Uslu, Erenoğlu'na kızdı: Siyasetçi gibi davranma!
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne kurulması için defalarca ihaleye çıkılan ve her seferinde iptal edilen Magnetik rezonans (MR) ihalesinin sonuçlanmamasının hastaları mağdur ettiğini açıklayan Türk-İş İl Temsilcisi ...
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne kurulması için defalarca ihaleye çıkılan ve her seferinde iptal edilen Magnetik rezonans (MR) ihalesinin sonuçlanmamasının hastaları mağdur ettiğini açıklayan Türk-İş İl Temsilcisi Uslu, eleştirileri “Onlara kapıları kapattık” cevabıyla savuşturmaya çalışan Genel Sekreter Erenoğlu’na, “Kapıyı kapatmışsa, kendisini bir odaya kilitlemiş gibi biri olur ki, bu durum, kendilerinin tercihidir” şeklinde cevap verdi.
Türk-İş İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı Muharrem Uslu, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde yılan hikayesine dönen Magnetik rezonans (MR) ihalesinin ne zaman sonuçlanacağı şeklindeki sorularına kızan Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Ayhan Erenoğlu’nun, “Onlara kapımızı” kapattık” şeklindeki açıklamasına sert tepki gösterdi.
Temsilcisi olduğu işçiler ve aileleri adına haklı bir çıkış yapan ve geleneksel radyolojiden farklı olarak teşhiste isabet sağlayan MR’ın bir an önce Afyonkarahisar devlet Hastanesi’ne kurulmasını isteyen Uslu, hastaların mağdur olduğunu belirterek, defalarca yapılan ihalenin daha sonra iptal edilmesinin nedenini sormuştu.
Türk-İş Başkanı Uslu’nun MR konusundaki hassasiyetinden hoşnut olmayan Genel Sekreter Erenoğlu da “Kapılarımızı onlara kapattık” şeklinde çıkış yapmıştı.
ERENOĞLU SİYASİ GÜÇ GÖSTERİYOR
Demiryol-İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı ve Türk-İş İl Temsilcisi Muharrem Uslu, kendisine kapılarını kapattığını açıklayan Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Ayhan Erenoğlu’na sert çıktı. Uslu, “Sayın Genel Sekreter Dr. Erenoğlu, elbette ki hükümetimizin iradesi ile atanmış bir bürokrattır. Ancak, atamanın siyasi iradenin ürünü olması; atanmış bir bürokratın siyasetçi gibi davranmasını gerektirmediği gibi, hitap ettiği kitle veya çalışanlarına, adeta ‘siyasi güç’ gösterisi yapmasını da gerektirmez” dedi.
YENİ PADİŞAHLARA GEREK YOK
Uslu açıklamasında, “Bu atamanın merkezi iradenin ürünü olması, söz konusu makamı daha güçlü, etkin ve halkın beklentilerini en üst seviyede karşılamasının amaçlanmasıdır. Yoksa, yeni padişahlar veya sultanlar yaratmak değildir” ifadesini kullandı. Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler, şehrimizin en etkin sivil örgütlerinin temsilcisi olarak, elbette ki, halkımızın karşılaştığı sorunları ve beklentileri dile getireceğiz. Bu durum, görevimizin gereği olduğu gibi, bölge insanımızın da bir beklentisinin sonucudur. Söylediğimiz her şey, halkımızın sözü ve ızdırabı olup; tavsiye ve dostane görüşlerdir. Bizim görüş ve dost hane tavsiyelerimizin, emir ve talimat olarak algılanması düşündürücüdür. Kimseye veya hiçbir makama, talimat vermemiz söz konusu bile olamaz.”
KAPIYI KAPATINCA KENDİNİ BİR ODAYA MI KİLİTLEDİ?
“Gerçekler böyle iken, Sayın Erenoğlu’nun, bize ‘kapılarını kapatmış olmasının’ bir hükmü de olamaz” diyen Türk-İş İl Temsilcisi, “Kapıyı kapatmışsa, kendisini bir odaya kilitlemiş gibi biri olur ki, bu durum, kendilerinin tercihidir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, meseleler karşısında kafasını kuma gömen canlının çözüm metodu ne derece sağlıklı ise Sayın Eronoğlu’nun bu tercihi de, o derece sağlıklıdır.”
MEVZUATI GEREKÇE GÖSTERMEK GERÇEKÇİ DEĞİLDİR
Afyon’un MR ihtiyacının ve bu ihtiyacın hala giderilmemesinin herkesin malumu olduğunu vurgulayan Uslu, şunları kaydetti: “Bu sorunun, sadece Kamu İhale Mevzuatı gerekçe gösterilerek, çözülememiş olması, gerçekçi değildir. Yöneticilerimizin iyi niyetinden ve kamu menfaati hassasiyetlerinden bir şüphemiz yoktur. Ancak, bu niyetin varlığı, sorunlarımızı ‘katlanabilir’ kılmamaktadır. İhalelerimiz defalarca iptal oluyorsa veya itirazlar nedeniyle süreç yavaş ilerliyor ise, o zaman ihale doküman ve metotlarımızı yeni baştan gözden geçirmek ve olası hukuki ihtilafları, daha ihale sürecinin en başında bertaraf etmek gerekmektedir. İhale dosyaları, kamu görevlileri ve iradesinin bir ürünü olduğuna göre, iyi şartnameler ve donanımlı görevlilerle bu sorunu aşmalıyız.”
BİZİM HADDİMİZİN SINIRI VARDIR
Uslu, son olarak şunları söyledi: “Yaşadığımız coğrafyada, her şey düzgün ise mükemmel ise bizim söyleyecek bir sözümüz de olamaz. Hatta bu durumla iftihar eder, sebep olanlar ve emeği geçenleri de ayakta alkışlarız. Dolayısı ile her şeyin en mükemmel olması için, yapılacak bir şey ve söylenecek bir söz varsa, sözümüzü de söyler, mücadelemize de devam ederiz.”