuştur. Sonrasında yaşananlar herkesin malumudur. Partisinden ihraç edilmiştir. Kendisine AK Parti tarafından verilen değer gösterilerek Ankara’dan aday gösterilmek suretiyle tekrar milletvekili seçilerek meclise girmiştir. Tuğrul Türkeş öyle hafife alınacak bir isim değildir. Ülkücü kanatta karşılığı olan sağlam bir isim. Tuğrul Türkeş büyük bir ihtimalle de kurulacak olan hükümette gene koltuğunu korumaya devam edecektir. Bakan, başbakan yardımcısı sıfatıyla. Şimdi düşünebiliyor musunuz ülkücü hareketin varisi AK Parti’den seçilmiş milletvekili ve başbakan yardımcısı. Bu saatten sonra ülkücü camiadan Tuğrul Türkeş’e yolu düşüp de işi görülmeyen olur mu? İşi görülen ülkücüler bir daha MHP’ye oy verir mi? Tabii ki de bu sorulara vereceğiniz cevaplar vermez olacaktır.
Neden?
Çünkü bizim insanımız vefalıdır ve kendisine yapılan iyiliği unutmaz. Yıllardır iktidarın nimetlerinden yoksun kalan ülkücü hareket Tuğrul Türkeş’in bakanlığı ile bu hizmetlerden sonuna kadar yaralanmaya başlayacaktır. Hizmetlerden faydalanan, işi görülen, tayini yapılan, kamudaki sıkıntıları çözülen ülkücüler Tuğrul ağabeyin etrafında adeta birlik olacak ve o ne derse de onu yapar hale geleceklerdir. Türkiye’nin 81 ilinden gelen tüm ocak başkanlarının verdiği kartın geçtiği bir bakan ve kudretli bir bakan var artık. Ocak başkanlarını teker teker görüşmeye çağıracak ve kartlarıyla ne işleri varsa yapılacağını deklare eden Tuğrul Türkeş artık ülkücü hareket babadan mirasçısı ve AK Parti içerisinde yegâne lideri ağabeyi ve temsilcisi konumuna gelecektir. Hal böyle olunca da MHP’nin en çok destek aldığı yeri olan ülkü ocakları dolaylı da olsa Tuğrul Türkeş’in kontrolüne geçecektir. Her dediği yapılan kartı geçen bir ocak başkanının bu saatten sonra MHP’den emir alacağını düşünebilir misiniz? İstisnalar kaideyi bozmaz ama artık ülkü ocakları ve MHP’de bulunan ağır toplar birer birer AK Parti’ye Tuğrul Türkeş ağabeyin etrafına toplanmaya başlayacaklardır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin gelecek seçimlerde bu hadiselerin tam anlamıyla yaşanması kaydıyla baraj sorunu gündeme gelebilecektir.
Şimdi herkes şunu diyebilirler; “Halil İbrahim Kocaerkek sen de amma senaryo yazıyorsun. Öyle şey olmaz. Ülkücü camia Tuğrul Türkeş’i hain olarak görüyor. Ona prim yaptırmaz.” Ama kazın ayağı öylede görünmüyor. Çünkü herkes işinin görüldüğüne ve aldığı neticeye bakar. Önce can, sonra canan derlerdi eskiler. Önce cansa, cana dokunan her iyilik sonrasında AK Parti için yol, su, elektrik olarak geriye dönecektir. Tuğrul Türkeş beyle AK Parti yeniden farklı bir açılıma ve mecraya girmiştir. Sonraki seçimlerde çok daha farklı bir yapı ortaya çıkacaktır. MHP’nin ileri gelenleri, iş dünyasındaki temsilcileri de zamanla Tuğrul Türkeş’in etrafında saf tutacaklardır. Çünkü iktidar partisinin bakanıdır ve ricaları geri çevrilmeyecektir. Şimdi buna önceden yaşanmış örnek mi istersiniz, alın size Süleyman Soylu Demokrat Parti’nin eski Genel Başkanı. Alın size Numan Kurtulmuş Has Parti’nin eski Genel Başkanı. Şimdi AK Parti’de Soylu Genel Başkan Yardımcısı, Kurtulmuş ise, Başbakan Yardımcısı. Haa Saadet Partililerin işlerini de geçmiş dönemlerde başbakanlık başdanışmanı, Saadet Partisi’nin eski Ankara İl Başkanı takip ediyordu. Avrupa Milli Görüş’ün işlerini de Avrupa Milli Görüş’ün eski başkanı Ali Yüksel takip ediyordu. Bilindiği gibi Ali Yüksel eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılınç’ın da kayınpederi. Son olarak da Tuğrul Türkeş ile birlikte kabinede bulunan bakan Yalçın Topçu ise Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanı. Bakan Yalçın Topçu da BBP kanadından gelen işleri takip edip neticelendiriyor.
Şimdi yukarıda saydığımız örnekler daha birkaç sene öncesine kadar kendi siyasi mecralarında giden hareketlerdi. Bu hareketlerden reyini yükseltebilen var mı? Tabiî ki de yok hepsi yerle yeksan konumundalar. Şimdi aynı durum MHP’nin başına geleceğe benziyor. Çünkü Tuğrul Türkeş ismi ülkücü camiada güçlü bir isim. Şimdi belki birileri çıkıp bana şunu diyebilir.
“Sen bol keseden sallıyorsun. Hiçbir ülkücü davasını satmaz.” Tamam, satmaz ama neden oylar düştü? Bu işin makul bir izahının olması lazımdır. Makul izahınız yoksa bu iş kaçınılmazdır. Hiç kimsenin ruhu bile duymaz. Tuğrul Türkeş ülkücü camianın devletteki, hükümetteki eli ayağı, gözü kulağı ve hamisi olacaktır. Bu gerçekten yola çıkarak iyi bir danışma kadrosuyla da bu iş çok güzel yapılabilir.
Şimdi yazının sonuna gelirken bu konuyu Türkiye’deki siyasetin nasıl şekillendirildiğine bağlayarak tamamlayacağım. Türkiye’de de artık dünyada olduğu gibi aşırı uç siyasete fırsat yok. Bakın fikri temele dayalı, aşı uç siyasi yapılar kaldı mı? Saadet yok, BBP yok, MHP var o da düşüşte, şimdi bana göre; Türkiye’de siyaset kurumunu da Avrupa’daki yapıya kavuşturarak, demokratlar, cumhuriyetçiler, muhafazakârlar, yeşiller tarzı bir yapıya kavuşturulacaktır. Bu yapıya kavuşturmanın yolu da sivri olan yapıları ortada bir potada hazmede hazmede eritmekten geçer.
Türkiye’de siyasetin şifreleri değişiyor. Yapısı değişiyor, yeniden şekilleniyor. Bu değişen yapıda yer alabilenler,ayak uydurabilenler kalacak diğerleri ise yok olup gideceklerdir. Yapılanların tamamına yakına buna doğru gidişin bir göstergesidir. Yazımı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin bir sözüyle bitirmek istiyorum.
Hak şerleri hayreyler,
Zannetme ki gayreyler,
Arif anı seyreyler,
Mevla görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.
Sağlıklı ve huzur dolu günler temennisiyle Allaha emanet olun.



YORUMLAR