Uğur Mumcu ve kaybettiklerimiz
Yılın başlangıcı olan Ocak ayını şöyle araladığımızda tarihte hep acı ve karanlık olaylara gebe bir ay olduğunu görüyoruz.Değerleri bir bir Ocak ayında yitiriyoruz.Son gidenler ...
Yılın başlangıcı olan Ocak ayını şöyle araladığımızda tarihte hep acı ve karanlık olaylara gebe bir ay olduğunu görüyoruz.
Değerleri bir bir Ocak ayında yitiriyoruz.Son gidenler 2013 Ocak ayı içinde Gazeteci Mehmet Ali Birand ile Siyaset Hocası Prof Dr.Toktamış Ateş.
Birand’ın habere bakışı,haberi işleyişi ve kendine has sunumu ile bir çığı açtığını söyleyebiliriz.Bu arada en önemli özelliği gençlerin önünü açarak yetki ve görev vererek onlarca haberciyi basın dünyasına taşıdğını umutmayalım.İlk akla gelenler Ali Kırca,Can dündar,Rıdvan Akar,Çiğdem Anat,Mithat Bereket,Cüneyt Özdemir,Deniz Arman ve Serdar Akinen.
Toktamış Hoca farklı bir uslubu vardı.En ağır eleştirilerini bile tebessüm ederek söylerdi.Tartışma adabına seviyeli bir tarz getiren bilim adamıydı.
Ocak ayında yitirdiklerimize şöyle geriye baktğımızda,İsmail Cem İpekçi,Metin Göktepe,Gaffar Okkan,Hrant Dink ve Uğur Mumcu yu hatırlıyoruz.
İsmail Cem
Beyefendi bir siyasetçi TRT Genel Müdürlüğü yapmış uzun süre gazetecilik ve siyaset kulvarında başarılı olmuş İsmail Cem İpekçi 4 dönem milletvekili olarak TBMM görev yapmıştı.En uzun süre Dışişleri Bakanlığı görevini yapan İpekçi 24 Ocak 2007 tarihinde. akciğer kanserine yenilerek 67 yaşında yaşamını yitirdi.
. Sonra faili meçhul cinayetleri yaşadık ocak ayında.
Metin Göktepe
Metin Göktepe Evrensel Gazetesi Muhabiriydi. 8 Ocak 1996 günü Alibeyköy’de yapılacak eylemi izlemek amacıyla gazetesinden çıktı.Gösterileri izlerken ‘Sarı Basın Kartı’ olmadığı gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındı.Eyüp Emniyet Müdürlüğünde sabaha kadar dövüldü. Ertesi gün hücreden cansız bedeni çıktı. Sandalyeden düştü öldü dediler.
Polis ve amirleri senelerce yargılandı.İstanbul da açılan dava önce Aydın sonra Afyonkarahisar’a taşındı. Eski Adliye Binasında Metin Göktepe davasının ilk duruşması ilmizde yapıldı.Sonra Spor Salonunda görülen davaları izlemek üzere yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce Sivil Toplum Temsilcisi ve gazeteci geldi Afyonkarahisar’a.Polisler adreslerinde bulunamıyordu.Yıllarca devam eden dava sonucu Göktepe yi öldürüen polisler ceza aldı.Yargıtay bozdu.Tekrar yargılandı ve ceza aldılar.
Bu olay gösterdi ki kamuoynunun sahip çıktığı konuların üzeri kara örtü ile örtülemiyor.
Hrant Dınk
Hrant Dınk cinayeti de 17 Ocak 2007 tarihinde.kara bir leke gibi düştü. Gazeteci Dink Şişli de banka şubesinden çıkarken o gün 17 yaşında olan Ogün Samat tarafından öldürüldü. Samat’ın arkasındaki güçler hala ortaya çıkmış değil. Dink davası düşümüştü.Ancak Yargıtay yerel mahkeme kararını bozdu.Bu dava yeniden görülecek.
Ve
Uğur Mumcu
24 Ocak
Devrimci,
Atatürkçü,
Demokrasi kahramanı,
Yürekli,
Mücadeleci,
Yiğit insan,
Korkusuz kalem Uğur Mumcu.
Katanlık güçler tarafından aracına konulan bomba sonucu kaybettiğimiz emperyalizme karşı mücadele veren gazeteci usta.
Hala Mumcu nun katilleri bulunmadı.
Bu olayın sis perdesi aydınlanmadı.
‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz’diyen Mumcu ölümünden önce Kürt Dosyası kitabını yazıyordu.
Mumcu bu kitabında Abdullah Öcalan ile MİT arasındaki bağlantıları anlatacaktı.
Bu konuda Baki Tuğ ile görüşmüştü ölümünden bir gün önce.
Baki Tuğ askeri savcıydı. 1970 li yıllar terör ele başı Öcalan o tarihte SBF öğrencisiydi.
Okulda yasadışı bildiri dağıtmaktan dolayı 5 arkadaşı ile tutuklanır. Bu bildiri dağıtımında Öcalan’a 7 yıl hapis isteyen Tuğu, sonra bu kararından vazgeçer. Örgüt kurmak suçundan değil Yasadışı bildiri dağıtmaktan suçlanan Öcalan 7 ay cezaevinde yatıp dışarı çıkar.
İşte Mumcu bu bilgileri ele geçirmiştir.
Neden Örgüt kurmak suçundan yargılanmadığını sorduğu Baki Tuğ dan ’MİT ten bana bizim elemanımız bilgisi geldi’yanıtını almıştır.
Baki Tuğ bunun belgesini de Mumucu ya 1 hafta içinde vereceğini söyler.
Ama Mumcu bir haftaya çıkamadan 24 Ocak sabahı evinden çıkar.
Binmeye çalıştığı aracına konulan bomba ile katledilir.
Aradan tam 19 yıl geçti.
Neden nasıl niçin öldürüldüğü belli olan Mumcu nun katlleri hala bulunamıyor.
Adına yazılan ağıtın dörtlüğü ile veda edelim.
Karanlık olmayacak artık yarınlarımız
Bir mumda benim gönlüme yakıpta gittin
Daraldı etrafında halkaları kin kusan hainlerin
Kaleminle dünyalarını başlarına yıkıpta gittin.
Son olsun diyeceğim ama son olmayacağını biliyorum.
Nur içinde yatsınlar.
Bu arada yazımızı noktalamadan önce bir beklentimi’de paylaşmak isterim.
2 yıldır Eskişehir de Eskişehir ADD ve Çağdaş Gazeteciler Derneğinin yaptığı Uğur Mumcu etkinliklerini zliyorum.
Çok çoşkulu ve anlamlı organizayonda Uğur Mumcu anılıyor.
Afyonkarahisardaki Sivil Toplum Örgütleri mesela CHP,ADD,AGC ve AGD neden böylesi yetersiz ve duyarsız kalırlar.
Bu yıl inşaalah bu suskunluğa son verirler.
Mutlu ve aydınlık yarınlara…