MHP Lideri Bahçeli, Grup Toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bahçeli, MHP’de dört başkan adayının disiplin sürecine girip girmeyeceğine ilişkin soruya, “Dört arkadaşının ortak toplantısında basına intikal eden üç önemli başlık bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, yargının kararını beklemektedir. 10 Temmuz hikayesi sona ermiştir. Şimdi önümüze bakacağız. Diğer konular kendilerinin bileceği iştir. Ancak 7 aya yaklaşan bir süreç içerisinde Milliyetçi Hareket Partisi’ni itibarsızlaştıran, tarlaya süren, korsan toplantılar yapan, tellere tırmanan, Bayramlaşma alternatifini ortaya koyan eğer birileri varsa ki, inceleniyor, bunlar merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmek suretiyle gerekli işlemler yapılacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’ndan ayıklanacak ve yeniden kaynaşarak yoluna devam edecektir” cevabını verdi.
Bahçeli, Tekir yaylası için yaylanın herkesin olduğunu ve isteyenin çıkacağını ifade etti.
Bahçeli, Bahoz Erdal’ın öldürülmesine ilişkin olarak, “Bize intikal eden bir bilgi bulunmamaktadır. Bu bilgiyi paylaşacak olan siyasi iktidardır. Siyasi iktidarda önümüzdeki günlerde doğrudur ve ya değildir diyerek açıklama yapmak mecburiyetindedir. Bunun dışında bazı kaynaklara dayalı olarak elde etme çabalarına da dikkat etmek lazımdır” ifadelerini kullandı.
KOMŞULUK HUKUKU NEYİ GEREKTİRİYORSA ONU YAPALIM
Bahçeli Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi konusuna ilişkin, “Milyonlarca Suriyeliye vatandaşlık ikramı milli beka ve varlığımıza ket vurmak, set çekmek, engel çıkarmak anlamına gelecektir. Vatandaş Türk’tür, vatan Türk’tür, millet Türk’tür, geleceğimiz de Türk olacaktır. Son vatanımızı etnik yığınlara teslim edip Türklüğün belini kırmayı aklından geçiren kim varsa, tavsiyem ayağını denk almasıdır. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi buna izin vermeyecektir” dedi.
“Biz Suriye’deki iç savaş şartlarından dolayı ülkemize sığınanlara elbette gönlümüzü açalım, ekmeğimizi paylaşalım, Türk milletinin cömertliğini ve alicenaplığını gösterelim” ifadelerini kullanan Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Komşuluk hukuku neyi gerektiriyorsa onu yapalım. İnsani yardım ve desteğimizi muhataplarına sunalım. Bunlara bir diyeceğimiz olmayacaktır. Ancak Suriyelilerin Türk vatandaşlığına alınmaları konusunu siyasi dürtü ve oy hesabıyla gündeme getirmek bir defa sorumsuzluktur. Kendi vatanlarını bırakıp gelenlere, bir kalemde Türk vatandaşlığı payesi vermek, ortak vatandan bahsetmek eğer düşüncesizlik değilse telafisi imkânsız bir şuursuzluktur. Madem Suriyelilere verilecek TOKİ konutları var idiyse, bu milletin asil evlatlarından bu zamana kadar niçin esirgenmiştir? Milyonlarca Suriyeliye vatandaşlık ikramı milli beka ve varlığımıza ket vurmak, set çekmek, engel çıkarmak anlamına gelecektir. Vatandaş Türk’tür, vatan Türk’tür, millet Türk’tür, geleceğimiz de Türk olacaktır. Son vatanımızı etnik yığınlara teslim edip Türklüğün belini kırmayı aklından geçiren kim varsa, tavsiyem ayağını denk almasıdır. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi buna izin vermeyecektir. Suriyelilerin dua ve bereketiyle Türkiye’nin dünyada ilk dörde giren bir büyüme sergilediğini söyleyen bazı AKP’li bakanlar da bu milletin aklıyla, irfanıyla alay etmekten vazgeçmelidir. Türk milletinin dua ve bereketini göremeyenlerin, görse bile nimet bilmezlik yapan nankörlerin hesabı da er geç mutlaka sorulacaktır. Türk milliyetçileri Türkiye’nin bölünmesine, ortak değerlerimizin yok edilmesine ve Türk milletinin bir kaos ortamına ve kardeş kavgasına sürüklenmesine hiçbir şart altında sessiz kalmayacaktır. Misak-ı Milli sınırları içinde, üniter yapıda milli devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünme teşebbüslerine, vatandaşlık hakkının peşkeş çekilmesine bedeli ne olursa olsun sonuna kadar karşı çıkacağız, duruşumuzu da hiç bozmayacağız” dedi.●iha



YORUMLAR