Fotoğraf çekiminde esas olan insandır

Fotoğraf çekiminde esas olan insandır

Fotoğraf çekiminde esas olan insandır
04 Ocak 2016 - 12:32

Çektiği fotoğraflarla kendinden söz ettiren bir öğretim görevlisi Hayati Ulusay. Küçükken Pilot olmak istiyordu ancak o şimdi Pilotların ve uçakların fotoğrafını çekiyor. Yüz binlerce çektiği fotoğrafların kendinde ayrı ayrı bir önemi ve değeri var.

Peki, güzel fotoğraf çekebilmek için neler gerekli? İnsanlar fotoğraf çekerken nelere dikkat etmeli? Herkes fotoğraf çekebilir mi? Ya da herkes iyi bir fotoğrafçı olabilir mi?

Bu ve daha nice soruların yanıtını bulacağınız bu söyleşiyi AKÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Hayati Ulusay ile yaptım.

 

*Kendi ağzından Hayati Ulusay kimdir?

-18 Ocak 1969 tarihinde Eskişehir’de doğdum. İlkokul, Ortaokul, lise hatta Üniversiteyi bile Eskişehir’de okudum. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri İletişim Sanatları Bölümü mezunuyum. Reklâm ve Halkla İlişkiler olarak da biliniyor. Bu bölümdeki zorunlu derslerimizden bir tanesi de fotoğraf dersiydi. Şu anda Rahmetli hocam Merter Oral’dan ders almak nasip oldu. Ondan oldukça çok faydalandık. Kendisi çok seçkin bir insan ve seçkin bir fotoğrafçıydı. Fotoğraf adamıydı. Öğrencilik yıllarımda fotoğrafçılık benim yaşam tarzım olmaya başlamış. Bunu o dönemlerde fark edemesek de, hissedemesek de yıllar sonra bunun müptelası olduğumuzu, makine elimizde olmadığı zaman bile elimizin titrediğini bilirim.

 

*Çocukluk döneminde sorarlar ya hep, büyüyünce ne olacaksın diye. Siz ne olmak istiyordunuz?

-Aslına bakarsanız ciddi bir hayalim yoktu. Klasik basmakalıp şeylerdi. Ben Pilot olmak istiyordum. Bu yüzden Sivil Havacılık bölümünde sınavlarına girmişliğim bile var. Ama başarılı olamadım.

 

*Neden kaybettin sınavı?

-O sınavlarda refleks testleri vardı. O sınavda kaybettim. Çok değişik bir sınavdı.

 

*Fotoğrafa yakınlığınız ne zaman başladı?

-Aslında ortaokul sıralarında fotoğrafa karşı bir yakınlığım vardı diyebilirim. Ama asla bu durumlarda olabileceğimi düşünmemiştim.

 

*İlk fotoğraf makinesini elinize alarak, ilk kez ne zaman ve ne fotoğraf çektiniz, hatırlıyor musunuz?

-İlk çektiğim fotoğrafı hatırlıyorum. Ortaokuldaydım o dönemde. Bizim köyde (bizim köyümüz Çerkez köyüdür) bir düğünde fotoğraf çekiyordum. Kopmak bir makine iye hatıra amaçlı çekilen fotoğraflardı.

 

*Çektiğiniz fotoğraf makinesi kendinizin miydi?

-Hayır. Dayımın makinesiydi. Kendinden flaşlı, kopmak, kutu gibi bir aletti. Sanıyorum Alman malı bir fotoğraf makinesiydi.

 

*Sizin ilk makineniz ne zaman oldu? Nasıl aldınız?

-İlk fotoğraf makineme üniversitede sahip oldum. Benim için de gurur vesilesiydi çünkü harçlıklarımdan biriktirdiğim değil, kendi kazandığım parayla almıştım. Çünkü çalışmak zorundaydım. Kendi kazandığım parayla Kiev 19 marka bir fotoğraf makinesi almıştım. Fakat şu anda çok ünlü bir yönetmen olan Onur Ünlü benim sınıf arkadaşımdı. Benden bir fotoğraf çekmek için makinemi ödünç aldı ve gitti. Geri geldiğinde enstantaneyi, perdeyi haşat etmişti. Halen o makineyi almadı bana. Bunu da buradan söylemiş olayım. Ondan sonra da Minolta marka bir fotoğraf makine aldım. Çok uzun bir süre de kullandım. Çok işimi görmüştür.

 

*Siyah beyaz fotoğrafçılık dönemini hatırlar mısın?

