Tehdit altında Koç geri çekilmez.
Aksine ileri atılır.
Çünkü Koç’un sinir sistemi “savaş” moduna hızlı geçer. Tehlike algısı oluştuğunda donma ya da kaçma refleksi yerine mücadele refleksi aktive olur. Bu bilinçli bir seçimden çok içgüdüsel bir tepkidir.
Bu şu şekillerde olabilir:
Tartışmada yükselmek
Ses tonu artabilir, kelimeler sertleşebilir, savunma hızlanabilir. Koç için geri adım atmak bazen yenilgi gibi hissedilir. Bu yüzden pozisyonunu daha güçlü savunmaya çalışır.
Fiziksel hareketle boşalmak
Spor yapmak, yürümek, ani bir hareketle ortam değiştirmek… Bedeni devreye sokmak Koç için regülasyon yöntemidir. İçte yükselen enerji fiziksel çıkış arar.
Hızlı karar vermek
“Bitiriyorum.”
“Başlıyorum.”
“Yapıyorum.”
Tehdit hissi belirsizliği artırdığı için Koç hızlı bir netlik yaratmak ister. Hız, kontrol hissi verir.
Koç’un kaçış yöntemi durmak değildir; hızlanmaktır.
Yavaşlamak onun için tehdidi daha görünür kılar. Hızlandığında düşünmeye alan kalmaz; eylem korkunun önüne geçer.
Ancak bu hız her zaman çözüm getirmez. Bazen meseleyle yüzleşmek yerine onu bastırır. Bazen savunma refleksi gerçek ihtiyacı gölgeleyebilir.
Olgun Koç şunu öğrenir:
Her ileri atılma güç değildir.
Bazen durmak, bakmak ve nefes almak da cesarettir.
Ama doğasında şu gerçek hep kalır:
Tehdit altında bile enerjisi düşmez.
Ateşi söndürmek yerine alevi büyütür.



YORUMLAR