☰
✕

Yılmaz Oruç'un hayatı kitap oldu

09 Mayıs 2016 - 18:50

Afyonkarahisarlı İş adamı Merhum Yılmaz Oruç'un hayatını kitaba aktaran yazar Tolga Aydoğan: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, devrimden sonra kültürel anlamda da Anadolu'nun kalkınmasını istedi. Yılmaz bey de aslında bunun bir uzantısı oldu

 

 

 

 

Selahattin Duman’ın derlemesiyle Tolga Aydoğan’ın kaleme aldığı ‘Bir Şehrin Hayatına Dokunan Adam’ isimli kitabının tanıtımı Oruçoğlu Termal otelde gerçekleştirildi. ‘Yılmaz Oruç, İstanbul’un taşradaki kültür elçisi’ olarak nitelendirilen kitabın tanıtımına Yılmaz Oruç’un eşi Tülay Oruç, oğulları Celalettin Oruç ve Levent Oruç, kitabın yazarı Tolga Aydoğan, Kurtuluş Gazetesi sahibi Halil İbrahim Kocaerkek ve basın mensupları katıldı.

“Bugün burada 52 yıllık el ele vererek başarılmış bir hayatın öyküsünü sunacağız” diyerek sözlerine başlayan Tülay Oruç konuşmasında kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

 

YILMAZ BEY, ATATÜRK’ÜN KÜLTÜREL DEVRİMİNE UZANTI SAĞLADI

Atatürk’ün Anadolu’daki kültürel devriminin uzantısını Yılmaz Oruç’un sağladığını belirten kitabın yazarı Tolga Aydoğan, kitabın üç buçuk yılda hazırlandığını söyledi: “Ben aslında Yılmaz beyin hayatını inceleyince şöyle bir şey fark ettim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimden sonra kültürel anlamda da Anadolu’nun kalkınmasını istedi. Yılmaz bey de aslında bunun bir uzantısı oldu. Afyon’a yaptığı yenilikler sadece sinemayla değil. Otelcilik konusunda Türkiye’nin ilk 5 yıldızlı termal oteli. Ki o dönemin şartlarında delilik diye adlandırılan ve mümkün olmayan aslında, böyle bir şey ilk defa jeotermalin termal kaynakların kullanılması ve edilmesi, böyle bir tesisin somutlaşması çılgınca bir projeydi. Ama gerçekleşti. Yılmaz bey birçok alanda öncülük etti. Nakliye- taşımacılık sektöründe faaliyet sürdürdü. Özellikle gıda sektöründe Oruçoğlu yağları, hatta ‘Yağ her yerde biter Oruçoğlu’nda en son biter’ diye de sloganı vardı. Türkiye’de ayçiçeği yağı bitince haşhaş yağı ortaya çıkarılmasında öncü olmuş bir kişi. Afyon için düşünmeyin, yarattığı istihdam Türkiye için bir artıdır. Bu kitap Yılmaz Oruç’un bir başarı hikayesidir. Kitabın birinci baskısı 1500 tane basıldı ve kitap yaklaşık 3.5 yıl sürdü.”

 

BİZİM İDEOLÜMÜZDÜ, O OLMAYA İTİNA GÖSTERDİK

Babasını anlatan Levent Oruç, “Bana göre böyle kıymetli insanların hakkında bir şeyler söylemek, biz evlatlarından ziyade memleketinde yaşayan diğer insanlar veya onu tanıyan insanların onun hakkında söyledikleri daha kıymetli. Bizim için babam tabiî ki ulaşılmazdı. Bizim ideolümüzdü. O, olmaya itina gösterdik. Tabi ki Yılmaz Oruç olmamız mümkün değil. Ama inşallah bizlere öğretmiş olduklarıyla hayatımıza ve ticaret hayatımıza devam ediyoruz” dedi. İşadamı Celalettin Oruç ise babası için yazılan kitap için şunları kaydetti: “Herkesin evladını yetiştiren baba herkes için çok özeldir. Mutlaka her baba kendi için bir şeyler yapabiliyorsa, evlatlarına da daha fazlasını bırakmak istemiştir. Ancak Yılmaz Oruç’un oğlu olmak, gerçekten çok zor bir iştir. Bu kadar memleketini ve milletini seven, eli açık, sürekli en iyileri hem memleketi hem de yaşadığı şehir için yapmaya çalışan birisi olarak daima biz kendimizi O’nun yaptığından daha iyi bir şeyin nasıl yaparız? Arayışında bulduk. Yılmaz Oruç’un kim olduğunu bilmeyen Türkiye’deki birçok kişiye bir başarı öyküsü sunmak üzere bu kitabı hazırladık.”●Ferhat Yüksel