-Açıkçası benim yaşım gereği renkli ve siyah beyaz fotoğraflar vardı, kendimi bildim bileli ancak amatör fotoğraflarda renkliyi daha çok kullanıyorduk. Çocukluk fotoğraflarımız siyah beyaz elbette. Üniversiteye gelindiğinde (bize de öğretildiği gibi) renkli negatif filmler çok amatör olduğu yönünde bilgiler aldım. Biz siyah beyaz negatif filmler kullanırdık ya da dia kullanırdık.

 

*Renkli filmler daha mı basit geliyordu?

-Şöyle söyleyeyim, renkli filmlerin pozlandırma anlamında toleransı yüksektir. Dolayısıyla biraz hata yaptığınızda o hatayı göstermez. Ama iş eğitime, iyi fotoğrafa geldiğinde toleransı düşük malzemeler kullanmak her zaman avantajlıdır.

 

*Siyah beyaz fotoğrafçılık daha mı zordur?

-Evet, siyah beyaz fotoğraf daha zordur, emek ister. Okulda bize zaten siyah beyaz fotoğraf eğitimi verildi. Elbette onun da bir etkisi var benim siyah beyaz fotoğrafları sevmemde. Halen de kullanırım siyah beyaz filmleri, baskısını da kendim yaparım banyosunu da kendim yaparım.

 

*Siyah beyaz fotoğraf zor, renkli negatif ona göre biraz kolay… Şimdi bir de dijital fotoğraflar çıktı. Bunların bir kıyaslamasını yaparsak, neler söylersiniz?

-Dijital söz konusu olduğunda, pratikliği, hızı gibi unsurlarından dolayı insanı cezp etmemesi için imkansız. Kesinlikle müthiş bir teknoloji. Renkli çekimlerde farklı farklı tekniklerle güzel sonuçlar veriyor fakat halen daha siyah beyaz çekimlerde, negatif filmin hissettirdiği, onun verdiği hazzı, verdiği değerleri bence veremiyor.

 

*Şu anda sosyal medyada da çoğaldı. Herkes fotoğraf çekip yayınlıyor ve benimki çok beğenildi havasına giriliyor. Bunlar için neler söylersiniz?

-(Gülüyor) Konuşmamın burasında ağzımı bozabilirim. Şöyle bir durum var… Yıllar önce bir duvar yazısı görmüştüm. Bunu da hayatımın farklı olaylarında örneklendirmek için de söylüyorum… Fotoğraf şu, bir insan pisliği ve üzerindeki sinekler. Altında da yazan yazı şu; milyonlarca sinek yanılıyor olamaz. Bundan yola çıkarak şunu söyleyebilirim; yüzlerce olabilir, ne bileyim binlerce olabilir (sosyal medya değimiyle) like almış, beğenilmiş fotoğraf her zaman doğru ve iyi fotoğraf olmayabiliyor benim için. Haa aralarında mutlaka güzel ve  kaliteli fotoğraflar vardır. Yeni ustalar, eski ustaların yeni uygulamaları mutlaka var. Onları da yadsımak çok doğru değil. Ama çoğunluk biraz önce verdiğim örnekteki gibi…

 

*Fotoğraf çekmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz? Şimdilerde bir de karda fotoğraf çekmek gerekecek. Karda fotoğraf çekmek daha zor?

-İşin birkaç boyutundan bahsedebiliriz. Teknik, estetik ve pratik yönlerini ele alabiliriz. Şimdi teknik açıdan baktığınızda ekipman olarak soğuğa dayanıklı bir makine olması gerekiyor. Kışın getirdiği zorluklardan bir tanesi batarya sorunu. Gün boyu fotoğraf çekeceklerin bataryaları dolu olması gerekir. Birden fazla batarya bulundurmaları gerekir. Bir de kar fotoğrafı söz konusu ise karda yansıma daha fazla olduğu için gökyüzünün maviliğinin de kara yansıyacağı için beyazı her zaman alamazsınız. O beyazı alabilmek için ya beyaz ayarını iyi yapacaksınız ya da polarize filtre kullanmanız gerekir. Bunun yanı sıra ışık değerleri düşük ise pozlandırmayı düzgün yapabilmek keskin fotoğraflar almamız gerekiyorsa bir başka seçenek olarak tripot kullanmamız gerekiyor.

Estetik anlamda aslında birkaç kelime ile anlatılacak bir olay değil. Ama karlı fotoğrafların cazibesi her zaman var. Benim tavsiyem köylerde, özellikle köyleri tepeden görecek bir şekilde konuşlanıp fotoğraf çekerseniz, evlerin tüten bacaları gibi güzel kareler yakalayabilirsiniz.

Pratik açıdan da her türlü şeye hazırlıklı olmak gerekir. Naçizane öğrencilerime her zaman önerdiğim de bir şey var, karın altında ne olduğunu bilmezsiniz, dolayısıyla fotoğraf çekerken önce kendinizi emniyete alın. Çünkü hiçbir fotoğraf insan hayatından önemli değildir. Onun için önce kendinizi sonra aletlerinizi emniyete alın. Karda bir şey düşürdüğünüz zaman muhtemelen onu bir daha bulamayacaksınızdır. Onun için dikkatli çalışmakta fayda var.

 

*Afyonkarahisar fotoğraf açısından nasıl bir şehir?

-Aslında geleneksel değerleri itibariyle kesinlikle fotoğraflanmaya değer bir şehir. Şehrin geleneksel değerlerinin içerisine ben tarihi değeri de katıyorum. Tarihi mekanları olsun, gelenek ve görenekleri, el sanatları ya da zanaatkarlıklar açısından oldukça zengin bir memleket. Bu değerleri Afyon merkezinde bulabileceğiniz gibi yakın ilçelerinde de bulmak mümkün. Fotoğraf malzemesi olarak çok zengin bir şehir ama ne kadar değerlendirildiğine gelince orası da bir soru işareti.

 

-Fotoğraflarınızı çekerken zevkle çalışıyorum dediğiniz ne var?

-Bir süre reklam fotoğrafçılığı dediğimiz ürün fotoğraflamaları da yaptığım için masa üstü dediğimiz çekimler diğer bir değişle natürmortlar alışmalar, stüdyo ortamındaki çekimler daha çok hoşuma gidiyor. Ancak İstanbul’da portre fotoğrafçılığı eğitimi de aldığım için kendimi portre fotoğrafçısı gibi de hissediyorum. Ama gerçek anlamda bir doğa fotoğrafçısı olamadım. Makro fotoğrafları severim, çekerim kendimce, makro fotoğraflarım da var ancak tam anlamıyla tam anlamıyla bir doğa fotoğrafçısı değilim. En azından ne olmadığımı söyleyebilirim.

 

*Fotoğrafı kelimelerle anlatmak gerekirse, ne dersiniz?

-Açıkçası burada bir tane bilimsel bir tanımı var, bir tane de çalıntı bir tanım yapacağım. Yüzyılın gözü diye anılan Henri Cartier Bresson’un bir tanımı var, bence harika bir tanım; Gözün, beynin ve yüreğin tek bir hat üzerinde odaklanmasıdır. Çünkü fotoğraf teknik bir şey değildir tek başına. Kişinin kendisi esastır, makine değil. Bilimsel açıdan tanımlamak gerekirse fotos ve grafein’den geliyor. Işıkla çizmek ışıkla yazmak gibi de tanımlıyoruz.

 

*Tek bir kelimeyle anlat desem ne derdiniz?

-Tek kelimeyle “Yaşam” derim. Yaşamın ta kendisidir çünkü.

 

*Fotoğrafta esas olan nedir?

-Benim vurgulamak istediğim şey fotoğrafın teknolojisi. Geçmişten günümüze fark etmez. İnsanlarımızda fotoğraf ekipmanları merakı çok fazla. Biraz önce de dediğim gibi fotoğraf çekiminde esas olan insandır. Ben şunu da yaşadım. Sıfır fotoğraf makinesi almış adam bana getirip bu çekmiyor dediğini biliyorum. Sebep? Sebebi de şu; makinenin ayarlarını otomatikten manüel’e almış. Manüel çekim ayarlarını da bilmediği için makine çekmiyor, diyor. Ayarlarını yapıverdim ve makinesi ona göre düzeldi. Makinede değil kişide bitiyor iş. Gönlünüzde ve beyninizde anlatmak istediğiniz bir fotoğraf karesi varsa makine bir araç.

 

*Fotoğraf merakı olan öğrencilere, çocuklara ve onların ailelerine neler tavsiye edersiniz?

-Çocukların fotoğraf merakı varsa ailelerin kesinlikle çocuklarını desteklemelerini tavsiye ederim. Bu ileride bir meslek sahibi de yapabilir bir hobi olarak da kalabilir. Hobi olarak deyince bazen yanlış anlaşılıyor. Amatör olmak, iyi bir sanat izleyicisi olmak, beraberinde iyi bir fotoğrafçı olmayı da getirir. Amatör fotoğrafçı kötü bir fotoğrafçı demek değildir. Amatör demek sadece bu işi para karşılığı yapmayan demektir. Ama kesinlikle kötü fotoğraf çekecek anlamında değildir. Amatör olup da çok güzel fotoğraflar çekenleri de biliyoruz. Çocuklarda merak varsa kesinlikle destelesinler. Çocukların ilgisini artırmak adına SLR dediğimiz fotoğraf makinelerinden edinmelerinde fayda var. Bunların tripodu ve küçük ekipmanlarıyla başlar ama daha sonra ilgi duyduğu alana yönelik de yeni ekipmanlar edinebilir.

 

*Fotoğraf sanatçılığı maddi açıdan kazandırıyor mu?

-Sanat dallarında uğraşanların pek para kazanamadığı gibi fotoğraf sanatçılığında da para kazanmak neredeyse mümkün değil. Türkiye’de bunun bazı örneklerine baktığımız zaman, para kazananların da iyi fotoğrafçı olduklarından dolayı olmadığını görüyoruz. İyi bir fotoğrafçı olacaksınız orası tamam ama bu iyi fotoğraf satacaksınız anlamına gelmiyor. Bunun için başka özelliklere de ihtiyacınız var.

 

*Popüler olmak gibi mi?

-Aynen öyle. Popüler olmanız gerekir. Mesela Nihat Odabaşı’nın çevresi, Şamdan dergisinin bir zamanlar editörlüğünü yamasından kaynaklanır. Popülerliği de buradan gelir. Tesadüftür ki; Tarkan’ın da asker arkadaşı…

 

*Kaç tane fotoğraf sergisi açtınız?

-Kişisel sergim olarak 10’nu buldu diyebilirim. Karma sergiler de 20’ye yakındır.

 

*Kaç kare fotoğraf çektiniz desem?

-Yüz binlerce fotoğraf çektim derim.

 

*Son alarak çektiğin veya çekemediğin ama unutamadığın bir fotoğraf karesi var mı?

-Türkçe’de bir terim vardır, kaçan balık büyük olur diye. Bu terimin aynısını dünyaca ünlü bir fotoğrafçının sitesinde de rastladım, diyor ki; Benim en iyi fotoğrafım aslında çekemediğim fotoğraftır. Buna dair bir tek anım var. Çok var dersem de yalan olur. İstanbul’da yaşadığım dönemde, Sarıyer’de bir gün işten çıktım, dolmuştan indim evime doğru yürüyorum. Bir tane at arabası… Arabayı çeken beyaz bir at ölmüş ve atı arabaya koymuşlar. Ve arabayı çeken insanlar… Yanımda makine yok, hava kararmak üzere… Bu kareyi çekemediğim için halen unutamam ve içimde kalan bir uhdedir.

 

*Zaman ayırdığınız ve sorularımı yanıtladığınız için teşekkür ederim.

-Ben de size teşekkür ederim. Sizlerin aracılığı ile de yeni yılın tüm insanlığa mutluluk getirmesini dilerim.

Bu haber 1610 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
20.02.2026 İftar Saati
01|Adana18:29
02|Adıyaman18:18
03|Afyonkarahisar18:45
04|Ağrı17:58
05|Amasya18:22
06|Ankara18:35
07|Antalya18:48
08|Artvin18:00
09|Aydın18:57
10|Balıkesir18:55
11|Bilecik18:46
12|Bingöl18:08
13|Bitlis18:03
14|Bolu18:38
15|Burdur18:48
16|Bursa18:50
17|Çanakkale19:00
18|Çankırı18:31
19|Çorum18:27
20|Denizli18:52
21|Diyarbakır18:12
22|Edirne18:57
23|Elazığ18:14
24|Erzincan18:11
25|Erzurum18:04
26|Eskişehir18:44
27|Gaziantep18:22
28|Giresun18:15
29|Gümüşhane18:10
30|Hakkari17:59
31|Hatay18:28
32|Isparta18:47
33|Mersin18:32
34|İstanbul18:49
35|İzmir19:00
36|Kars17:56
37|Kastamonu18:29
38|Kayseri18:27
39|Kırklareli18:55
40|Kırşehir18:31
41|Kocaeli18:46
42|Konya18:38
43|Kütahya18:47
44|Malatya18:17
45|Manisa18:59
46|Kahramanmaraş18:22
47|Mardin18:10
48|Muğla18:56
49|Muş18:05
50|Nevşehir18:31
51|Niğde18:31
52|Ordu18:17
53|Rize18:07
54|Sakarya18:44
55|Samsun18:22
56|Siirt18:05
57|Sinop18:25
58|Sivas18:20
59|Tekirdağ18:54
60|Tokat18:22
61|Trabzon18:11
62|Tunceli18:12
63|Şanlıurfa18:18
64|Uşak18:50
65|Van17:57
66|Yozgat18:29
67|Zonguldak18:36
68|Aksaray18:33
69|Bayburt18:07
70|Karaman18:36
71|Kırıkkale18:33
72|Batman18:09
73|Şırnak18:04
74|Bartın18:33
75|Ardahan17:57
76|Iğdır17:53
77|Yalova18:48
78|Karabük18:33
79|Kilis18:24
80|Osmaniye18:26
81|Düzce18:40
“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.” — Bakara 185.Ayet
Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı