Yerel ve ulusal gündem Basın Odası’nda konuşuldu
Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programı dinleyicileriyle buluştu. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteci Ertuğrul Sevim konuk olarak katıldı.
Basın Odası’nda 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ulusal ve yerel siyasi meseleler değerlendirildi.
Programın açılışında 1 Mayıs’ın tarihçesinden sözeden Gazeteci İsmail Akar, “1889 yılında toplanan İkinci Enternasyonal’de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Osmanlı Devleti’nde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik kentiydi. 1911 yılında Selanik’te tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar. 1912 yılında İstanbul’da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti. 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak İşçi Bayramı ilan edildi. 1935 yılında 1 Mayıs’a Bahar ve Çiçek Bayramı adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi. 2009 yılında TBMM’ye verilen önergeden sonra 1 Mayıs tekrar resmi bayram olarak kabul edildi” şeklinde açıklamada bulundu.
HAKKINI VERME ANLAYIŞI VAR
1 Mayıs’ın sol geleneğe ait bir gün gibi algılandığını söyleyen Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Kanlı 1977 olaylarından sonra 1 Mayıs ülkemizde İşçi Bayramı değil de o gün öldürülen insanları anma etkinliği gibi olmaya başladı. Son yıllarda ise 1 Mayıs ülkemizde resmi bayram olarak kutlanıyor. İşçiler artık izinli sayılıyorlar. 1 Mayıs’ı doğuran emeğin, işçinin, alın terinin bir gün olsa da anımsanması ve yapılabileceklerin tartışılmasıdır. Bizde bu geleneğin oturmama sebebi sanayi devriminin yaşanmamasıdır. İngiltere’de ise sanayi devrimi yaşandı. Sonucunda sendikalaşma ve işçi hakları oluştu. Biz bu süreci yaşamadığımız için maalesef işçi hakları oturmadı. Emeğin karşılığını vermek dinimizin de şartıdır. İşçinin alnının teri kurumadan hakkını verme anlayışı vardır” diye konuştu.
ÇILGIN PROJE TARTIŞILDI
Programda, Başbakan Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan ‘Çılgın Proje’ konusuna da değinildi. Başbakan Erdoğan’ın projeyi açıkladığı gün Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun ilimizde bulunduğunu anımsatan Gazeteci İsmail Akar, “Kendisine proje ile ilgili düşüncelerini sordum. Bakan Eroğlu uzmanların kendisine gelerek, fizibilite çalışmaları konusunda fikir aldıklarını söyledi. Ayrıca Eroğlu, bu projenin uygulanabilirliğinin oldukça yüksek bir proje olduğunu bildirerek, İstanbul’un dünya başkenti bir şehir konumunda bulunduğunu söyledi” şeklinde konuştu. Bu projenin Ecevit döneminde gündeme getirildiği bilgisinin de basında yer aldığını hatırlatan Gazeteci İsmail Akar, “Afyonkarahisar’daki Fatma Teyze’yi, Mehmet Amca’yı İstanbul’da kanal açılması bence pek ilgilendirmez diye düşünüyorum. Çünkü insanlar iş, aş derdinde. Üniversiteyi bitiren üç gençten birinin işsiz kaldığı bir ülkede böylesine çılgın projeler yerine, işsizliğe çözüm önerisi getirecek projeler daha çılgın olur diye düşünüyorum” dedi.
BASIN ODASI’NIN SON BÖLÜMÜNDE YEREL SİYASET DEĞERLENDİRİLDİ
Afyonkarahisar’da aday adaylığı sürecinin daha hareketli geçtiğini söyleyen Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Aday listeleri açıklanınca sanki seçim bitmiş gibi herkes ortadan çekildi. Şimdi adaylar mecburen çalışıyorlarmış gibi bir hava var” değerlendirmesinde bulundu. İlimizdeki sivil toplum kuruluşlarının seçimlerde taraflarını belli etmelerinin doğru olmadığını vurgulayan Sevim, “Bazıları seçimin olup bittiğini öngörüp mevcut iktidarın görevde kalacağını düşünüyor. İlk tebrik eden olmak istiyorlar” dedi. Dinleyicilerin soru, görüş ve önerileriyle yoğun olarak katıldıkları Basın Odası yaklaşık iki saat sürdü. Kurtuluş



YORUMLAR