23 Nisan
Dün Cuma namazında hutbe konusu çocuklardı.
Diyanet İşleri Başkanlığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla böyle bir konu seçmiş.
İşte hep bildik cümlelerle konu geçiştirildi.
Dün bir sürü de kutlama mesajı geldi.
Siyasilerden, bürokratlardan, Sivil Toplum Örgütlerinden mesaj yağdı adeta.
Hâlbuki çocuklar o kadar önemli bir konu ki!
En çok istismar edilen, en çok kullanılan, en çok üzerinden siyaset yapılan varlıklar haline geldiler.
Camiden çıkınca şöyle bir düşündüm de ben o hutbeyi hazırlayan vaiz olsaydım, ya da o kutlama mesajlarını hazırlayan sekretarya görevlisi olsaydım klişeleşmiş cümleler yerine günümüzde yaşanan gelişmelere uygun, daha vurucu cümleler seçerdim.
Örneğin;
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk dünyada bir ilki gerçekleştirmiş ve başta bizim çocuklarımız olmak üzere bütün dünya çocuklarına evrensel bir bayram hediye etmiştir. Ancak görüyoruz ki çocuklarımız Türkiye’de ve dünyada toplumun hiçbir kesiminden yeterli ilgili görmüyor. Bütün sorumlulukları öğretmenlerinmiş gibi göstererek vicdanlarını rahatlatmaya çalışan ailelerden tutunda, çocukların geleceğini hiçe sayarak onlara silah doğrultan vicdan fukarası milletlere kadar herkes bu gerçeği yok sayıyor.
Neler mi oluyor?
Anlatayım sizlere!
Gerekli ilgi, destek ve sevgiyi göremeyen çocuklar, Diyarbakır’da Molotof, Kandil’de pusu, Gabar’da mayın Çukurca’da keleş oluyor. İstanbul’da canlı bomba, İzmir’de yankesici, Ankara’da katil oluyor.
Peki hiçbir günahı yokken küçücük bedenlerine yüklenen o ağır yük ile birlikte kara toprağın altına gömülen yürekleri ise; Libya’da gözyaşı, Irak’ta kan ve Filistin’de kalp ağrısı bırakıyorlar.
Peki şimdi sizlere soruyorum;
Diyarbakırlı çocuğun eline molotof veren, taş verende bir zamanlar çocuk değil miydi?
İstanbul’da bir çocuğun günahsız bedenine canlı bomba bağlayanlarda bir zamanlar çocuk değil miydi?
Libya’ya, Filistin’e, Afganistan’a, Irak’a çocuk demeden, genç, yaşlı demeden bomba yağdıranlarda bir zamanlar çocuk değil miydi?
Kayseri’de 3 çocuğumuza tecavüz edip, onları öldüren zalimde bir zamanlar çocuk değil miydi?
Öyleyse gözlerini dört açın.
Evet, bu milletin çocuklara ihtiyacı var.
Mühendis olacaklar, doktor olacaklar, bakan, başbakan olacaklar bu ülkenin geleceğine yön verecekler ama…
Bir ailenin sevgisi, merhameti, bereketi, hüznü ve sevinci olan çocuklara gerekli ilgili ve alakayı gösterirsek,
Millet olarak çocukların önemini ve değerini yeterince kavrarsak,
Çocuklar üzerinden, siyaset, rant devşirme planlarını çöpe atarsak,
Sokağa bırakmak ya da sokaklardan toplamak için değil de vatanına milletine bağlı bireyler haline getirirsek,
Hem çağdaş hem inançlı birer insan olarak onları topluma kazandırabilirsek çocuklarımıza karşı vazifelerimizi yerine getirmiş oluruz!
Aksi halde yaşanan gerçekleri görüyorsunuz.
Şimdi eve gidin ve ilk iş olarak çocuklarını alnından öpün ve üzerinizdeki sorumluluğu bir kez daha kavrayın” derdim
Çocuklar bu yazı sizin için.
Bayramınız kutlu olsun.
Yazarın Önceki Yazıları



YORUMLAR