‘15 Temmuz bir vahşettir’

‘15 Temmuz bir vahşettir’

‘15 Temmuz bir vahşettir’
15 Aralık 2016 - 17:48

‘15 Temmuz

bir vahşettir’

 

 

2016 yılını değerlendiren, Belçika Federal Parlamento Milletvekili, Emirdağlı Veli Yüksel: 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişimi Türk milli iradesine kast edilmiştir ve TBMM bombalanmıştır. Bu kesinlikle kabul edilemez bir vahşettir

                 

 

Belçika Federal Parlamento Milletvekili ve Belçika-Türk Parlamenter Dostluk Grubu’nun Başkan Yardımcısı Veli Yüksel, Yenivatan’a verdiği özel röportajda 2016 yılını değerlendirdi. Cafer Yıldırımer’e konuşan Emirdağlı Yüksel, 2016 yılında dünyayı ve Belçika’yı vuran terör olaylarına vurgu yaptı, ülkede terör korkusunun devam ettiğinin altını çizdi. Yüksel, “15 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleşen hain darbe teşebbüsünün Belçika’ya yapılan yansımaları ile ilgili neler söylemek istersiniz” sorusuna, “15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişimi Türk milli iradesine kast edilmiştir ve TBMM bombalanmıştır. Bu kesinlikle kabul edilemez bir vahşettir” yanıtını verdi.

15 Temmuz’da Türkiye’de meydana gelen hain darbe teşebbüsüne de değinen Veli Yüksel, Belçika’da yaşayan Türk toplumunu bu konuda daha sakin olmaya davet etti.

Yüksel, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan yeni projelerinden de bahsederken, 2017 ile 2018 yılının önceki yıllara bakarak ekonomik açıdan daha iyi geçeceği sinyalini verdi.

 

2016 YILI SİZCE NASIL GEÇTİ?

 “2016 çok sancılı bir yıldı. Önce dünyanın çok yerlerinde terör olayları oldu. Belçika’da 22 Mart’ta terör saldırıları oldu. Birçok suçsuz insan hayatını kaybetti. Ben her zaman şunu söylemişimdir. Terörle bir yere varılmayacağını ve terörün iyisi, kötüsü yoktur. Teröristin iyisi ve kötüsü yoktur. Terör her yerde terördür. Türkiye’de de bazı terör olayları oldu. Daha sonra 15 Temmuz’da Türkiye darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı ve o darbe girişimini kınıyorum. O hain darbe girişiminde bulunanların cezalandırılmalarını talep ediyorum. Bunu her fırsatta tekrarlıyorum ve her zaman altını çiziyorum. 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişimi Türk milli iradesine kast edilmiştir ve TBMM bombalanmıştır. Bu kesinlikle kabul edilemez bir vahşettir. Bunun akabinde çok farklı gelişmeler oldu.”

 

TERÖR OLAYLARININ ETKİLERİ BELÇİKA’YA NASIL YANSIDI?

“Belçika’da zaman zaman terör operasyonlar hala devam ediyor. İnsanlar artık güvenliklerinden kaygılılar. Devlet ve hükümet olarak biz insanların güvenliklerini sağlamak zorundayız. Hükümetimiz bu yönde gerekli adımları atıyor. Biz, parti olarak burada iki tane önemli önceliğimiz var. Birincisi insanların güvenliğini sağlamak, ikincisi ise bu olayların İslam ve Müslümanlara alet edilmemesini sağlamak. Bugün Belçika kamuoyunda ve Avrupa kamuoyunda şöyle bir algı var. Müslümanlar terörist, Müslümanlar terör olaylarıyla ön plana çıkıyorlar. Bir insanın canına kıyan Müslüman olamaz. Teröristlerin profillerine baktığımız zaman, bunların İslam ile İslamiyet ile ve dinle alakaları olmadığını görüyoruz. Bunlar çoktan din ekseninden uzaklaşmışlar. Ama bir şekilde İslam ve Müslümanlık kimliğini kullanarak bu şekilde canice hareketlerde ve çalışmalarda bulunuyorlar. Ben bunları esefle karşılıyorum ve kınıyorum.”

 

15 TEMMUZUN YANSIMALARI NELERDİR?

 “15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye’de bunun yankıları hala devam ediyor. FETÖ ile mücadele devam ediyor. Bunun Avrupa’da da yansılamaları oldu, Belçika’da da oldu. Maalesef, bu olaylardan sonra toplumda bir kutuplaşma söz konusu oldu. Ben özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Dünyanın her yerinde suçsuz insanlara, sivillere ve polise kurşun sıkan ancak bir terör örgütüdür. Bütün veriler, FETÖ terör örgütünün bu olayların arkasında olduğunu gösteriyor. Bunu Türkiye’de sadece hükümet söylemiyor. Muhalefet partileri de söylüyor. Bu artık ortada olan bir gerçektir. İnsanlarımızın bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz. Ama insanların kamplaşmalarına müsaade etmemeliyiz. Belçika’daki Türk toplumunun birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Her zamankinden daha çok bu birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. 2017 yılında inşallah karşımıza çıkacak bütün sorunları bu birlik ve beraberliğimizle çözeceğiz. FETÖ ile devletin mücadelesi devam edecektir. Bu konuda bizim hiçbir kuşkumuz yok. Haksız yere insanları etiketlemenin kimseye faydası yok. İftira atarak, insanları tehdit ederek, insanlara göz dağı vererek bir yere varacağını zannedenler yanılıyorlar. Kimin kime hizmet ettiğini halkımız çok iyi biliyor. Ben sekiz yıla yaklaşan siyaset hayatımda hep Belçika Türk toplumunun refahı için çalışmalar yürüttüm. Bundan sonra da aynı azim ve özveriyle Belçika’daki sorunlarımıza çözüm üretmeye devam edeceğiz. Türk toplumu Belçika’nın bir parçasıdır ve bizim politikalarımız Türk toplumunun çıtasını yükseltmek için olacaktır. Bunda hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ben Belçika’da siyaset yapan bir milletvekiliyim. Bu gerçeği herkes göz önünde tutmak zorunda. Benim hiçbir örgütle veya Belçika’yı temsil etmeyen hiçbir siyasi partiyle işim olamaz. Ama halkımızın, milletimizin haklı davasının her zaman yanında olduk ve yanlarında olmaya devam edeceğiz.”

 

BARIŞ VE İSTİKRARIN İNŞA EDİLMESİ GEREKİYOR

Yüksel, Yenivatan’dan Cafer Yıldırımer’in sorduğu “Sizce 2017 yılı yine sancılı mı geçecek” sorusunu ise şöyle değerlendirdi:

“Şimdi 2017 yılının sancıyla geçeceğini düşünüyorum. Terör konusunda daha çok şeyler var. Ben özellikle Suriye’de ve dünyanın farklı yerlerinde ki, ateşlerin söndürülmesinı bekliyorum. 20 Ocak’ta yine Amerika devlet başkanının göreve gelmesiyle ABD’nin nasıl bir dışı siyasi izleyeceğin merak ediyorum. Burayla bağlantılı olarak dünyadaki krizlerin ve insani dramların durdurulması için neler yapılabilecek, neler yapılmayacak onları görmemiz lazım. Avrupa’daki mülteci krizinin son bulmasını istiyorum çünkü bu gerçekten toplumları geriyor. Ancak bu krizin durdurulması için bu işin kaynağına inmek lazım, temeline inmek lazım, onun içinde Suriye’de bir an önce barışın inşa edilmesi gerekiyor. Barış ve istikrarın inşa edilmesi gerekiyor. Tabii ki, Belçika Türk ilişkileri de çok önemli, geçtiğimiz yılda zaman zaman gerildi biraz, bu ilişkilerin tekrar normale dönüşmesinı bekliyorum. Ben aynı zamanda Belçika-Türk Parlamenter Dostluk Grubu’nun başkan yardımcısıyım. Bu konuda somut adımlarımız olacak ve Türkiye- Belçika dostluğu eskiden olduğu gibi aynı istikrarlı şekilde devam etmesini ümit ediyorum.”

 

Bu haber 620 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum