‘CHP’nin en büyük eksikliği ideolojidir’

Başkanlığı döneminde ve istifasının ardından kendinden sürekli söz ettirdi. 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ardından CHP’nin seçimlerde aldığı oyları “başarısızlık”la değerlendirdi.

‘CHP’nin en büyük eksikliği ideolojidir’

Başkanlığı döneminde ve istifasının ardından kendinden sürekli söz ettirdi. 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ardından CHP’nin seçimlerde aldığı oyları “başarısızlık”la değerlendirdi.

‘CHP’nin en büyük eksikliği ideolojidir’
23 Kasım 2015 - 18:03

Başkanlığı döneminde ve istifasının ardından kendinden sürekli söz ettirdi. 7 Haziran ve 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ardından CHP’nin seçimlerde aldığı oyları  “başarısızlık”la değerlendirdi.

Solcu işçi bir babanın 3 çocuğundan biriydi. Sıkıntılı günlerde bile mutlu olmayı başardı. Ailesi nedeniyle küçük yaşta siyasetle tanıştı. Genç yaşlarda Parti yönetimlerinde bulundu. İl Başkanlığı yaptı, Milletvekili adayı oldu. Partinin her kademesinde giden yanlış şeyleri herkesten önce o eleştirdi. Eleştirilerini harekete geçirmek için çalıştı. Destek buldu, bulamadı… CHP’li Yalçın Görgöz, sorularımızı yanıtladı.

 

 

Yalçın Görgöz; CHP eski İl Başkanı ve Milletvekili Adayı...

Başkanlığı döneminde ve istifasının ardından kendinden sürekli söz ettirdi. 7 Haziran  ve 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ardından CHP’nin seçimlerde aldığı oyları  “başarısızlık”la değerlendirdi.

Partinin yenilenmesi ve değişimi için çalışmalar yaptı yapmaya da devam ediyor. Parti içinden ve parti dışından eleştirilere maruz kaldı.

Yalçın Görgöz, sorularımızı yanıtladı...

 

* Tanımayanlar için Yalçın Görgöz kimdir?

-Yalçın Görgöz, 1964 yılında Afyonkarahisar’da doğdu. Üçkardeş işçi bir babanın oğluyum. Annem ev hanımıydı. İlkokul, ortaokul ve liseyi Afyonkarahisar’da tamamladım. Üniversite öğrenimine uzun bir süre devam edemedim. O uhde uzun bir süre içimde kaldı. Şu anda ben Üniversite Sosyoloji öğrencisiyim. Bir kızım bir oğlum var kızım Avukat, oğlum güzel sanatları bitirdi grafik tasarımcı ressam olarak yeni iş hayatına atıldı.

15 yıl kadar Askeri fabrikada çalıştım. 1997 yılında Kendi isteğimle ayrıldı. Şu anda çalıştığım ve ortağı olduğum işletmede çalışmaya devam ediyorum. 4 yıl kadar önce emekli oldum ancak çalışmaya devam ediyorum.  1988 yılından bu yana da siyasetin içerisindeyim.

 

* Siyasete girişiniz nasıl oldu?

-Benim babam (hepimiz çok severiz) aşarı Ecevit’çidir. Aile olarak hepimiz parti üyesidir. Babam aynı zamanda DİSK’e bağlı işçi sendikasını Afyon’da kuran ve bu nedenle çeşitli illere sürün gidenlerden bir tanesidir. Dar gelirli ve böyle bir ailenin çocuğu olarak yetişmemiz, bizi doğuştan siyasetin içerine attı diyebiliriz.

Siyasetin solunda ve böyle bir ailenin çocuğu olmaktan dolayı da çok mutluyum. Dar gelirli bir ailede ne kadar mutlu olunur tartışılır ama Devletin okullarında okumaktan, o sıkıntılı günleri yaşamaktan, 3 çocuklu bir ailenin geçim sıkıntılarını yaşamaktan da mutluyum.

Çocuk yaşta Halk Evlerine giderek orada bizden büyük ağabeylerle sohbet etmek durumundan da mutluydum. Sol’da yer almak da benim için bir mutluluktur.

 

*Dönem olarak hangi yıllardı?

