Adını Siz Koyun

Adını Siz Koyun   Sanırım 1955-56 yılları falandı. Çobanlar’da kalıyoruz, annem ebe, babam ise Belediye Muhasibi… İlkokul 1’nci sınıfa gidiyorum. Çok eski ve tarihi bir İlkokulumuz ve ...

Adını Siz Koyun

Adını Siz Koyun   Sanırım 1955-56 yılları falandı. Çobanlar’da kalıyoruz, annem ebe, babam ise Belediye Muhasibi… İlkokul 1’nci sınıfa gidiyorum. Çok eski ve tarihi bir İlkokulumuz ve ...

Adını Siz Koyun
28 Ekim 2015 - 15:05

Adını Siz Koyun

 

Sanırım 1955-56 yılları falandı. Çobanlar’da kalıyoruz, annem ebe, babam ise Belediye Muhasibi… İlkokul 1’nci sınıfa gidiyorum. Çok eski ve tarihi bir İlkokulumuz ve 3 tane de öğretmenimiz var… Yokluk yılları… Öğrencilerin sabahleyin okula giderken koltuklarının altına sıkıştırdıkları bir büyük odun parçası veya tezek ile geliyorlar. Isınma işi bu şekilde çözümleniyor. Evlerimizden getirdiğimiz odun ve tezek ile sınıflarımızı ısıtıyoruz. Tüm olumsuzluklara rağmen öğrenciler de üst düzeyde bir okuma, öğrenme arzusu ve gayreti var… Birçok arkadaşımızın üzerinde giysisi, ayakkabısı yok.

O yıllarda Marşal yardımı denilen bir Amerikan yardımı vardı. Arkadaşlarımız bu yardımlardan çok istifade ediyorlardı. Bu yardımın ağırlığı giyim eşyası ve süt tozu idi. Şimdilerde düşündüğüm zaman üzülüyorum. O yardım adı altında dağıtılan giysiler Amerikalıların ya çok az giydiği veya giymedikleri ceket, pantolon vs. idi. Bu yardımlar okullarda dağıtılırdı. Her şeye rağmen bu yardım malzemeleri kapanın elinde kalırdı. Bir hayvancılık merkezi olan Çobanlar’da süt tozu ise evlerin olmazsa olmazı idi. Ayrıca okullarda öğrencilere de kaynatılıp veriliyordu.

 

***

Yine o yıllarda elektrik yok. Lüküs ve gaz lambası en kıymetli aydınlatma aracı idi. Bunlar da herkeste yoktu. İnsanların bir bölümü koni şeklinde ufak bir tenekeye konulan yanmış yağın fitil vasıtasıyla yakılması sonucu aydınlanıyorlardı. Adı yağ kandili idi…! Mum’u bile bulmak bir meseleydi.

Koskoca Çobanlar’da o yıllarda 2 veya 3 adet radyo vardı ve bir tanesi bizde idi. Pil ve batarya ile çalışan radyomuz çok büyüktü. Ülkemizde olup bitenleri duyuran tek ulaşım ve iletişim aracı Radyo idi. Akşamları yakın konu komşu Ajans (Haber) dinlemek için bize gelirdi. Gazete ise çıktığının bir gün sonrası Afyon’a, ertesi gün yani 3’ncü gün bize ulaşırdı.

Yine bir akşam üzeri babam gazete okuyordu ve anneme seslendi; “Hanım birkaç yıl sonra şu haberi okuyan bayan spikeri de radyonun içinde göreceğiz” dedi. Rahmetli annem “öyle şey mi olur, koskoca kadın bu radyoya sığar mı..?” diye cevap verdi. Meğer babam Amerika’da kullanılan Televizyon’dan bahsediyormuş. Tabi bunu yıllar sonra idrak ettik. Babam TV’yi konu ettiğinde yıl 1955 idi. Türkiye’ye ilk giren siyah beyaz televizyon kullanım tarihi 1976 idi. Yani tam 21 yıl sonra TV ile tanıştık.

 

***

Demek ki Amerika bizden 20-25 yıl evvel TV’yi kullanıyormuş. Bundan da anlaşılacağı üzere biz ülke olarak teknolojiyi en az çeyrek asır arkadan takip ediyoruz.

Birçoğumuz çok iyi hatırlar. İlk siyah beyaz TV hayatımıza girdiğinde TV’si olmayan aileler akşamları TV’si olan ailelere gider sinema seyreder gibi TV seyrederdi. Taaaki rahmetli Güneş Tecelli’nin saat 24.00’de okuduğu son haber olan “Güne bakış”a kadar. Haberlerden sonra herkes evine gider, dolayısı ile de misafirlik biterdi.

O yıllardan bu yıllara TV, telefon gibi iletişim araçlarında muazzam teknolojik değişimler ve gelişmeler oldu… Renkli TV’ler, mobil telefonlar (Cep telefonu) gibi. Cep telefonları başlı başına bir çığır açtı diyebiliriz. Bu telefonlarda anormal bir teknoloji değişimi gözlendi. Diyebilirim ki şu anda bile gençler arasında bir telefon çılgınlığı yaşanıyor…! O denli teknolojik telefonlar üretildi ki adı “akıllı telefon” olarak anılmaya başlandı.

 

 

***

Özellikle genç kızlarımızın ellerinde fiyatı 3-4 bin lira olan “akıllı” telefonlar var. Yine özellikle kızlarımızın yürürken, iş görürken ellerinden telefonla da görüştüklerini görmek mümkün. Sadece telefon bağımlılığı yüzünden işinden olan insanlar var. Özellikle genç kızlarımız telefon ile yatıp telefon ile kalkıyorlar. Yürürken, dolaşırken şöyle bir etrafınıza göz atın genç kız ve erkeklerin ellerinde telefon ile yürürken konuştuklarını insanlara çarptıklarını görürsünüz. Sırf bu yüzden eleman alımında telefonsuzluğu şart koşan işverenler var.

Geçenlerde bir gazetede gördüm. G. Antep’te bir işyeri sahibi kapısına astığı eleman alımı ilanında aynen şöyle diyordu; “Telefon bağımlılığı olmayan bayan eleman alınacaktır”…!

Telefon tutkusu demek ki ülkemizin her yerinde aynı. İşverenler bile eleman alımında telefonsuzluğu şart olarak koşuyorlar.

Peki bunun adı nedir…? Teknolojik görgüsüzlük mü, yoksa geç yakalanan teknoloji özgürlüğü mü…? Adını siz koyun…

Bu haber 390 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
20.02.2026 İftar Saati
01|Adana—18:29
02|Adıyaman—18:18
03|Afyonkarahisar—18:45
04|Ağrı—17:58
05|Amasya—18:22
06|Ankara—18:35
07|Antalya—18:48
08|Artvin—18:00
09|Aydın—18:57
10|Balıkesir—18:55
11|Bilecik—18:46
12|Bingöl—18:08
13|Bitlis—18:03
14|Bolu—18:38
15|Burdur—18:48
16|Bursa—18:50
17|Çanakkale—19:00
18|Çankırı—18:31
19|Çorum—18:27
20|Denizli—18:52
21|Diyarbakır—18:12
22|Edirne—18:57
23|Elazığ—18:14
24|Erzincan—18:11
25|Erzurum—18:04
26|Eskişehir—18:44
27|Gaziantep—18:22
28|Giresun—18:15
29|Gümüşhane—18:10
30|Hakkari—17:59
31|Hatay—18:28
32|Isparta—18:47
33|Mersin—18:32
34|İstanbul—18:49
35|İzmir—19:00
36|Kars—17:56
37|Kastamonu—18:29
38|Kayseri—18:27
39|Kırklareli—18:55
40|Kırşehir—18:31
41|Kocaeli—18:46
42|Konya—18:38
43|Kütahya—18:47
44|Malatya—18:17
45|Manisa—18:59
46|Kahramanmaraş—18:22
47|Mardin—18:10
48|Muğla—18:56
49|Muş—18:05
50|Nevşehir—18:31
51|Niğde—18:31
52|Ordu—18:17
53|Rize—18:07
54|Sakarya—18:44
55|Samsun—18:22
56|Siirt—18:05
57|Sinop—18:25
58|Sivas—18:20
59|Tekirdağ—18:54
60|Tokat—18:22
61|Trabzon—18:11
62|Tunceli—18:12
63|Şanlıurfa—18:18
64|Uşak—18:50
65|Van—17:57
66|Yozgat—18:29
67|Zonguldak—18:36
68|Aksaray—18:33
69|Bayburt—18:07
70|Karaman—18:36
71|Kırıkkale—18:33
72|Batman—18:09
73|Şırnak—18:04
74|Bartın—18:33
75|Ardahan—17:57
76|Iğdır—17:53
77|Yalova—18:48
78|Karabük—18:33
79|Kilis—18:24
80|Osmaniye—18:26
81|Düzce—18:40
“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.” — Bakara 185.Ayet
Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı