Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Kon-TV’de, ülke gündemini değerlendirdi, Güneydoğu’nun tamamen etnik siyasete mahkum edildiğini söyledi.
Kon-TV’de Sinan Burhan’ın hazırladığı “Başkent Gündemi” adlı programda gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, çözüm sürecini değerlendirirken, “Daha çok Türkiye’nin kendi içerisinde, iktidar partisinin barış süreci olarak değerlendirdiği ama sıklıkla ifade ediyorum, PKK terör örgütünün; değişen uluslararası konjonktürü ve bölgenin şartlarını değerlendirerek, bir başka evreye geçmek noktasında her zaman, siyasallaşmasını tamamlamak adına bir geçiş olarak görüyorum” dedi.
İKTİDAR, BÖLÜCÜ SİYASETE MÜSAMAHA İLE YAKLAŞIYOR
“PKK terör örgütünün, devlet düzeyine erişmiş aktörlerden çok daha üst düzeyde, bu zaman dilimi içerisinde oluşmuş siyasi şuurla hareket ettiğini görüyoruz” diyen Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “2012 yılında Türkiye’nin içinde, kurtarılmış bir bölge yaratma hamlesi sonrası verdikleri mücadeleyi kaybetme noktasına gelmiş olmalarına rağmen, iktidarın etnik bölücü siyasi hareketlerin mahiyetini, doğasını, nihai programını göz ardı ederek, terör örgütüne müsamaha ile yaklaşmış olması meseleyi bu noktaya getirmiştir.
Özellikle barış süreci olarak nitelendirilen teşebbüsten, İmralı süreci, Oslo görüşmeleriyle terör örgütü ile müzakere noktasına gelindikten sonra bölgede tamamen etnik siyasete mahkum ettiğimiz bir iklim var. Bu iklim üzerinde sayın Başbakan’ın geçmişte de yaptığı gibi her Diyarbakır ziyaretindeki söylemleri, her sözü bir milat olarak değerlendirmeler, her attıkları adımla ilgili ‘yeni bir sayfa açıyoruz’ demeler, ama beraberinde arkasından gelen ve bitmek bilmeyen hamleleri görüyoruz.”
UYGULANAN POLİTİKALAR ORTA VE UZUN VADEDE ÇOK KALICI DEĞİL
Suriye’nin kuzeyinde değişen şartlar Türkiye’yi etkilediği kadar, Irak’ın kuzeyinde oluşmuş olan Barzani’nin başı olduğu yönetimin de gelecekle ilgili bir takım değişiklikler olduğunu gösterdiğini anlatan DP Lideri, “KP iktidarı, özellikle 2004 yılı yerel seçimlerinden başlayarak her seçim döneminde birtakım marka kanalları kullanarak, Barzani üzerinden bölgede seçimleri suhuletle geçirerek, kendi adına ve hanesine artılar yazdırma noktasında bir tavrın sahibi oldular” diye konuştu.
“İktidarın uyguladığı dış politikanın; Irak’ta da Suriye’de de Irak’ı ve Suriye’yi bölen bir sürece hizmet ettiği ortadadır” görüşünü savunan Uysal, “Uygulanan politikaların çok kısa vadeli olduğu kanaatindeyim. Orta ve uzun vadede çok kalıcı olacağı kanaati içerisinde değilim” ifadesini kullandı.
MESELEYİ ŞİVAN PERVER-İBRAHİM TATLISES DÜETİYLE ÇÖZEMEYİZ
Uysal, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin içinde bulunduğu yerel seçim sürecinde, ardından cumhurbaşkanlığı ve genel seçim süreci, özellikle sayın başbakanın her politikasını yüzde 50 artı 1 politikasına kilitlemiş olmasından kaynaklı olarak, kendi parti bünyesi içerisinde bir takım sıkıntılar, kısa vadedeki bir takım eksileri telafi etme gayreti olarak görüyorum.
Ama meseleyi sadece Şivan Perver üzerinden, İbrahim Tatlıses ile beraber yapılan düetlerle bu meseleyi halledebilme imkanınız yoktur.
Temel bir yanlışımız vardır. Osmanlı İmparatorluğunun bakiyesi olan tecrübe hanemizde bulunan bir yanlış.. Türkiye, Osmanlı’da hangi meselesini Avrupa başkentlerine havale etmiş ise o kolun koparıldığını gördük. Bugün de insanlarımız, hür ve eşit vatandaşlık temelinde devletimizi doğrudan muhatap alması gerekirken, maalesef bugün PKK terör örgütünü, gayrimeşru bir organizasyonu meşru hale getirmişlerdir.
‘BÖLGEYİ TAMAMEN ETNİK SİYASETİNE MAHKUM ETMİŞ DURUMDAYIZ’
Uysal, şunları söyledi: “Dün Avrupa’da terör örgütleri listesinden çıkartılması hususunda eylemleri vardı. Bu noktada verilen mücadeleyi anlamsızlaştıracak, devletin ve milletin birliği hususunda bölgede taraf olmuş insanları, deyim yerinde ise ofsayta düşürerek, bölgenin ötekisi haline kendimiz getirmiş bulunuyoruz.
Üzülerek ifade edeyim, önümüzdeki süreçte iktidar partisinin kendi içerisinde yapacağı aday tercihleriyle beraber, son genel seçimlerde de gördük. Bölgeyi tamamen etnik siyasetine mahkum etmiş durumdayız.”



YORUMLAR