Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Raşit Demirel, dün düzenlediği haftalık basın toplantısında, “Kamu düzenini, bölünmez bütünlüğü ve milli egemenliği ortadan kaldırmaya yönelik terör saldırılarına karşı hukuk devleti ilkeleri içerisinde hukuki ve siyasi meşruiyetle yürütülen bu mücadeleyi sekteye uğratacak veya terörü meşrulaştıracak hiçbir girişime asla müsamaha edilmemelidir” vurgusu yaptı.
Konuşmasında, ‘Çözüm Süreci’nde ciddi hatalar yapıldığını ve AK Parti’li siyasilerin ve onara destek veren kimi danışman ve gazetecilerin bebek katili Abdullah Öcalan ve üyelerini hainlerin oluşturduğu PKK’yı meşrulaştırıcı tavır takındıklarını vurgulayan MHP’li Demirel, “Terör belası her gün yüreğimizi dağlıyor. Teröre alışmayacağız. Terörü ve kaybettiğimiz şehitlerimizi asla unutmayacağız. Çözüm süreci adı altında bu ülkeye yapılan ihanetin hesabını sorumlularından mutlaka soracağız” diye konuştu.
BİLEREK YA DA BİLMEYEREK İHANETE ORTAK OLDULAR
MHP olarak, terörle mücadelede güvenlik görevlilerine desteklerinin sınırsız olarak devam edeceğinin altını çizen İl Başkanı Demirel, ‘Çözüm Süreci’nde, dönemim Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sözlerini hatırlattı. Demirel, şöyle devam etti: “Bülent Bey ne diyordu? ‘Sayın Öcalan demeyi ve PKK bayrağı açılmasını suç olmaktan çıkardık.’ Bülent Arınç Bey, bu ifadeyi kullanırken teröre verilen desteği net bir şekilde ortaya koyuyor binlerce şehidimizin ve bizim gibi vatansever milliyetçilerin yüreğini derinden sızlatıyordu. Öcalan kimdi ki ‘Sayın Öcalan’ diye anılır olmuştu? Bu ülkede binlerce yiğidimizin kanını döken bu kahpe katil, nasıl oluyor da böylesine prestij kazanıp, İmralı’da yattığı yerden çözüm sürecini yürütüyordu. Türkiye böylesine büyük bir bölünme tehlikesi altındayken, Güneydoğu’da her gün askerlerimiz üçer beşer şehit düşüyor, Kürt kardeşlerimiz evlerini, barklarını sırtlarına alıp Güneydoğu’yu terk ederken, Öcalan’ı gizli ve açık koruyup kollayanlar, bu ülkeye bilerek ya da bilmeyerek ihanete ortak oluyorlardı.
ÖCALAN İÇİN NE DEMİŞLERDİ?
Demirel, “Çözüm süreci denilen ihanet sürecinde Öcalan’a hem köşe yazarlarından, hem de devlet erkânından oldukça destek verildiğini hepiniz biliyorsunuz. Peki, kimdi bunlar, hatırlayalım” dedi, şu örnekleri verdi:
Başbakan eski yardımcısı Bülent Arınç: ‘Bende olsam dağa çıkardım.’
Yazar Hilal Kaplan: ‘Abdullah Öcalan ölmeyi değil, yaşatmayı seçti. Asıl bölücü bayraklarla üzerimize yürüyenlerdir.’
Yazar Emre Aköz: ‘PKK terör örgütü değildir. APO bir siyasetçidir. Öcalan’a terörist demek, denize göl demektir.’
Yazar Abdurrahman Dilipak: ‘Öcalan aileden biri.’
Yazar Nihal Bengisu Karaca: “Bebek katili denilen Öcalan bize geleceği gösterdi.’
Başbakanlık eski danışmanı Etyen Mahçupyan: ‘Öcalan’ın çok geniş bir prestij alanı var. Nadir İnsanlardan biri.’
Yazar Cem Küçük: ‘Öcalan olmasaydı şu an çoktan kan gövdeyi götürmüştü.’
AKP Milletvekili Orhan Miroğlu: ‘Pkk ve İşıd terör örgütü değil, politik hareketlerdir.’
Başbakan eski yardımcısı Beşir Atalay: ‘Öcalan’ın mesajları bizimde düşüncemiz.’
Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan: ‘Abdullah Öcalan, olayları okuma kabiliyetine ve tecrübesine sahip.’
Adalet eski bakanı Sadullah Ergin: ‘Öcalan, bölgenin durumunu sağlıklı yorumluyor.’
R. Tayyip Erdoğan’ın danışmanı Yiğit Bulut: ‘Öcalan orta doğuda Türkiye’nin önünü açıyor.’
AKP Milletvekili Yasin Aktay: ‘Abdullah Öcalan dünyanın geleceğini çok iyi okuyor.”
HDP’Lİ VEKİLLERİN DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRILMALIDIR
“Bu ifadelerden de anlaşıldığı gibi AKP ve yandaşları adeta teröre çanak tutmuşlardır” diyen Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Akan kanın sorumluları bellidir. AKP’nin dökülen kandaki sorumluluğunun hesabı elbet sorulacaktır. Bu hakkımızı saklı tutuyoruz. Terörle yapılan mücadeleyi de sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk Milleti bölücü terör örgütünün saldırılarıyla karşı karşıyadır. Kamu düzenini, bölünmez bütünlüğü ve milli egemenliği ortadan kaldırmaya yönelik terör saldırılarına karşı hukuk devleti ilkeleri içerisinde hukuki ve siyasi meşruiyetle yürütülen bu mücadeleyi sekteye uğratacak veya terörü meşrulaştıracak hiçbir girişime asla müsamaha edilmemelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında bulunan milletvekilleri hakkında, terör örgütlerine üye olmak ve bu örgütlere yardım ve yataklık etmek gibi fiillerden hazırlanmış fezlekeler TBMM’de bulunmaktadır. Anayasa’nın 83 üncü maddesinde, ‘Yasama dokunulmazlığı’ düzenlenmiştir. Suç işlediği öne sürülen milletvekillerinin yargılanması, Anayasa’nın 14 üncü maddesindeki durumlar hariç dokunulmazlığın Meclis tarafından kaldırılmasına bağlanmışken basit seçim suçlarıyla bir tutulup HDP li vekillere zaman kazandırılmaya çalışılmasını çok manidar buluyoruz. AKP ve CHP bu hususta MHP’nin gösterdiği hassasiyete iştirak ederek suç işlediği tespit edilen HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını sağlamalıdırlar.”
CEZAEVLERİ YOL GEÇEN HANINDA DÖNDÜ
Demirel, konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘siyasi davranmakla’ eleştirdi, Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda üniversiteli Özgecan Aslan’ın katili 27 yaşındaki Ahmet Suphi Altındöken’i n öldürülmesini de ‘cezaevleri yol geçen hanına’ döndü sözleriyle eleştirdi.●Kurtuluş



YORUMLAR