UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne kabul edilen Dağlık Frigya Bölgesi, tatilde, tarih turizmi için en ideal gezi alanlarından birisi. Afyon, Eskişehir ve Kütahya arasındaki bölge, Frig uygarlığının dini ritüellerine ve sosyal hayatına ilişkin izler barındırması nedeniyle evrensel değer taşıyor
Kütahya-Eskişehir-Afyonkarahisar illerini kapsayan Frigya Vadileri olarak bilinen Dağlık Frigya Bölgesi, bayram tatilinde seyahat rotalarına dahil edilmesi gereken bir bölge. 2015 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne kabul edilen Dağlık Frigya Bölgesi, tarihle iç içe olmak isteyenlerin özellikle günübirlik yürüyüş ve kamp türü konaklamaları için çok uygun alt yapı sağlıyor.
Balkanlar’dan gelip Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes'in yukarı çığırları arasında kalan bölgeye yerleşen Frigler, M.Ö. 12. - M.Ö 7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu'nun batısına egemen oldular. Frigler önce Sakarya Irmağı çevresine, ardından batıda Gediz ve Büyük Menderes’in yukarı vadileri ile doğuda Kızılırmak ve Tuz Gölü yöresine yerleştiler. Friglerin bir bölümüBurdur Gölü, Erciyes Yaylası ve Yeşilırmak vadisine kadar ilerlediler.
Midas, Ayazini, Aslantaş, Yazılıkaya, Gordion, Pazarlı, Alişar Höyüğü, Alacahöyük ve Boğazköy'de yaşayan Frigler, Hitit uygarlığından etkilendiler ve kendileri de güçlü bir uygarlık yarattılar. Frig sanatı, Hititlerin yanı sıra Urartu, Asur ve Eski Ege uygarlıkları sanatının da izlerini taşır. Frigler, kaya anıtları çeşitli insan ve hayvan motifleriyle bezediler. Tanrıça Kibele için yaptıkları tapınakların duvarlarını, pişmiş topraktan levhalarla süslediler.
EVRENSEL DEĞER TAŞIYOR
Günümüzde Eskişehir, Kütahya ve Afyon il sınırları içerisinde kalan bölgeye yayılmış olan ve Frigya medeniyetinden izler taşıyan tarihi kalıntıları ve antik eserleri bünyesinde barındıran bölgeye Frig Vadileri denir. kulturvarliklari.gov.tr adlı internet sitesinde, frigya bölgesi şöyle tanıtılıyor: “Günümüzde Kütahya, Afyon ve Eskişehir il sınırlarına yayılan Dağlık Frigya Bölgesi, derin vadiler tarafından şekillenen dağlık bir alan olup, kolayca işlenebilen volkanik tüflerden oluşan bir jeolojik yapıya sahiptir. Bu doğal yapı kayanın oyularak inşa edildiği özgün bir mimarinin ortaya çıkmasına neden olmuş ve bu mimari kendinden sonra gelen birçok medeniyet tarafından uygulanmıştır.
Frig dönemi kaya anıtlarının ortak özellikleri; bezemelerindeki ve süslemelerindeki zenginlik, mimariye tanıştırılan üçgen alınlık ve içerisinde Ana Tanrıça heykeli bulunan kaya nişleridir. Ana Tanrıça adına inşa edilmiş olmaları nedeniyle de Anadolu’daki benzerlerinden ayrılmaktadır. Frig dönemi kaya anıtlarının en özgün örneklerinin yoğun bir şekilde yer aldığı Dağlık Frigya Bölgesi, Frig uygarlığının dini ritüellerine ve sosyal hayatına ilişkin izler barındırması nedeniyle evrensel değer taşımaktadır.”●Kurtuluş



YORUMLAR