-Daha sonra Rahmetli Erdal İnönü’nün Genel Başkanlığını yaptığı Sosyal Demokrat Halkçı Parti’yi kendimize yakın bularak üye oldum. Üyeliğimizle birlikte ilçe yönetiminde görev almaya başladım. Daha sonra il yönetiminde görevlerde bulundum. Genç yaşlarda yönetimlerde bulundum. Daha sonra Sayın Deniz Baykal’ın Genel Başkanlığı dönemlerinde ben siyasete biraz ara verdim. 7 yıl kadar devam etti bu ayrılık. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olmasıyla, örgütlerimizle görüşerek yeniden siyasette var olmak istedim ve il başkanlığına aday oldum ve kazandım. 3 yıl il başkanlığı görevim devam etti. Kongreler süreci oldukça gecikti, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ardından gelen seçimler nedeniyle. Halen de kongre süreci devam ediyor. Yine örgütlerimize danışarak Aralık 2014’te Milletvekili adaylığı için il başkanlığı görevimden istifa ettim. Örgütlerimize bu durumu danıştım zaten.

 

*Neler yaşandı o dönemde?

-Gelişen olaylar sıcak gündemde yerini aldı. Biz ön seçim istiyorduk. Parti içi demokrasisi için mutlaka ön seçim olmalıdır. Ön seçimi tartışmak günü kurtarmak demektir. Ön seçimde yanlışlar varsa onları düzeltmek gerekir. Seçimden de 4’ncü olarak çıktım.

İl Başkanlığı çok önemli ve ağır sorumlulukları vardır. İl Başkanları Milletvekili olmaya en yakın kişilerdir görüşüne katılmıyorum. Bizim partimizde görev yapanlar, gecelerini gündüzlerini parti için harcayanlar, maddi manevi destek olarak maalesef sadece yıpranırlar, yorulurlar, yeni gündeme gelen kişiler bu ortamı da iyi kullanabilirlerse başarılı olurlar. Bu anlamda öyle bir süreç yaşadık.

CHP’li olmak değişik kademelerinde görev yapmak ayrı bir gururdur, milletvekili adayı olmak ayrı bir gururdur. İdeallerimiz uğruna başından beri koyduğumuz çizgilerde durmak ayrı bir gururdur. Siyasette sıralama önemli değildir, pastayı büyütmek gerekir. Sıralama ne olursa olsun hepimiz gidelim durumu söz konusudur. Daha büyük düşünmek gerekir.

*İl başkanlığı yeniden düşünür müsün?

-Ben bu dönem yeniden milletvekili adayı olmadım. Sürenin kısalığı nedeniyle ön seçim yapılmamasını eleştirdim.

CHP’nin bütün delegasyonu ile yapılan tüzüğü değiştirilmemeliydi, baypas edilmemeliydi ve edilemez.

Seçim süresi yakın olabilir bazı partiler bu süre içerisinde kurultaylarını bile yaptı. Bizde ön seçim yorulmuş olan örgütlerimizi bile harekete geçiriyordu. Hareketlilik getiriyordu.

Hiçbir hazine yardımı olmadan AKP devletiyle yarışan bir parti olarak biz üyelerimize heyecan getiren, hareketlilik getiren ve bir ivme kazandıran bir yapı istedik.

Bu da ön seçimle olacaktı ama olmadı. Alınan bir ek kararla ve YSK’nın da bunu kabul etmesiyle bu ön seçim süreci yaşanmadı. Bir daha ön seçim yapılması daha uygun olurdu.

*Partiyi çok eleştiriyorsunuz...

-Ben partimi her zaman eleştiren ve bu eleştirileri yapmaktan çekinmeyen birisiyim. Bugüne kadar eleştirdim bundan sonra de eleştirmeye devam edeceğim.  Benim için partimize zarar veren olayları tartışmak ve halka anlatmak benim için bir görevdir. Bu da önemli bir durumdur.

 

*Yeniden il başkanlığı demiştik...

-Sorunuza geleyim İl başkanlığı süresi içerisinde 750 gün kadar görevde kaldım. Bunun 545 günü Afyon gündemindeydik.  Yani CHP Afyonkarahisar’da konuşulan ve gazeteleri açılıp bakıldığı zaman mutlaka görülen ve konuşulan bir parti, radyoda duyulan, televizyonda seyredilen ve dinlenen bir partiydi. Bundan dolayı da gurur duyuyorum.

