İKİ ÜÇ KİŞİ
MUSTAFA TÜRK

MUSTAFA TÜRK

MAVİ NOTLARIM

İKİ ÜÇ KİŞİ

19 Nisan 2020 - 16:39

 
Çok sevdiğim saygısını her zaman gösteren arkadaşım, Psikoloğ Beğüm Hocaoğlu zaman zaman  İnternet üzerinden konuklar alıp onlarla gündeme dair güzel akıcı bir proğram yapıyor. İşte o konuklarından birisi Çin'in kuzeyinde yaşayan Afyon'lu Melek Bangir Ejaz isimli  genç bir hanımdı.
Tabiki konu hepimizi yakından ilgilendiren Coronovirüs. Çin'de yaşam, yiyecekler, hijyen, sosyal hayat üzerine samimi içten konuşmaları çok güzeldi. Gecenin bir saatinde bu satırları yazmaya başladım.
 
Zor günler yaşadığımız bu günler, hepimizi umutsuzluk ve tükenmişlik içine alsa  bile yaşamdan kopmadan izolasyon, hijyen kurallarına uyarak çok yakın bir zamanda güzel günleri hep birlikte eskisi gibi yaşayacağımızı unutmayın asla. Biliyormusunuz orta yaş üzerinde bir çok insan çocukluğunu, gençliğini geçmişi düşünür oldu bu aralar çünkü hayatları boyunca böylesine bir virüsün insanları evlerinde kalmalarına neden olmamıştı? Bu anlamda oradaki mutlulukları, korkuları, sevinçleri, üzüntülerini, aşkları, mahalledeki komşularını filim şeridi gibi gözlerinin önünden akıp gitmesine engel olamadıklarını hissediyorum. Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, isterseniz o filim şeridini harika bir şekilde kaleme alınmış bir yazı ile size aktarmak isterim. Aslında gençlerin okumasını çok isterim ama onların köşe yazıları okuma yerine internet üzerinden arkadaş avı peşindeler büyük bir ihtimalle.
Her neyse ben sizi o güzelim günlere tekrar götürmek istiyorum.
 
Eskiden...
Banyo taburesine oturmadan önce su döken nesiliz biz.
Annemizin sinirlenince kafamıza ‘dannk’ diye ses çıkartan taslarla yıkandık,
Banyodan sonra havluya sarılıp sobanın yanına geçtik..
Saçlarımızdan düşen suları sobaya düşürür cısss sesini dinlerdik.
En güzel mahalle maçlarını annemizin zamansız banyo yaptırmaları yüzünden kaçırdık.
Cumadan verilen ödevi pazar akşamı yapan nesiliz.
Aynı simidi iki üç  kişi yiyip aynı şişeden gazoz içtik.
Arkadaşın bisküvisinden alınca içi yanan değil mutlu olan nesildik.
Anne terliğinin tadına doyumsuz bakmış,pazar banyosunu genelde leğende ülfet sabunu ve maşrapayı kafasına yiye yiye yıkanmış tertemiz çocuklardık.
Her sabun kokusunda çocukluğum aklıma gelir bu yüzden..
Bizler kardan adam yapıp erimesin diye dua eden çocuklardık.
Sokak oyunundan vazgeçemeyip,
Salça ekmek yiyip doyan çocuklardık.
Yere düşen ekmeği öpüp başımıza koyardık,
Tuvaleti geldiğinde annesi eve alır korkusuyla sokağa çiş yapan çocuklardık.
O günler çok çok güzeldi hele hele bugünlerle karşılaştırıldığında.”
Çocuk gibi çocuktuk biz!.
Huzur ve saygı da vardı,
mutluyduk küçücük dünyamızda
Sabahtan aksama kadar oyun oynardık.
 
Karnımızın acıktığını unuturduk oyun oynarken.
Gazoz kapaklarıyla oynayan çocuklardık,
Çelik çomak oynardık,
çember çevirirdik,
çomaktan bez bebekler yapardık, ekmeğimize toz seker atıp yerdik
Yaprakları içine pirinç diye kum koyar sarardık
Ölen bir kuş görürsek gömer mezar yapar dua okurduk mutluyduk…
Çam ağacının kabuğundan araba traktör yapardık, yaramazlık yapardık annemizden dayak yememek için saklardık, ilkokulda soba ile ısınırdık…
Biz küçükken çok büyüktük.
Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık.
Güzeldik biz küçükken.
Kaşlarımızı almayı bilmezdik,makyaj çok büyüklerin işiydi sevmezdik.
Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, çok lükstü, hayaldi belki de…
Bizler bahçeli evlerimizde çevremizdeki insanlara güvenerek büyüdük.
Annelerimizin dizlerinin dibinde sokakların, bahçelerin, ağaçların, tozun toprağın kokusunu içimize çekerek büyüdük.
Kapı önlerine paspas serip evcilik oynardık, kapı önünde çizgili oynardık, kaldırım taşına oturur saatlerce oyalanırdık…
Oyuncaklarımız mutfak eşyalarımız yoktu….
Ekmeğin arkasındaki kağıdı sökmek için uğraşırdık,hep kağıt kalırdı…
Bizim hiç bir şeyimiz yoktu ama yine de mutluyduk.
O günleri yine doya doya yaşamak için neler vermezdim ki…!
Biz çocuk gibi çocuktuk…!
Coronovirüs'süz günler çok yakında buna kavuşmayı çok istiyorsak,
 
'' Evde kal"
"Sosyal mesafeyi koru"
"Hijyen kurallarına uy"
Her şeyin  gönlünüzce olması dileği ile hoşçakalın ama dostça kalın.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum