AYRINTILARDAKİ A.KADİR KONAK
Afyonkarahisar’ın en büyük sivil toplum örgütü liderini bu hafta sayfamızda konuk ediyoruz. Dile kolay, bahsettiğimiz teşkilatın üye sayısı 22 bin olunca bu ifadeyi kullanmak durumunda kalıyoruz.
Afyonkarahisar Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı A.Kadir Konak ile makam odasında 1.5 saat olarak planladığımız röportajı yaklaşık 2.5 saatte tamamlayabildik. Daha fazla konulara röportajda yer verelim düşüncesiyle, birlikte yediğimiz öğle yemeğini bile ışık hızı ile yedik.
Bu arada, önceden belirlemiş oldukları programa, A.Kadir Konak Başkanı bir saat geç göndermek durumunda kaldığım için, başkanın değerli eşinden bu satırlar aracılığı ile özür diliyor ve saygılarımı arz ediyorum.
A.Kadir Konak, çok önem verdiği ve hayatının önemli etkenlerinden birisi olarak nitelendirdiği bu teşkilata, 1983 yılında girmiş ve her kademesinde görev alarak bu günlere gelmiş bir başkan. Bana göre, A.Kadir Konak, bu teşkilatın temel yapısında var olan Ahilik Kültürünü sonuna kadar özümsemiş ve o kültürün vermiş olduğu dolulukla teşkilatını yönetme başarısına sahip olmuş bir insan.
Gelelim, A.Kadir Konak röportajında asıl dikkat etmeniz gereken ayrıntıya. Bilindiği üzere, kurumsal yapıyla yönetilen orta ve büyük ölçekli işletmeler sayısında Afyonkarahisar çok gerilerde olan bir şehir. Bu bağlamda, bir ESOB Başkanının, yani Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanının üyelerine, kurumsal düşünün, ona göre kendinizi yenileyin, ancak bu şartlarda ayakta kalacaksınız mesajını net vermesi, bu röportajda dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntıdır bana göre.
Bizler kurumsallaşma benzeri çağrıları, ATSO ya bağlı üyeler ve Organize Sanayi Bölgesinde hizmet veren fabrikalar için yıllarca söyledik ve her zeminde söylemeye devam ediyoruz. Bugün bu sayfada, bu çağrının esnaf ve sanatkarlar açısından özellikle kendi başkanları tarafından söylenmesi çok ama çok önemlidir. Bir başka önemli başarı ise, Afyonkarahisar ESOB Başkanlığının kurumsal yapıda hizmete sunduğu teknolojik alt yapı yatırımları ve eğitim projeleridir. Bu ve diğer konuların ayrıntılarını az sonra röportajın içerisinde fazlası ile bulacaksınız.
Bireysel olarak bir iki konu hakkında görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Bilindiği üzere, şehrimizin yöneticileri yakın zamanda İzlanda’ya jeotermal kaynaklar ile ilgili önemli ziyaretler gerçekleştirdi. İzlanda jeotermal kaynaktan, hidroelektrik enerjisi üretebilen bir ülke. Hidroelektrik baraj yapımı konusunda, Devletimizin en önemli kurumu ve bu kurumun Bakanı Sayın Veysel Eroğlu ise şehrimizin en güzel şansı. Bu noktada, Sayın Bakanımıza bu fikir sorulmalı ve değerli görüşleri alınmalı diye düşünüyorum.
Ayrıca, İzlanda’da bulunan “Mavi Göl”de, arsa verirlerse, otel yaparız diyen Afyonkarahisar’lı iş adamlarımıza bir mesajım var.
İlimizde hizmet veren, 8 adet beş yıldızlı otelin, sadece 3 tanesi Afyonkarahisar’lı ailelerimize ait. İlla otel yapacağız, para var diyorsanız, bence bu hak öncelikli olarak, İzlanda’da “Mavi Göl”ün değil, Türkiye’de “Cumhuriyetin Kazanıldığı Topraklar”ın HAKKIDIR.
BİZİM SORDUKLARIMIZ
Murat Akarçay: Sizi kısaca tanıyabilir miyiz ?
A.Kadir Konak: 1962 yılında Eskişehir’de dünyaya geldim. 1983 yılında Afyonkarahisar Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği bünyesinde göreve başladım. 2010 yılında yapılan seçimler neticesinde Birlik Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildim. Evliyim ve Allah bağışlasın 3 evladım bulunmakta.
M.A: Afyonkarahisar Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği hakkında bilgi alabilir miyiz?
A.K: Odalar Birliğimize, Afyonkarahisar genelinde 37 meslek odamız bağlı olup, teşkilat üye sayımız 22 bin civarındadır. Afyonkarahisar Birliğimiz varlıklarıyla Türkiye’nin ilk 10 birliği arasında olup, çalışan sayımız ile de Ülkemizin en önemli Birliklerinden birisi konumundadır.
M.A: 22 bin üye sayısı bu şehirde en büyük sivil toplum örgütü olmak demektir. Bu oldukça büyük bir güç. Milletvekili olayım deseniz üyeler yeter diye düşünüyorum. (Gülüşmeler)
A.K: (Gülerek) Ben zaten 22 bin üyemizin bu birlik çatısındaki vekiliyim. Önemli olan layık olmak ve hizmet etmek. Evet, bu rakam seninde belirttiğin gibi en büyük sivil toplum örgütü olma anlamını taşıyor. Bizim vazifemiz esnaf ve sanatkarımıza daha fazla neler kazandırabiliriz mücadelesi.
M.A: Birliğinizin size göre en önemli vasıfları nelerdir ?
A.K: İnovasyon olarak adlandırdığımız yenilikçiliğe açık yönümüz en önemli vasfımız. Aynı zamanda, biz teknolojik alt yapıyı kullanmayı çok seven bir birliğiz. Önemli olan hizmet etmek demiştik biraz önce hatırlarsan. Örnek veriyorum, Dazkırı İlçesinde bir işyeri açılışı yapıldığında, esnafımız Dazkırı Odamıza başvuruyor, sicil işlemleri elektronik ortamda birliğimize iletiliyor ve yine elektronik ortamda işyeri açılışı gerçekleşiyor. Bu sistem Türkiye’de Aydın ve Afyonkarahisar’da bulunuyor. Bir başka önemli vasfımız ise üyelerden aldığımız aidat ücretlerini bu zamana kadar sürekli yatırıma dönüştürmemiz ve hoyratça harcamamış olmamızdır.
M.A: Göreve geldiğinizden bu güne, sizi en çok mutlu eden gelişim ne olmuştur Odalar Birliğinizde ?
A.K: Güzel bir soru teşekkür ediyorum. 2010 yılına kadar esnaf teşkilatında büyük çekişmeler ve kavgalar vardı. Kısaca, kısır çekişmeler içerisinde, o şunun adamı, bunun adamı şu gibi etik dışı yaklaşımlar mevcuttu. 2010 yılında bizlerin yönetime gelmesi ile bu kısır çekişmelere son verildi. Herkes bu teşkilatta birbirinin arkadaşı, dostu ve meslektaşıdır zihniyeti oluşturuldu. Bizler, oluşan bu yaklaşımla 3 yıldır her şeyi şeffaf olarak tartışıyor ve yönetim kurulumuzda tüm kararları oy çokluğu ile değil, oy birliği ile alıyoruz. Afyonkarahisar’ın en büyük sivil toplum örgütü olma misyonu da zaten bunu gerektiriyor diye düşünüyorum.
M.A: Birlik bünyesinde bu zamana kadar yaptığınız önemli hizmetler nelerdir ?
A.K: Esnafımızın ihtiyacı olan her türlü bilgi,belge,kayıt ve sicil işlemlerini elektronik ortamda yapılmasının alt yapısını hazırladık ve hizmete sunduk. Ayrıca, AB fonlarından 250 bin Euro’nun üzerinde bir fonu eğitim projelerimiz için birliğimize sağladık.
AB fonlarını biraz daha ayrıntılı açar mısınız bizlere ?
A.K:İlk aklıma gelenleri paylaşayım sizinle. Sandıklı Esnaf Odamız ve Birliğimizin ortak projesi ile 24 gencimizi 11 hafta süre ile Avrupa ya gönderip “Yeni Yalıtım Teknolojileri” konusunda eğitim aldırdık. Yine bir başka projemiz olan “Yenilebilir Enerjinin Etkin Kullanımı” ile ilgili 24 kişiyi Avrupa ya göndererek 3 ile 5 hafta arasında eğitim aldırıp, İlimizde uygulamasını sağlatacağız. İscehisar Esnaf Odamız ile birlikte yürüttüğümüz “Atık Atık Değildir” konulu projemiz ile mermer atıklarının katma değere dönüştürülmesine yönelik önemli çalışmalarda bulunduk. Yine aynı Odamız aracılığı ile “Babamın Mesleğini Seviyorum Ama” konulu bir projeyi de başarı ile tamamladık. Bolvadin Esnaf Odası’ nın projesi kapsamında ağaç ürünlerini ve teknolojilerini yakından görmek üzere, ağaç ürünleri esnaflarını ve odamız yöneticilerini Finlandiya ya gönderdik.
M.A: Bahsettiğiniz bu projelerde eğitim alacak kişileri nasıl belirliyorsunuz ?
A.K:Öncelikli olarak ilan ediyoruz. Gelen başvuruları değerlendirdikten sonra mülakat yapıyoruz. Mülakatları üniversite hocalarımızdan, kamu kurumlarımızdan, milli eğitim müdürlüğümüzden ve bizden oluşan temsilcilerin bulunduğu bir komisyon ile birlikte yapıyoruz.
M.A:Eğitime göndermiş olduğunuz kişiler dönüşte nasıl katkılar sağlıyorlar. Hayatlarında neler değişiyor ?
A.K: Örnek vereyim.Yalıtım teknolojileri projemize katılan gençlerden 3 tanesi kendi işletmelerini açma fırsatı yakaladılar. Şu anda binalarda mantolama işleri yapıyorlar.
M.A:AB Fonları kapsamında yürütülen projeler devam ediyor mu ?
A.K: Evet, devam ediyor. Ayrıca yeni proje üretimi konusunda teşkilatımız personelimizi teşvik ediyoruz. Projelerinin kabul edilmesi durumunda kendilerini ödüllendiriyoruz.
M.A: Birlik üyesi olmayan kişilerin projeleri değerlendirmeye alınıyor mu peki ?
A.K: Birlik üyesi olmayan kişilerin projeleri de kabul ediliyor. Ayrıca projenin yazımı konusunda birlik proje koordinatörlüğümüz tarafından destek veriliyor.
M.A: Ayrıca verdiğiniz eğitimlerden bahsettiniz. Bu eğitimlerden elde edilen verim nedir ?
A.K: Geçtiğimiz 3 yılda Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği olarak, İşkur ve Kosgeb ile birlikte yürüttüğümüz eğitimler kapsamında 142 kişiye girişimcilik eğitimi verdik. 2013 yılında 200 kişiye girişimcilik eğitimi vermeyi planlıyoruz. Vermiş olduğumuz bu eğitimden sertifika alan girişimcilerimiz 30 bin TL hibe desteği ve 70 bin TL faizsiz kredi desteği almaya sahip oluyorlar. Geçtiğimiz 3 yıl içersinde girişimcilik eğitimlerimize 565 kişi müracaat etti. Bizler verilecek eğitimlerin sektörleri kapsamında 150 başvuruyu kabul ettik ve 142 girişimcimizin belge almasını sağladık.
M.A: Girişimcilik eğitimi konusunda verdiğiniz rakamlara baktığımızda sınıfta kalan bir Şehir miyiz ?