Bu sade benim değil benimle beraber birlikte çalıştığım ekibin bir başarısıdır. Bunun arkasından 1 seneye yakın süredeki çöküş, çöküş diyorum çünkü hantallık ve çalışmamak çöküş demektir.

Bizim olmadığımız dönemde bizi bahane göstererek parti içerisinde bize karşı olanların birbirine girmiş halini izliyoruz şu anda. Bu çok üzüntü verici bir durumdur. Ben bundan dolayı rahatsızım.

 

*Ne yapılması gerekir?

-Partiyi kişisel gelecekleri için değil de partinin 3 tane 5 tane daha fazla oy alması için hep birlikte mücadele etme anlayışını yerleştiremediğimiz sürece partimizin iktidar olmasını istemek ve beklemek hayaldir. Bunun için samimi olmak lazım içten olmak lazım.

Şu an için il başkanlığı için bin düşüncem yok. Hiçbir çalışma içerisinde değilim. Bana verilecek her türlü göreve de hazırım. Seçimlerde de böyle yaptım tüm ilçe başkanlarımıza gittim ve partim için çalıştım.

Adaylarımız tek tek çıkıyor. Delege seçimlerini bitirdik İlçe kongreleri başlıyor. İlçe kongrelerini izleyeceğim ve düşüncelerimi söyleyeceğim.

Kurultay için imzalar toplanıyor, genel merkezin düşüncesi ne olacak onlara bakacağım. Herhangi bir arkadaşımızın il başkanı olması için destek vereceğiz, durumu izleyeceğim.

Ancak bu manzara sonucunda bize bir parti zorunluluğu görev düşerse bu görevden de kaçmam.

 

*İstemem yan cebime koy mu oluyor?

-Bu güne kadar hiçbir görevden kaçmadım bundan da kaçmam. Bu şu demek değildir; Ben istemiyorum yan cebime koy, asla böyle bir şey değildir.

Siyasette en güzel yer ve gelmek istediğim yer il başkanlığı idi. Bundan da dolayı da gurur duyuyorum. Bütün mücadelem örgütlerin çok önemli olduğu üzerineydi.

Yani Milletvekillerini, belediye başkanlarını hatta Cumhurbaşkanını dahi örgütler seçer. Kademe kademe aşağıdan yukarı bir örgütlenme yapımı olur.

 

*CHP’deki örgütlenme nasıl olmalı sizce?

-Örgütlenme yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı olmalıdır. Doğruyu yansıtsın diye böyle olması gerekir. Biz de bunun için mücadele verdim.

Ben sol gelenekten gelen solcu bir yapıdan geliyor ve bununla da gurur duyuyorum. Sol olduğuna inandığım için de CHP içerisinde yer aldım. Sol olmalıdır. Sol bir partimidir bu tartışılır. Sol olmalıdır. Sola çekilmelidir. Merkez sağa değil. CHP geçmişti bunu yapamadı.

 

*CHP sağa mı kayıyor?

-CHP’yi sağa çekme çalışmaları uzun yıllar devam ediyor ama bu başarılamadı, başarılı olunmadı. CHP bu süre içerisinde kendi tabanını, varoşları daha doğrusu kendisine oy vermesi gereken insanları kaybetti. Onun yerini AKP doldurdu. Bu çok büyük bir zafiyetlikte, büyük bir eksiklikti. Bunu doğru görmek lazım.

 

*AK Parti sol bir partimidir?

-Ne alakası var?

 

*CHP’nin kaybettiği varoşları aldı dediniz?

-AKP sadece muhafazakâr dini kullanarak iktidarda kalmaya çalışan bir partidir. Son zamanlarda da Cumhurbaşkanı tekrar çağrıda bulundu, başkanlık sistemi olmalıdır diye.

Tek adamlık yönetimiyle ülkeyi yönetmek isteyen, bakanları kendi seçeceği, bütün atamaları kendi yapacağı tek adamlı, faşist bir partidir, yani İslami faşist bir partidir AKP. Ve daha ilerisindedir. İslamı, dini duyguları sömürerek iktidarda kalmayı başaran bir partidir.

Tabi ki bunu eleştirmemiz ne kadar doğrudur bilmiyorum. AKP’nin iktidarda kalıyor olması bu bir başarı değildir. Muhalefetin başarısızlığıdır. AKP’nin halen daha iktidarda kalıyor olması, yüzde 9 oy artışı sağlamış olması muhalefetin başarısızlığıdır. Doğru görmek lazım.

 

*Bundan sonra daha doğrusu böyle giderse, CHP’nin durumu ne olur?

-CHP bundan sonra tabandan tepeye, tepeden tırnağa kendini baştan sona gözden geçirerek, projelerini gözden geçirerek, programını tüzüğünü yeni baştan gözden geçirerek, yoluna devam etmesi gerekir.

CHP 92 yıllık bir partidir. Bir iki günlük kurultaylarla geçiştirilecek bir parti değildir.

CHP’nin bir atölyesi, bir çalışma atölyesi olmalı. O koskoca genel merkezde Genel Başkanın danışmanlarıyla yardımcılarıyla bu iş yürümez.

Bu Sayın Kılıçdaroğlu için değil. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle ama yarın bu olmamalı diye söylüyorum. Afyon’daki sorunları, Iğdır’daki sorunları, Silvan’daki sorunları ya da Tekirdağ’daki sorunları an ve an izleyen çözüm önerilerini ortaya koyan, o an orada olan bir CHP olmalıdır.

 

*CHP’deki seçim çalışmaları nasıl olmalı sizce?

-Seçimden seçime değil her an sorunların çözümünde yer alan bir parti olmalı. Bütün şey de burada yatıyor. Bu parti birilerini il başkanı yapmak için, birilerini belediye başkanı veya milletvekili yapmak için yarışan bir parti konumundan kurtulmalıdır. Bu parti halkın partisi olmalıdır. Delege seçimleri olmamalı.

İl Başkanından tutun genel başkan seçimlerine kadar her şey üyeler üzerinden olmalıdır. Afyon il başkanını binlerce insan seçmeli. Genel Başkanı milyonlar seçmeli. Biz bir küçük bir salona sıkışıp il başkanı seçecek bir parti değiliz. Büyük düşünmemiz gerekir.

 

*Şimdiki yönetim ile sizin döneminizi kıyaslarsak...

-Benim il yönetimimde sadece ülke gündemini değil dünya gündemini de takip ederek vatandaşlarımızı sürekli basın yoluyla bilgilendirdik.

Sayın Genel Başkanımız Afyon’a benim il başkanlığı ödemimde 6 defa geldi. Denizliye, Uşak’a 1 defa gitti, Kütahya’ya gitmedi. Çevre illerin hepsini tek tek sayabilirim.

Bütün Genel Başkan yardımcılarımızı keza getirdik. 8 defa danışma meclisini toplantısı yaptık. Bunları ne için söylüyorum. CHP diri olması lazım. Gündemde olması lazım. Sürekli partililere bir hareketlilik ve heyecan veren bir yönetim olması lazım ki; yarınki seçimlere hazır olabilelim. Yoksa seçimler geldiğinde söylenen vaatler çok güzel şeyler ama seçimlere bir ay kala iki ay kala vatandaşın kulağının pasını açamıyorsunuz.

Onun için diyorum ki örgütler milletvekillerini seçer, belediye başkanlarını, İl genel meclis üyelerini seçer Genel başkanını seçer. O örgütler her şeyin üzerinde olmalıdır. Kim milletvekili olursa olsun, kim belediye başkanı olursa olsun örgüte saygı duymalıdır. Örgüt de o saygıyı kaldıran bir örgüt olmalıdır.

 

*CHP’deki eksiklik nedir peki?

-CHP kendini yenilemesi gerekir. CHP’nin en büyük eksikliği ideolojidir. Partinin kimliğinin netleştirilmesi lazım. Vatandaş CHP’yi sol bir parti olarak görüyor ama bizim içimizde görmeyen biraz daha bu tarafa çekelim diyen bir yapı var.

Ulusalcılığı, solculuğu her şeyi birbirine çorba yapmamak lazım. CHP sol bir partidir.

 CHP Kurtuluş Savaşının ateşinden doğan bir partidir. Bunu kimse inkar edemez. Bundan dolayı bu partinin çok güçlü bir ulusal damarı vardır. Bu ulusal damar anti emperyalisttir, bu ulusal damar geri değil ilericidir. Ama CHP sol bir partidir ve tüzüğünde de yazar. CHP Sosyal Demokrat ve ulusalcı bir partidir. Bunlar birbiri içerisinde bir bütünlük içerisinde yaşayabilmeli ve bir bütünlük arz eder.

Biz ne Mustafa Kemal Atatürk’ün devrim ve ilkelerinden vazgeçeriz ne de Deniz’lerden Mahir’lerden Hüseyin’lerden vazgeçeriz. Bunların hepsi bizim vazgeçemeyeceğimiz değerlerdir. Bizim en büyük eksikliğimiz sevgidir, hoşgörüdür.

Söylemlerimizde ülkemizi sevmek, çocuklarımızın geleceğini sözde hesap etmek ve onun için tedirgin olmak hiçbir şey ifade etmiyor. Sözde yapılan hiçbir şey ifade etmiyor.

Ne diyor düşünür, biliyor ve uygulamıyorsanız bilmiyorsunuzdur. Bizim bunları uygulamamızın zamanı geldi de geçiyor bile. Birbirimize karşı uygulamamız lazım. Birbirimizi seveceğiz ve sayacağız.

 

*CHP içinde özgürlük fazla mı? Bazen her kafadan değişik sesler çıkıyor...

-Özgürlüğün azı fazlası olmaz. Özgürlük olmalı ama özgürlük başkasının yaşamına da engel olmamalı. CHP’de her kafadan bir ses çıkması, yönetimin birileri tarafından etkinliğinin azaltılması demektir. Bir il başkanına herkes saygı duymalı ve duyacak. Seversiniz veya sevmezsiniz saygı duyacaksınız. O makam Mustafa Kemal Atatürk’ün makamıdır. Onun heyecanı ile o koltukta oturmalısınız. O makamın bir ağırlığı vardır. Üyelerimiz onu bilerek hareket etmelidir. Parti tabanından seçilen il başkanına sahip çıkmak lazım.

Bir de yönetim olarak partilileri parti meclislerinde konuşturmazsanız onlar da orda burada konuşurlar. Dertlerini dile getirirler. Konuşanlar eteğindeki taşı yetkili organlarda dökmeli. O zaman sağda solda konuşmaya gerek kalmaz.

 

*Son söz olarak AK Parti iktidarı hakkında neler söylersiniz?

-Bu kadar uzun süre iktidarda kalan bir AKP iktidarına rağmen, ülkemin insanlarına güveniyorum. Bütün samimiyetimle söylüyorum ben insanlarımıza güveniyorum. Meclis bizi yansıtıyor. Kendimizden başlayarak elimizden geleni yapmak zorunluluğumuz var.

Ben bunu beğenmiyorum, bu olmadı ben de yokum gibi bir lüksümüz yok. Her birimiz sonuna kadar mücadele etmemiz gerekir.

Azmimizi bırakmamız gerekir. İnsanlar bizim, bu halk bizim. Biz tüm samimiyetimizle bu halka doğruları anlatmaya devam ettiğimiz sürece bu halk bizi anlayacak ve bizi iktidara getirecektir. Ama bunun için seçimin bittiği günün hemen ertesi günü çalışmalara başlamamız lazım.

 

*Umudunuz ne durumda? Umut var mı yoksa kırgınlık mı var?

-Ben umutluyum, partim için elimden geleni yapmaya hazırım.

Genel kurul olsun diye imza verenlerden birisiyim. Bizim buradaki çıkışımız Sayın Genel Başkana karşı olduğumuz için değil. Bunu tüm samimiyetimle ve açık açık konuşuyorum. Sayın Genel Başkanımızı geçmişte de sonuna kadar destekleyen bir yapıda oldum.

Önceki dönemleri de gördüğümüz için, Sayın Genel Başkanımız göreve gelir gelmez parti içi demokrasiyi çalıştırma ve geliştirme çalışmaları oldu. Bundan dolayı da müteşekkiriz.

Bizim çabamız bir tıkanıklığı açmamız için görüşmemiz gerekir. Bu tıkanıklığı gidermek içindir. Bu Genel Başkan için değil tüm birimler içindir.

Kılıçdaroğlu gider bir başkası gelir. Bu tıkanıklığı açmazsanız hiçbir şey değişmez. Çünkü o değişmeyen hantallaşmış yapı dursun istemiyoruz. Değişmesi için özünden başlaması lazım.

 

*CHP’liler Kurultaya nasıl bakıyor?

-Kurultay delegeleri üzerinden bir anket çalışması yaptırıldı. Buna baktığınızda delegelerin yüzde 95’i değişim istiyor. Genel Başkan üzerinden değil. Partinin mutlaka başarılı olması için değişim istiyor.

Kurultay delegelerinin yüzde 74’ü seçimlerde CHP’yi başarısız buluyor. Olağanüstü kurultayın yapılmasını isteyenlerin oranı yüzde 55,8. Partide tepeden tırnağa değişim isteyenlerin oranı yüzde 95. Lider mutlaka değişmeli diyenlerin oranı ise yüzde 53. Hem lider hem de parti yönetimi kalmalı diyenlerin oranı ise 4,9. Parti yönetimi değişmeli diyenler yüzde 92. Bu Genel Kurul kaçınılmaz hale geldi. Olur olmaz ama partideki mücadelemiz hep devam edecek.

 

*Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim...

-Ben de bana söz hakkı verdiğiniz için teşekkür ederim. Sizlerin aracılığı ile de tüm hemşerilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Bu haber 1350 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
20.02.2026 İftar Saati
01|Adana—18:29
02|Adıyaman—18:18
03|Afyonkarahisar—18:45
04|Ağrı—17:58
05|Amasya—18:22
06|Ankara—18:35
07|Antalya—18:48
08|Artvin—18:00
09|Aydın—18:57
10|Balıkesir—18:55
11|Bilecik—18:46
12|Bingöl—18:08
13|Bitlis—18:03
14|Bolu—18:38
15|Burdur—18:48
16|Bursa—18:50
17|Çanakkale—19:00
18|Çankırı—18:31
19|Çorum—18:27
20|Denizli—18:52
21|Diyarbakır—18:12
22|Edirne—18:57
23|Elazığ—18:14
24|Erzincan—18:11
25|Erzurum—18:04
26|Eskişehir—18:44
27|Gaziantep—18:22
28|Giresun—18:15
29|Gümüşhane—18:10
30|Hakkari—17:59
31|Hatay—18:28
32|Isparta—18:47
33|Mersin—18:32
34|İstanbul—18:49
35|İzmir—19:00
36|Kars—17:56
37|Kastamonu—18:29
38|Kayseri—18:27
39|Kırklareli—18:55
40|Kırşehir—18:31
41|Kocaeli—18:46
42|Konya—18:38
43|Kütahya—18:47
44|Malatya—18:17
45|Manisa—18:59
46|Kahramanmaraş—18:22
47|Mardin—18:10
48|Muğla—18:56
49|Muş—18:05
50|Nevşehir—18:31
51|Niğde—18:31
52|Ordu—18:17
53|Rize—18:07
54|Sakarya—18:44
55|Samsun—18:22
56|Siirt—18:05
57|Sinop—18:25
58|Sivas—18:20
59|Tekirdağ—18:54
60|Tokat—18:22
61|Trabzon—18:11
62|Tunceli—18:12
63|Şanlıurfa—18:18
64|Uşak—18:50
65|Van—17:57
66|Yozgat—18:29
67|Zonguldak—18:36
68|Aksaray—18:33
69|Bayburt—18:07
70|Karaman—18:36
71|Kırıkkale—18:33
72|Batman—18:09
73|Şırnak—18:04
74|Bartın—18:33
75|Ardahan—17:57
76|Iğdır—17:53
77|Yalova—18:48
78|Karabük—18:33
79|Kilis—18:24
80|Osmaniye—18:26
81|Düzce—18:40
“Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.” — Bakara 185.Ayet
Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı