Vergi
Ülkemizde şubat ayının son haftası vergi ...
Ülkemizde şubat ayının son haftası vergi haftası olarak kutlanıyor. Bu kutlamanın amacı, Gelir İdaresi tarafından “verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının arttırılması” olarak açıklanıyor.
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı paraya biz vergi diyoruz.
Verginin adil ve eşit olması da temel esastır.
Hani meşhur söz vardır ya ‘Az kazanandan az,çok kazanandan çok’ vergi almak diye.
Burada temel amaç bir gelir veya kazancın olması lazım.
Kazanç veya gelir olmadığında vergiyi doğuran olay olmaz.
Fakat günümüzde öyle değil.Dolaylı vergilerin toplam vergiye oranı yüzde 3o kalan yüzde 70 dolaysız vergiden oluşuyor.
Kurumlar,Gelir Vergisi,Motorlu Araç Vergisi ve Veraset İntikal Vergisi dolaylı vergidir.
Yani aracınız varsa MTV ödersiniz.İşyeriniz varsa Gelir,Şirketiniz varsa Kurumlar,Anne ve babanızdan nakit veya mal kaldı ise Veraset ve İntikal Vergisi ödersiniz.
Dolaysız veriye gelince herşeyde dolaysız vergi vardır.Aldığınız havad,içtiğiniz suda.Çiklet alırsınız,ekmek alırsınız,benzin,mazot otogaz,sigara alkol vs vs alırısnız,telefonla konuşursunuz bunların hepsinde dolaysız vergileri peşin ve anında ödersiniz.
Gelire göre mükellef yüzde 30 kısmını öder.Kalan yüzde 70 vergi gelirini herkes öder.
Mükellef rakamlarına baktığımızda ise;
1 milyon 765 bin Gelir Vergisi
Faal kurumlar vergisi mükellefleri sayısı ise 661 bin.
2 milyon katma değer vergisi mükellefi
2 milyon Muhtasar beyanname vermek zorunda olan mükellef var.
Bu rakamlardan anlıyoruz ki Türkiye Vergi Cenneti
Çünkü;
Kayıtsışı ekonomi hükümdarlığını sürdürüyor.Bunun önüne geçmeye hiç bir iktidar cesaret edemiyor.Çünkü vergi almak zor iş.Vergi ödeme alışkanlığı olmayanları vergi havuzuna sokmak daha zor.
Bazen fiş fatura alın diye suni çalışmalar yapısada bunun temeli denetimden geçmektedir.
Bakkal Ali bey in daha az vergi ödemesi için kayıtdışı çalışan diğer bakkal Selami ve Mehmet beyin kayıt altına alınmasıyla mümkündür.
Bu kayıyt dışı çalışma haksız rekabeti de getirmektedir.
Denetim deyince yapılan denetimlerinde izana ve mantığa uygun olması beklenir.
8-10 kişi sitihdam ederek mesleğini icra eden bir işyeri ile kaçak işçi çalıştıran işyeri aynı kefeye konulması sorunları büyütür.
Bir başka gözden kaçan konu yatırım indirimi,teşvik uygulamaları ve KDV vb iadelerdir.
Bu uygulamalar yapılırken sadece sermayeye destek vermek yerine emek kesiminde mağduriyeti gözetilmelidir.Örneğin asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır.
Yani devlet bir tarafta kaşıkla topladığını sermayeye kepçe ile dağıtması adil devlet anlayışına uygun düşmez.
Burada Vergi oranlarının yüksekliği dolaysız vergilerin dolaylı vergilerden fazla olması,asgari ücretlilerin bir şirket kadar vergi ödemesi sorunlarının altında kayıtdışılık ve denetimsizlik yatmaktadır.
Bir fıkrayla yazımıza noktayı koyalım.
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş..
Sormuş:
– Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş:
– En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış..
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:
– En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş..
Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş:
– Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar..
O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için
arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
– Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
– Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.
Yeter ki paçayı kaptırmayın.
Vergi haftası kutlu olsun…