A.K: Kesinlikle sınıfta kalan bir şehir değiliz. Bu belgeyi alıp, iş yeri açan sayı ortalaması Türkiye genelinde yüzde 5, Birliğimizin verdiği girişimcilik eğitimlerinde ise yüzde 35 oranındadır. Bu büyük bir başarıdır.
M.A: Afyonkarahisar iş dünyası ile ilgili en önemli beklentiniz nedir ?
A.K:En önemli beklentim hatta isteğim esnaf ve sanatkarlarımız olarak ortaklık kültürümüzün gelişmesidir. Ortaklık kültürü olmadığı zaman gelişim olmuyor ve yerinde saymalar başlıyor. Bu kültür maalesef şehrimizde çok az. Bunun geliştirilmesi lazım. İsterseniz biraz daha örnek vererek açayım.
M.A: Buyurun lütfen sizi dinliyoruz ?
A.K:İyi örneklerden bir tanesi Bolvadin İlçemizde kasaplarımızın bir araya gelerek hizmete açtıkları mezbahane ve İlimiz 2.küçük sanayi sitesinde 4 esnafımızın bir araya gelerek kurdukları mobilya malzemesi mağazasıdır. Beni gerçekleşmesi ile fazlasıyla sevindirecek başka bir ortaklık daha var aslında biliyor musun ?
M:A: Nedir sizi daha fazla sevindirecek o birliktelik peki ?
A.K: Bu zamana kadar çok çalıştığımız ama başarıya ulaşamadığımız minibüscülerin bir araya gelmesi yani ortaklık kurmaları projesi.
M.A: Bu konuda çok fikirler belirtildi. Sizin fikirlerinizi, iş dünyamızı bilgilendirmek açısından rica etsem ?
A.K: Bence birliğin sağlanamaması sebebi, iki taraf olması, taraflar masaya oturduğunda ben kazançlı çıkayım mantığının güdülmesinden dolayı sonuçlanamamaktadır. Karşılıklı olarak bu durumların aşılmasını bu şehirde en çok isteyen insanların başında ben geliyorum. Sürekli olarak takip ediyor ve inceliyorum, bu işte her iki tarafta zarar ediyor. Maddi anlamda edilen zarar beni oldukça üzüyor. Ortak akıl ile bu konunun bir çözüme kavuşması için sürekli çalışıyoruz ve inşallah olumlu bir sonuca ulaşır.
M.A: Küresel ekonomi hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Bu kapsamda esnaf ve sanatkarların geleceğini nasıl görüyorsunuz?
A.K: Bence, ortaklık kültürü tek ortak akıl ve çözümdür. Yeniliğe açık işletmeler ayakta kalacak, buna ayak uyduramayan işletmeler ise yok olacaktır. Bu doğrultuda, yeniliğe açık ortaklıklar kurulmalı ve geliştirilmelidir.
M.A: KOSGEB İl Müdürlüğü neden size ait olan binadan taşındı ?
A.K: 2010 yılına kadar KOSGEB’in İlimizde temsilciliği vardı.Bu kurum ile işi olanlar Eskişehir’e gidip işlerini yürütüyorlardı. 2010 yılında Afyonkarahisar’da İl Müdürlüğü açılmasına karar verildiğinde şehrimizde bina arayışına geçtiler. Bizlerde yerimizin müsait olduğunu ifade ederek yer gösterdik. Kısa bir süre sonra bize ait olan binayı tercih ettiler. 2010 yılı içerisinde bütçelerinde ödenek olmadığından dolayı ve bizlerde KOSGEB in İlimize getirilmesi kapsamında hizmet edecekleri yer konusunda tüm ihtiyaçlarını kendi bütçemizden karşıladık. Hizmet verecekleri binamızdaki bölüm birliğimize ait olduğu için herhangi bir kira ücreti, ısınma ve elektrik bedelleri talep etmedik.Hatta masa, sandalye ve bilgisayarların alımına kadar ne varsa hepsini birlik bütçemizden karşıladık. Önemli olan KOSGEB İl Müdürlüğü bu şehre gelmelidir dedik ve bu kazanımı İlimize sağladık. KOSGEB daha sonra 23 Kasım 2012 itibarı ile bütçesinde ayrılan kaynak kapsamında şehir merkezinde bir binaya taşınma kararı aldı ve taşınma işi gerçekleşti.
M.A: Sohbetimizin sonuna geldik. Son olarak, Afyon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği bünyesinde hizmet veren Afes AŞ ilgili çalışmalar nelerdir diye sormak istiyorum?
A.K: Afes AŞ benim çocuğum gibidir. Afes AŞ’nin 1999 yılında kuruculuğunu yaptım ve o dönemden bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktayım. Kurduğumuz bu şirketin temel amacı esnaf ile rekabet etmeyen, gücü nispetinde esnafımıza hizmet sunan iki alanda
YAKIN PLAN SORULAR
Murat Akarçay: İş adamı olmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?
A.Kadir Konak: Bugünde olsa aynı yaptığım işi yapmak isterdim.
M.A: Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
A.K: Herhangi bir müzik aletini çalmak istemişimdir. Keşke o konuda bir Allah vergim olsaydı.
M.A: Hayatta sevdiğiniz 4 şey nedir?
A.K: Ailem,mesleğim,dostlarım ve çalışma arkadaşlarım.
M.A: Bugün 18 yaşına tekrar dönseniz hangi hataları yapmazdınız?
A.K: Hatalarım muhakak vardır ama pişmanlık nezdinde bir hatam olmadı.
M.A: Kendinizde sevmediğiniz en kötü huyunuz nedir?
A.K: Kendimde kötü bir huyum olduğuna inanmıyorum.
M.A: Hayatta aldığınız en büyük risk nedir?
A.K: Birlik Genel Sekreteri iken, alınan kararları yürütmekle sorumlu olduğum için daha rahattım. Birlik Başkanlığı görevine gelince karar merciinin başında olmam nedeniyle sorumluluk bilinci içerisinde belli riskleri de üstlenmek zorunda kalıyorum.
M.A: Kendinizde gördüğünüz en güçlü yön nedir?
A.K: Soğukkanlı ve olaylara temkinli yaklaşma yönüm çok güçlüdür.
M.A: Kriz yönetiminde yol haritanız nedir?
A.K: Bir önceki sorunun cevabında belirttiğim güçlü yönüm, aynı zamanda kriz yönetimi haritamdır.
M.A: Sizi en çok ne rahatsız eder?
A.K: Çok takıntılı bir insan değilimdir. Genel olarak bütün fikirlere açığımdır. Yalnız sabit fikirli insanlar beni oldukça rahatsız eder.
M.A: Hayatta aldığınız en kötü ve en iyi karar nedir?
A.K: 22 bin esnafın temsilciliğine aday olmam iyi kararım. Hayatımda aldığım kötü bir karar olduğuna inanmıyorum.
M.A: Sizi en çok ne ya da neler mutlu eder?
A.K: Bu zamana kadar teşkilatımıza sağladığım hizmetler beni oldukça mutlu eder. Ayrıca çocuklarımın başarıları da beni mutlu etmeye yeter.
M.A: En çok hangi yönünüzle hatırlanmayı vasiyet edersiniz?
A.K: Yapıcı bir insanımdır. Herkese eşit yaklaşmayı severim. Bu yönlerim ile hatırlanmayı isterim.
GENÇ GİRİŞİMCİLERE DERSLER
Murat Akarçay: Para kazanmanın yolu sizce nereden geçiyor?
A.Kadir Konak: Çok çalışmaktan, dürüst iş yapmaktan ve süreklilikten geçiyor.
Murat Akarçay: Bir iş adamının sizce 3 kırmızı çizgisi nedir?
A.Kadir Konak: 1-Sözünün arkasında olmalı. 2- Dürüst bir ticari ahlaka sahip olmalı. 3-Yaptığı işi bilerek ve severek yapmalı.
afyonisdunyasi.com



YORUMLAR