CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz'ün İsrail'in Filistin Topraklarını İlhak Girişimine Karşı Basın Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz'ün İsrail'in Filistin Topraklarını İlhak Girişimine Karşı Basın Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz'ün İsrail'in Filistin Topraklarını İlhak Girişimine Karşı Basın Açıklaması
24 Mayıs 2020 - 03:32 - Güncelleme: 24 Mayıs 2020 - 04:56


İsrail’de yeni kurulan koalisyon hükümetinin ABD’nin Yüzyılın Anlaşması adını verdiği planı hayata geçirme yolunda uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olarak attığı adımlar, bölgesel ve küresel ölçekte istikrar ve barış çabalarına yaşamsal bir tehdit oluşturmaktadır. İsrail, söz konusu plan çerçevesinde, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini İsrail toprağı olarak kabul etmek ve Ürdün Vadisi’ni ilhak etmek istemekte, bu doğrultuda girişimlerde bulunmaktadır. İsrail bu yasadışı ilhak ve işgal tehdidinden vazgeçmeli ve bu çabayı somutlaştıran adımları derhal durdurmalıdır. İsrail - ABD ortaklığının Filistin topraklarının geleceğine Filistinlileri yok sayarak karar vermeye çalışmaları kabul edilemez. Bu yönde atılan adımlar, diğer bölge ülkelerini de soruna müdahil kılacak, bölgede bulunan Filistinlilerin zorunlu olarak göç etmesine neden olabilecek ve bir kıvılcım büyük bir çatışmanın başlamasına neden olacaktır. Filistin’in ABD ve İsrail’le yapılan anlaşmalardan çekileceğini açıklaması ve İran başta olmak üzere bölge ülkelerinin İsrail’in yasadışı işgal çabasına verdikleri tepkilerin sertleşmeye başlaması bölgemizin geleceği için endişe verici gelişmelerdir.
İsrail öncelikle, Birleşmiş Milletler’in defalarca vurguladığı üzere, 1967 savaşında işgal ettiği topraklardan çekilmeli ve Kudüs’ün statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerine de son vermelidir.
CHP, Filistin halkının yanındadır. Bugüne kadar, İsrail-Filistin sorununa BM kararları çerçevesinde ve iki devlet esasına göre kalıcı bir çözüm bulunması için bütün ilgili taraflarla sonuç alıcı girişimler içinde olunmasını benimsedik. Bu tutumumuzu bundan sonra da devam ettireceğimizi vurguluyoruz.
Son olarak, şu hususu da kamuoyumuzla paylaşmak isteriz: İktidar tarafgir bir Orta Doğu politikası izlemeseydi, İsrail’e yönelik olarak kamuoyu önünde başka kapalı kapılar arkasında başka bir tutum takınmasaydı ve Türkiye bölgedeki bütün meşru aktörlerle yakın ilişkilerini muhafaza edebilseydi, İsrail’in Filistinlilerin topraklarını ve geleceğini tek taraflı olarak belirlemeye yönelik bu yasadışı adımları böylesine cüretkâr bir biçimde atması söz konusu olmayacak, Ankara güvenilir bir arabulucu olarak sorunlar büyümeden masadaki yerini alabilecekti. Bu nedenle, İktidarı da İsrail’e yönelik olarak izlediği iki yüzlü politikayı terk etmeye, Filistin halkının haklarını samimi olarak savunmaya ve tarafları masaya oturtacak etkin bir diplomasi izlemeye çağırıyoruz.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum