Arslan : Köklü sorunlara gerçekçi çözümler gerekiyor

Arslan : Köklü sorunlara gerçekçi çözümler gerekiyor

Arslan : Köklü sorunlara gerçekçi çözümler gerekiyor
21 Ocak 2020 - 18:00

 
 
 
Memur-Sen İl Temsilcisi ve  Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan sona eren yarı yıl nedeniyle bir değerlendirme bildirisi yayınladı.
Arslan bildirisinde şu görüşlere yer verdi;
2019-2020 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi, geleceğe yönelik çizilen hedeflerin uzağında,
eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün yeni döneme devredilmesiyle, köklü sorunlara kalıcı
çözümler getirecek adımların beklentisiyle sona ermiş bulunmaktadır.
Üç yıllık hizmet süresini tamamlayan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği hakkı tanınması,
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun taslağının hazırlanması, öğretmen atama ve yer değiştirme süreçlerine
ilişkin bir çalıştay yapılması gibi bazı adımların dışında beklentileri karşılayacak bir iş ve işlem hayata
geçirilmemiştir.
Mesleğin itibarını artıracak, öğretmenlerin haklarını geliştirecek kanun ivedilikle çıkarılmalıdır
Bir an evvel çıkmasını istediğimiz kanun, öğretmenlerin haklarını ve yetkilerini koruyacak ve
geliştirecek bir eksende ele alınmalıdır. Öğretmenlerin görev, yetki, hak ve sorumluluklarının belirlendiği,
mesleki gelişim ve kariyer basamaklarının ve iş güvencelerinin tanımlandığı, öğretmene destek niteliğinde
bir meslek kanunu bir an önce çıkarılmalıdır.
Sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilmeli, istihdam modeli kadrolu olmalıdır
Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması anayasal hakları sınırlamakta, aile bütünlüğünü bozmakta, eşleri
birbirinden, çocukları da anne babalarından ayrı bırakmakta, öğretmenleri işi ile eşi arasında tercihe
zorlamaktadır. Kamu istihdam politikalarına yön verenler, nitelikli kamu hizmetinin ancak iş ve iç
huzuruna kavuşmuş, anayasal hakları tesis edilmiş kamu personeli eliyle yürütülebileceğini görmeli,
sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir.
3600 ek gösterge konusundaki haklı beklenti küskünlüğe dönüşmeden sözün gereği yerine
getirilmelidir
Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi başta olmak üzere, seçim sürecinde kamu görevlilerine
verilen vaatler ivedilikle yerine getirilmeli, sözlerin yerine getirilmemesinin oluşturacağı sosyal maliyet
gözden ırak tutulmamalıdır.
Şiddete başvurmanın bedelinin ağır olduğu yasal bir düzenleme yapılmalıdır
Eğitim ve öğretim hizmeti sunumu esnasında veya verilen eğitim ve öğretim hizmetinden kaynaklanan
nedenlerle eğitim çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilere hapis cezası verilmesi;
eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan suçlardan sayılması ve eğitim çalışanlarına karşı
işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemlerde ve davalarda personelin
talebi üzerine Bakanlığın hukukî yardımda bulunması noktasında düzenleme yapılmalıdır.
Eğitim kurumu yöneticiliği kariyer mesleğine dönüştürülmeli, her olumsuzluğun faturası
yöneticiye çıkarılmamalıdır
Eğitim kurumu yöneticiliği, ikincil görev olmaktan çıkarılarak meslekleşmeyi sağlayacak çalışmalar
yapılmalı, bununla ilgili olarak yetiştirme programları hazırlanmalıdır. Okul liderliği, yetki ve yeterlilikler
yönünden güçlendirildiği gibi, maddi ve manevi yönden de cazip bir meslek hâline getirilmelidir.
Öğretmenlerin yer değişikliği işlemlerinde mağduriyeti önleyecek adil bir süreç işletilmelidir
‘Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci Tespitler ve Bir Model Önerisi’ raporumuzda Bakanlığın
ve kamuoyunun dikkatine sunduğumuz üzere, yer değişikliği talepleri adil ve hakkaniyete uygun sonuçlar
üretecek şekilde yeniden tasarlanmalıdır.
Eğitimin kalitesi için ter döken memur ve hizmetli çalışanlarımızın özlük hakları
iyileştirilmelidir
Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı
Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların eğitim-öğretim hizmetinin aksamadan en etkin
şekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği görülmeli; eğitim-öğretim sınıfı çalışanlarına tanınan
haklar kendilerine de tanınmalıdır. Şef, memur ve hizmetlilere öğretim yılına hazırlık ödeneğinin
ödenmemesi hak ve adalete uygun değildir. Bu nedenle, hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim ve
öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Millî Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatı
kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir. Eğitim kurumlarındaki
personelin haftalık 40 saati aşan çalışmalarının karşılığı fazla çalışma ücreti ödenmesi ya da personel
yetersizliği gerekçesine sığınılmadan fazla çalışma karşılığı izin hakkından faydalanmalarının sağlanması
yönünde düzenleme yapılmalıdır.
Unvan değişikliği sınavı bir an önce yapılmalıdır
Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı,
Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında yer alan eğitim çalışanlarının liyakat ve kariyer
ilkeleri çerçevesinde mesleki ilerlemelerini sağlayan en önemli araçlardan birisi olan unvan değişikliği
sınavları konusunda Bakanlık somut adım atmalı, unvan değişikliği sınavlarını ivedilikle gerçekleştirmeli;
görevde yükselme sınav sonuçları çerçevesinde atama bekleyen boş kadrolara, şeffaf ve merkezi bir süreç
dâhilinde atama yapmalıdır.
Darbecilerin izleri tamamen silinmeli, darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği değiştirilmelidir
Kamusal alan yalanıyla yıllarca kadınlara ve kız öğrencilere yönelik uygulanan kılık ve kıyafet
dayatması, verdiğimiz mücadele, yaptığımız eylem ve etkinlikler sonucunda kaldırılmış, kamuda çalışan
kadınlara yönelik ‘başı açık’ ibaresinin yönetmelikten çıkarılmasıyla kadının kamu hizmetine katılımında
bir engel aşılmış; Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair
Yönetmelik’te de yapılan değişiklikle öğrencilere kılık ve kıyafet dayatmasının kaldırılması son derece
önemli bir adım olmuş ve bir yasak daha tarihe karışmıştır. Kamu görevlilerini ilgilendiren çerçeve
yönetmelikte acilen değişiklik yapılmalı ve altı yıldır sürdürdüğümüz serbest kıyafet eylemi
gerekçelerimizden olan erkek kamu görevlilerine kılık ve kıyafet dayatmasından da vazgeçilmelidir.
Yarıyıl, eğitim yöneticileri için sorunlara odaklanıp çözümler üretme dönemi olmalıdır.
Eğitim-Bir-Sen olarak, birinci kanaat döneminin öğrencilerimiz için aktif bir dinlenme dönemi
olmasını temenni ediyor, geleceğimize verdikleri emeklerden dolayı eğitim çalışanlarımıza teşekkür
ediyoruz.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum