Aman Bakan duymasın…
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun çevresindekiler hakkında daha önceki köşe yazılarımda biraz da olsa değinmiştim.
Aradan geçen zaman içerisinde yeniden değinmek gerekti…
Gazetiniz Kurtuluş’ta da yer alan bir haberi hatırlatmak istiyorum: Bakan Eroğlu, belediye başkanlarına alt yapı konusunda uyardı; “Tekrar tekrar sokakların kazılmasına vatandaşın büyük tepkisi var. Bazı yerlerde seçimleri kazılan yollar yüzünden kaybettik”
Daha yeni bir haber diyebiliriz. Üzerinden yıllar falan da geçmedi hani…
Bu sözlerin ardından OEDAŞ tarafından kazılan yolların bir kısme apar topar asfaltlanarak, kapatıldı.
Neden? Bakan’a kapattık demek için…
İyi güzel hoş da diğerkapatılmayan onca sokak ve cadde nolacak peki…
Kış kapıda, yağışlar geldi. O kazılan yerlerden evlere kadar sızacak suların önüne kim geçecek?
Yada daha farklı bir deyişle, bunların sorumlusu kim olacak?
Siz siz olun aman bunları bakan duymasın!
Şunun şurasında seçime ne kaldı…?
***
RTÜK üyeleri Süleyman Demirkan, İsmet Demirdöğen ve Ersin Öngel, YSK’ya başvurarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TV’lerde yaptığı konuşmaların da YSK yasakları kapsamına alınmasını istemiş. Eyvah eyvah… Biraz geç kalmışlar. Bunun kararı 1 Kasım seçimlerinden sonra çıkar.
***
Haydaaa…
Özellikle çocuklarımızın çok sevdiği salam, sosis, sucuk gibi ürünleri tüketenlere üzücü bir haber geldi.
İşlenmiş et tüketimiyle ilgili sağlık riski uyarısı yapan Dünya Sağlık Örgütü; salam, sosis, sucuk, jambon, pastırma gibi işlenmiş etlerin, sigara ve asbest gibi kansere yol açma ihtimali olduğunu açıkladı. Sosis ve jambon gibi yiyecekleri “1. sınıf kanser riski oluşturan ürünler” listesine taşıyan örgüt, söz konusu ürünlerin kanserle bağlantısı olduğunun yeterli kanıtına ulaştıklarını açıkladı.
Haydaaa… ne yiyecek kardeşim bu millet?
***
Herkesler bizi seviyor oleeyy…
1 Kasım Genel Seçimlerine az bir süre kala milletvekili adaylarından gelen mailler arttı. Her partinin her adayın ardında bir fotoğraf çeken ve o adayın söylediklerini yazanlar.
Hepsinin ortak bir noktası var; “Adayımız yoğun ilgiyle karşılandı.” “Adayımıza sevgi seli.” “Adayımız vatandaşla kucaklaştı.”
Bunlar güzel şeyler değil mi?
Hani dünkü köşemizde de yazdım ya… Seçim öncesi adaylar ile vatandaşlar nişanlı gibidir. Her türlü güzel sözü duyarsınız diye…
Bu seçimlerde saha çalışması yapmadım. Yapmayacağım da.
Bundan önceki seçimlerde yerel ve genel olmak üzere köy köy, kasaba kasaba, ilçe ilçe dolaştım ve vatandaşlarla birebir konuştum. Vatandaşlarımızın içinden gelen konuşmaları duymak güzel ve bir o kadar da düşündürücü.
O samimi konuşmaları umut ediyorum ki bu milletvekili adayları da duysun. Ama gerçekten duysun.
O vatandaşlarımız o milletvekili adaylara gerçekleri anlatır.
Duyarlar mı bilmem. Biz yine de anlatalım…
***
Fazla kasılmayın biraz da gülümse…
Adamın biri pejo marka bir minibüs alır. Sonraki gün yolcuya çıkar minibüs tıklım tıklım, tutar kasabanın yolunu, minibüs gittikçe hızlanır.
Yolculardan biri “kaptan yavaş bir yere çarpacaz” der
Şoför, “sen pejo’yu biliyon mu” der.
Yolcu “hayır” der.
Şoför “o zaman susacan” der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya devam eder başka bir yolcu daha seslenir;
-Oğlum ben hastayım, biraz yavaş…
Şoför yine sorar “sen pejo’yu biliyon mu?”
Amca ne bilsin “hayır” der.
O zaman susacan, der.
Şoför, bu kez bir kadın seslenir, “hamileyim lütfen biraz yavaş çocuğumu düşürcem…”
Şoför yine sorar, “sen pejoyu biliyon mu?”
Kadın “yok” der. Şoför yine aynı cevabı verir.
Arkadan kızgın bi ses tonuyla bi genç seslenir “yavaş git kardeşim öldürcen bizi…”
Şoför yine sorar “sen pejo’yu biliyon mu?”
Genç, “biliyorum lan ne olacak?” der.
Şoför: O zaman çabuk söyle bunun freni nerdeee?



YORUMLAR