AFSÜ Tıp Fakültesi Öğrencisi Akif Demir : Hat sanatı bizim için bütünün parçası, medeniyetin inşasıdır

AFSÜ Tıp Fakültesi Öğrencisi Akif Demir : Hat sanatı bizim için bütünün parçası, medeniyetin inşasıdır

AFSÜ Tıp Fakültesi Öğrencisi Akif Demir : Hat sanatı bizim için bütünün parçası, medeniyetin inşasıdır
18 Mart 2021 - 13:17


 
 
Öğrencilerimiz, bir yandan akademik sorumluluklarını yerine getirirken bir yandan da özel ilgi ve yetenekleri doğrultusunda farklı alanlarda çalışmalar yürütüyor. Onlardan biri de hat sanatıyla ilgilenen, AFSÜ Tıp Fakültesi 5. Sınıf öğrencisi Akif Demir. Eskişehir’de yaşayan Demir, sanata yönelmesinin sebeplerine, hat öğrenmek için alınması gereken eğitimin özelliklerine ve bir hekim adayı olarak okulu ile sanat eğitimi arasında nasıl bir denge kurduğuna ilişkin sorularımızı cevaplandırdı.
 
Hat sanatıyla ilgilenmeye ne zaman ve nasıl başladınız? Sizi bu alana yönelten sebepler nelerdi?
Kendimi bildim bileli hat levhaları, cami yazıları, çeşme ve mezar kitabeleri ilgimi çekerdi. Ancak bu ilgi, bilgiden yoksun, yalnızca merak şeklindeydi. Daha sonra, birkaç yıldır İslam düşüncesi ve medeniyet tasavvuru ile ilgili yaptığım okumalarla beraber bu ilgi, somut bir anlam kazanmaya başladı.
 
Hat sanatını bir evin penceresi, musikiyi bir kapı, Süleymaniye’yi bir avize, el-Hamra’yı halı olarak tasvir edersek; pencere söküldüğünde, kapı bozulduğunda, avize düştüğünde bütün bir ev idrakine sahip kişi için durum hemen fark edilecektir. Bu bütünlük fikrine sahip kişi için Yeni Camii’nin çalınan çinisi de Kapalıçarşı’nın duvarına çivilenen bir mağaza afişi de yurtdışına kaçırılan bir yazma eser de önem ifade edecektir.
 
Medeniyetimiz ile ilgili “Bütünlük ve Süreklilik” fikrine sahip biri için Dede Efendi, Tanburi Cemil Bey neyse, Âşık Veysel de odur. Afyonkarahisarlı meşhur hattatımız Ahmet Karahisarî neyse Arapların Galen’i olarak bilinen Hekim Ebubekir er-Razi de odur. İbn-i Haldun neyse Kâtip Çelebi de astronom Takiyyüddin de odur.
 
Sonuç olarak hat sanatı benim için müzayedelerde para eden, evlerde asılı duran levhalardan çok daha öte bir anlam ifade ediyor. Çünkü İslam, bir yazı medeniyetidir. Hat sanatı bizim için bütünün parçası, medeniyetin inşasıdır. Ayasofya’daki Kazasker Mustafa İzzet’in yazıları kadar Bursa Ulu Camii ve hatta mahallemizdeki harabe çeşmenin kitabesi de benim için önemlidir. Bu düşüncelerle, pandemi sürecini de fırsat görüp Hattat Emre Özdemir Hocamın yanına gittim. O da sağ olsun beni talebeliğe kabul etti. Henüz yolun başında olduğum hüsn-i hat serencamım, bu şekilde başlamış oldu.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum