Türkiye ile Yunanistan hükümetleri arasında 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Lozan Mübadele Antlaşması çerçevesinde 2 ülke sınırları içinde yaşayan yaklaşık 2 milyon Müslüman ve Hristiyan halk göçe zorlandı
Türkiye ile Yunanistan hükümetleri arasında 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Lozan Mübadele Antlaşması çerçevesinde 2 ülke sınırları içinde yaşayan yaklaşık 2 milyon Müslüman ve Hristiyan halkın göçüne sahne olan tarihi olay, mübadillerin çocuk ve torunları tarafından büyüklerinin anlattığı kadarıyla hala hafızalarda tutuluyor.
Türk-Yunan nüfus mübadelesi döneminde doğdukları topraklardan göçe zorlanan mübadillerin çocukları ve torunları, mübadelenin 89’uncu yıl dönümünde o günleri hüzünle anıyor. Onlardan birisi olan Emekli eğitimci Firdevs Tunçay, ailesinin hayatında izler bırakan Mübadele dönemini “Kalbim Rumeli’de kaldı” isimli kitabında anlattı.
MÜBADİLLERE SINIR KAPILARI 50 YIL KAPALI KALDI
Kitabında, ”Bir gün sizi; doğup büyüdüğünüz, havasıyla suyuyla yoğrulduğunuz memleketinizden, atalarınızın asırlar boyu yaşadığı topraklardan, çocukluk sevinçlerini ve gençlik heyecanlarını yaşadığınız yerlerden koparıp hiç tanımadığınız bir yere gönderseler neler hissedersiniz? Hiç düşündünüz mü?” sorusunu soran emekli Eğitimci Firdevs Tunçay, bugün birçoğumuzun hiç bilmediği ‘bir ayrılık şarkısı’ olarak hatıralarda derin izler yapan bu büyük göçü şöyle anlatıyor:
”Mübadele rüzgarı, ata yadigarı topraklarda ‘Son Müslümanlar’ gemilere bindirilip gittikten sonra durmuştu ancak dönüşü olmayan bu yolculukta, binlerce kişi yerini yurdunu, evini barkını, bağını bahçesini zorunlu olarak terk etti. Anılarını, geleneklerini, göreneklerini yüreklerinde saklayıp getirdiler, yaşatmak için! Bahçelerinden kopardıkları sardunyalar umut oldu onlara! Sınır kapıları 50 yıl kapalı kaldı mübadillere. Geldikleri köyleri, kentleri bir daha göremeyen mübadillerin çoğu hasret içinde bu dünyadan ayrıldı. Onlardan geriye bir avuç maziyle bir dal sardunya kaldı.”
NE ZAMAN MÜBADELE SÖZCÜĞÜNÜ DUYSAM İÇİM SIZLAR
Mübadeleyi anlatan Firdevs Tunçay, şöyle devam ediyor:
”Ne zaman Mübadele sözcüğünü duysam içim sızlar. Mübadele’nin acısını çekmiş, yoksunluklarına katlanmış mübadil bir ailenin çocuğuyum çünkü Rumeli asıllıdır ailem. Selanik bölgesinin şirin bir liman kenti Kavala’da nesiller boyu yaşayan anne tarafım, 1924’te mübadele yoluyla Türkiye’ye göçmek zorunda kaldı. İzmir’in ilçesi Ödemiş’e yerleştirildiler. İnsanların zorunluluklar sonucu doğup büyüdükleri yerlerden göç etmeleri, yaşamlarında tamiri mümkün olmayan hasarlara yol açıyor. Ben, bu duruma ailemin ve aile büyüklerimin yaşantılarında tanık oldum. Onlar, geldikleri yerlerden ‘memleket’ diye söz ederlerdi ve memleket özlemi yüreklerinde, sönmez bir ateş gibi için için yanardı.”
AİLELER PARÇALANDI
Tunçay, kendi ailesinin de mübadil olduğunu anlatarak şöyle devam ediyor:
”Mübadele dışı bırakılan Batı Trakya’nın İskeçe şehrinde yüzyıllardır yaşayan baba tarafım 1927’de, Yunan Hükümeti’nin baskısından ve çetelerin mezaliminden kurtulabilmek için her şeylerini geride bırakıp canları pahasına kaçarak anavatana geldiler. İki katlı taş konakları, kapıda bekleyen siyah Ford arabaları, faytonları boynu bükük kaldı. Anavatana ayak bastıklarında eğilip toprağı saygıyla öptüler. Zahmetli günlerden sonra, Küçük Menderes Ovası’nda İzmir’in Ödemiş ilçesine yerleştiler. Geldikleri yerleri hep özlemle andılar. Mübadillerin çektiği acıları onlar da yaşadılar. Varlıklı bir hayattan sonra, Ödemiş’te iki göz odalı kira evlerinde geçti ömürleri. Ne dram değil mi?”
”Güzel İzmir’imiz, İstanbul gibi önemli bir mübadil kenttir. Kentimizin geçmişini tanımak, tarihimizin bu döneminde yaşanılan acıları düşünerek yaşadığımız günün kıymetini bilmek adına bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim” diyen Tunçay, bununla da yetinmemiş ve acı dolu hatıraların unutulup gitmemesi için ‘Kalbim Rumeli’de Kaldı’ adını verdiği bir kitap yazmış. O kitap, Mübadele’nin 91. yılında ikinci baskıya hazırlanıyor.

YORUMLAR