Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Afyonkarahisar’da görev yapan basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Köksal’ın toplantısına CHP İl Başkanı Kemal Demirkırkan, CHP Merkez İlçe Başkanı Yusuf Onur Seçme, CHP Afyon Kadın Kolları Başkanı Hafize Özmen, CHP’li Sultandağı Belediye Başkanı Osman Acar, CHP Eski Başkanları Yalçın Görgöz ve Nevzat Ercan, CHP’li bazı ilçe başkanları ve CHP Afyon Gençlik Kolları Başkanı Mert Efe Aydeniz de katıldı.
ÇÖZÜM SÜRECİNİN AMACI KÜRDİSTAN KURMAK VE ERDOĞAN’I BAŞKAN YAPMAKTI
Çözüm süreci üzerinden eleştirileri ile gündemi değerlendiren CHP’li Burcu Köksal, “2002 yılında rahmetli Bülent Ecevit ve o dönem ki hükümet terörist başı Apo’yu yakalayıp İmralı’ya tıktığında neredeyse terör bitmişti. O hükümetten sonra göreve gelen AKP hükümeti 14 yıldır iktidarda ve terörün bugün geldiği noktada ortada. AKP iktidarının ilk yıllarında ‘Türkiye’de Kürt sorunu yoktur’ diyorlardı. Sonraki açıklamalarında ise ‘Kürt sorunu vardır ve biz bu kürt sorununu çözeceğiz’ dediler. Barışı sağlayacağız deyip ‘Analar ağlamasın’ sloganıyla çözüm süreci adı altında kimseye açıklamadıkları, kendilerinin bile ne yaptığını bilmedikleri sürece Türkiye’yi soktular. Meclisten gizli kapaklı Oslo’da görüşmeler yapıldı. Görüşmelerin ana sebebi neydi? Doğu ve Güney Doğu’da bir Kürdistan Devleti kurmak ve Tayyip Erdoğan’ı başkan yapmaktı. Çözüm sürecinin getiriliş amacı buydu” dedi.
GATA GAZİLERİMİZLE, O GENCECİK VATAN EVLATLARIMIZLA DOLU
“Şimdi bakıyorum da Anadolu’nun her yeri ağlayan ana dolu” diyen Köksal, birilerinin başkanlık hevesinin ülkeye acı yaşattığını ifade etti: “Her gün evlatlarımızı, yoksul halk çocuklarımızı teröre şehit veriyoruz. Bunların hepsinin vebali AKP’nin boynundadır. GATA’da tedavi gören gazilerimizi ziyaret ediyorum. İnanın şuan GATA gazilerimizle, o gencecik vatan evlatlarımızla dolu. Hepsi Doğu ve Güney Doğu’da yaralanan askerlerimiz. Bunları gördükçe içim acıyor. İşte çözüm sürecinin ve yaşanan bunca acının vebali ‘Al özerkliği, ver başkanlığı’. Bu acıları yaşamamızın en büyük sebebi birilerinin başkanlık hevesi. Bu başkanlık hevesi yüzünden ülkeyi bu hale getiriyor. Bu kadar acıdan sonra sanki 14 yıldır iktidarda olan CHP’ymiş gibi bir algı yürütmeye çalışıyorlar. CHP’nin PKK’yı veya HDP’yi desteklediği yönünde haberler yaptırılıyor.”
DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRMAKTAKİ AMAÇ CHP’Lİ VEKİLLERİ YARGILAMAK
“Milletvekili olan bakanların dokunulmazlıkları ne olacak?” diyerek tepki gösteren Burcu Köksal, dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki gerçek amacın CHP’li vekilleri yargılamak olduğunu belirtti: “Onlar ömür boyu dokunulmazlıktan yararlanacaklar. Onların dokunulmazlıklarının kalkması için parlamentonun karar alması gerekiyor. Niçin bakanların dokunulmazlığı kaldırılmadı? Biz CHP olarak 2002 yılından bu yana hep şunu savunduk. Kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkları kaldıralım. Millet seçip göndermiş, orada temiz olmalı. Orada aklanıp öyle gelmeli. Hala bu savunmamızın arkasındayız. Anayasa değişikliği adı altında yarım yamalak bir paket getirildi. Amaç HDP’li vekilleri yargılamaksa zaten bu anayasa değişikliğine gerek yoktu ki. 276 vekille gönderirsiniz yüce divana ve paşa paşa yargılarsınız HDP’li vekilleri. Buradaki amaç CHP’de fezlekesi olan milletvekili arkadaşlarımı yargılamak. Bizim vekillerimizin yargılanma nedenleri de Cumhurbaşkanına, eşine ve çocuklarına hakaret. Yani Kaçak saray da oturan birine ve O’nun ailesine söyledikleri sözlerden yargılanacaklar. Asıl amaçları da onları yargı önüne çıkarmak.”
4 BAKANIN YARGILANMA SÜRECİ DAVUTOĞLU VE ERDOĞAN’I TERS DÜŞÜRDÜ
Türkiye’de 4 Mayıs darbesinin yaşandığını vurgulayan CHP’li Milletvekili Köksal, yeni başbakanın görev süresini merak ettiğini söyledi: “4 Mayıs’ta ülkemiz ciddi bir darbe ile karşı karşıya kaldı. Biz buna Saray Darbesi diyoruz. Çünkü 23 milyon 600 bin seçmenin oyunu alarak seçilmiş bir başbakan Saray tarafından adeta görevden alındı. Çünkü Davutoğlu kendisinin açıklamasında ‘İstifa etmek benim tasarrufum değildi, bir zaruret gereği ayrılmak zorunda kaldım’ dedi. Esas Tayyip Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki iplerin kopma noktası dört bakanın yüce divana gidip aklanması noktasıydı. Çünkü Davutoğlu, bu dört bakanın aklanmasını istiyordu, ama Tayyip Erdoğan onların Yüce Divana gitmesini istemiyordu. Burada en büyük kopuşu yaşadılar ve Türkiye yeni bir darbe olgusuyla karşı karşıya kaldı. Artık bu ülkede seçimle değil atamayla Başbakan seçer olduk. Bakalım yeni seçilen başbakanımızın görev süresi ne kadar olacak? Sarayla ters düştüğü anda O da mı görevden alınacak?”
CHP’YE OY VERMEMİŞ YA DA DÜŞÜNMEYEN SEÇMENLER OY VERECEKLERİNİ SÖYLÜYOR
Partisine öz eleştiri yaparak halktan uzak kalan CHP’yi halkla buluşturduklarını belirten Köksal, iktidar için çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Ben seçilmeden önce tüm partililerime söz verdim. Seçildiğim takdirde, sağlığım elverdiği müddetçe gecemi gündüzüme katarak partimin iktidarı için çalışacağım. İktidarın yolu koltuklardan değil, sahalardan geçiyor. Onun için de Ankara’daki görevim biter bitmez aracıma atlıyorum, bölgeme geliyorum. Nerede bir sıkıntı varsa, vatandaşlarımız nerede bir sorun yaşıyorsa oraya gidiyorum. Onları dinliyorum ve beraber çözüm yolunu araştırıyorum. Sorunun çözülmesi içinde halkımızla birlikte mücadele etmeye çalışıyorum. Sahada olmaya devam edeceğim. Çünkü iktidarın yolu halktan geçiyor. Daha önce CHP’ye oy vermemiş yada düşünmeyen seçmenlerin bundan sonraki seçimlerde partimize oy vereceği yönünde birçok telefon ve mail alıyorum. Hedefimiz CHP’yi iktidara taşımak, CHP iktidarına da Afyon’dan en az 2 vekille destek vermek. Ben bir CHP neferi olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün kızı olarak bu görevimi yerine getirmeye çalışıyorum. Yegane gayem memleketimin en iyi yere gelmesi ve CHP’nin iktidar olması.”
GENEL BAŞKAN SORUNUMUZ YOK, BİZDE DEMOKRASİ VAR, HERKES ADAY OLABİLİR
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin ziyaretlerinin sorulmasına cevap veren Köksal, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi ve şunları dile getirdi: “CHP, Ocak ayında kurultayını yaptı ve Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden genel başkanlığa seçildi. CHP olarak bizim bir Genel Başkanlık sorunumuz yok. Bizim böyle bir sıkıntımız olduğunu düşünmüyorum. CHP’de herkes Genel Başkan adayı, Milletvekili, İl Başkanı, İlçe Başkanı adayı olabilir. Bizde demokrasi var biat kültürü yok. Dolayısıyla bu herkesin hakkı. Şuanda CHP’de herhangi bir genel başkanlık sorunu yoktur. Genel Başkanımız gecesini gündüzüne katarak dişiyle, tırnağıyla CHP’nin iktidarı için mücadele etmektedir. Bizde onunla birlikte yan yana, kol kola, omuz omuza iktidar mücadelemizi tüm örgütlerimizle birlikte sürdüreceğiz.”
CHP’Yİ TERÖRLE BİR GÖSTERMEYE ÇALIŞANLAR, ALÇAK, HAİN, ŞEREFSİZ VE NAMUSSUZ İNSANLARDIR
CHP’yi terörle yan yana gösterenlere çok sert bir üslup ile cevap veren CHP’li Burcu Köksal, “Cumhuriyeti koruyacak, demokrasiyi, parlamenter sistemi güçlendirebilecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın ve CHP’yi özelikle havuz medyası üzerinden yıpratmaya, karalamaya kalkanlar CHP’yi terörle bir göstermeye çalışanlar, teröre destek veriyormuş göstermeye çalışanlar alçak, hain, şerefsiz ve namussuz insanlardır. CHP dün olduğu gibi bugün de Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde her zaman teröre karşı etkin mücadeleden yanadır” dedi.
ENSAR VE KAYİMDER’İN AVUKATI OLDULAR, GÜNAH KEÇİSİ BULDULAR
Köksal soruları cevaplandırırken ülkedeki tecavüz ve taciz olaylarına da değindi. Köksal şöyle konuştu: “Tecavüz ve taciz olaylarına biz siyasi bakmıyoruz. Hepimiz ebeveyniz. Biz insan olarak siyaset üstü bakıyoruz ama ne yazık ki AKP buna siyasal açıdan bakıyor. Çünkü siyasal açıdan baktığını ENSAR Vakfı’nda ve KAYIMDER’de yaşanan olaydan anlıyoruz. O olayda bir tane günah keçisi buldular bir öğretmen. Ona 508 yıl ceza vererek, bu olayı kapatmaya çalıştılar. Sadece öğretmen suçlu değil, orada Ensar Vakfı da suçludur. KAYIMDER de suçludur. Çünkü gerekli denetim yapılmamıştır. Çocukların ne şekilde yaşadıkları konusunda hiç kimse inceleme gereği duymamıştır ve bu konuda Milli Eğitim Müdürlüğü, Valilik, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı suçludur. Ama hiçbirisi bu suçu üstüne almadı, hepsi Ensar vakfının savunucusu, avukatı kesildi. Sadece öğretmene bir celsede jet hızıyla verilen cezayla bu olay ört bas edilmek istendi. Ama Türkiye’de bunun gibi yaşanan birçok olay var. Bize ihbarlar yağıyor ve bunların tek tek üstüne gideceğiz. Bu konuda suçlu olan herkes yargılanacak ve verilecek en ağır ceza için mücadele edeceğiz.”●Ferhat Yüksel



YORUMLAR