Afyonkarahisar Ahlak Kültür ve Çevre (AKÇEVRE) Derneği’nin, üyesi olduğu Son Peygamber Platformu etkinliği çerçevesinde düzenlediği El-Mübelliğ Mevlid Kandili Programını Özerler Camisinde gerçekleştirildi.
Prof.Dr. Bilal Kemikli’nin konuşmacı olarak katıldığı programda Fatih At, Kuddusi Yücekaya, Fatih Aytekin Kur’an-ı Kerim tilaveti, mevlid-i şerif ve ilahiler ile peygamberimizin doğumunun gönüllerde hissedilmesine çalıştılar.
Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Bilal Kemikli yaptığı El-Mübelliğ temalı konuşmasında “Mübelliğ kelimesinin mesajı olduğu gibi ulaştıran, emanet edilen bilgiyi eğip bükmeden, korkmadan, çekinmeden tebliğ eden anlamına geldiğini ve başta son peygamber Hazret-i Muhammed (sallallahüalayhivesellem) olmak üzere tüm peygamberlerin de bu doğrultuda korkusuz birer tebliğci olduklarını” belirtti.
ELBETTE NAZİK VE LATİFTİLER
Prof.Dr. Kemikli konuşmasında şu noktalara vurgu yaptı; “Peygamberler sadece Allah’tan korkmuşlardır. Cesurdular… Nemrud’un karşısında Hazret-i İbrahim’i, Firavun’un karşısında Hazret-i Musa’yı hatırlayalım. Ya da kavminin zenginlerini ve ileri gelenlerini karşısına alan peygamberimizi düşünelim. Hepsi de korkusuzca davalarının gereğini yani Allah’ın vahyini insanlara iletme görevini gerçekleştirdiler.
Peki, bunu yaparken nasıldılar? Elbette nazik ve latiftiler. Karşılarındaki en zalim de olsa, alaycı da olsa kendi kişiliklerine aykırı bir davranışta bulunmadılar. Mesela şimdi biz acı olan ilaçları bile tatlı ve renkli şekilde sunuyoruz ve içiyoruz. Acıyı bile tatlı sunarken neden tatlıyı tatlı sunmayalım? İşte peygamberler bu sırra vakıf ve pratikte bunu çok rahat kullanan insanlardı.
Ama burada atlanmaması gereken bir nokta var; başta da dediğim gibi, önemli olan emaneti yani Allah’ın kelâmını aktarabilmek, onu tebliğ edebilmek! Kur’an’a dönmeden, onu yeniden hayatımıza sokmadan bir şeyleri tebliğ etmiş sayılmayız. Bu nedenle evlerimiz bir okul olmalı. Her gün bir ayetin, bir hadisin öğrenildiği, ezberlendiği ve de uygulamaya konduğu birer okul olmalı. Ayetlerde peygamberimizin nasihatçi olma özelliği de vurgulanır. Biz hadislerden biliyoruz ki “Din nasihattir!” Nasihat burada samimiyet anlamındadır. Dini ne kadar samimiyetle yaşarsak insanlara tebliğimiz o kadar etkili olur. Öğrendiğimiz bilgileri samimiyetle hayatın içine sokmalıyız.
Bilgi, İslam için çok önemlidir. Şehirli olmayı önemser İslam. Peki bunu nasıl yapacağız? Peygamberin metodu nasılsa öyle! Sohbet halkalarına devam ederek… Şehirli olmanın yolu bu tür sohbetlerden geçer.
Sohbetlerden, Kur’an’dan, hadislerden öğrendiği bilgi ile şehirli olur Müslüman. Huzuru bu şekilde yakalayan bir Müslüman da tebliğ yaparken elbette yumuşak ve latif davranır. Kaba saba davranamayız! Tebliğcinin bu şekilde insanlara bir şeyler anlatması mümkün değildir.
Bu vesile ile ben hepimizi tekrar Kur’an’a, hadis-i şeriflere ve bunların tebliğ vazifesine davet ediyor, gecenizin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.”
PEYGAMBERİMİZ DAVASINA BAĞLIYDI
Prof.Dr.Bilal Kemikli’nin ardından kısa bir konuşma yapan Özerler Cami imamı Fatih Aytekin, peygamberimizin davasına olan bağlılığına dikkat çekti. Fatih Aytekin bunu şu örnekle açıkladı; “Diyelim peygamber efendimiz bir gün evimize çıkageldi. Nasıl davranırız O’na? Herhalde en güzel lokantaya gider, en iyi yemekleri yedirir, sonra pahalı bir mağazaya gidip en güzel kıyafetlerden hediye etmek isteriz. Ama Mekke’nin zenginleri peygamberimize bundan daha fazlasını teklif ettiler. Makam, para, kadın… O hepsini elinin tersiyle iterek, “Hayır, bir elime güneşi diğerine ay’ı verseniz vallahi davamdan vazgeçmem!” dedi. Demek ki bizim de peygamberimize sunacağımız en büyük hediye O’nun bu davasına olan çabamız, alınterimiz olmalı. İnsanlara acaba İslam’ı, Kur’an’ı, peygamber ahlakını ne kadar anlatabildik? Bunun derdinde olmalıyız.”
Girişte ve çıkışta çeşitli ikram ve hediyelerin dağıtıldığı El-Mübelliğ Mevlid Kandili Programı Afyonkarahisar İl Vaizi İsmail Hocaefendinin yaptığı dua ile sona erdi.



YORUMLAR