TÜRKİYE BÜYÜSÜN
TÜRKİYE BÜYÜSÜN Yine 3 şehit haberi geldi. YAŞ toplantısı öncesi Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet Komutanı istifası sonrası YAŞ Toplantısında bu zamana kadar görülmeyen şekilde ...
TÜRKİYE BÜYÜSÜN
Yine 3 şehit haberi geldi.
YAŞ toplantısı öncesi Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet Komutanı istifası sonrası YAŞ Toplantısında bu zamana kadar görülmeyen şekilde yapılan toplantı ve değerlendirmeler sürerken yine acı haber geldi.
3 şehit daha.
Üç evin içine mübarek Ramazan Ayında ateş düştü.
Şehit sayısına baktığımızda karşımıza ilginç tablo çıkıyor;
1998 yılında Öcalan’ın İmralı hapis cezası başladı.
1999 yılında PKK kendini fes etme kararı aldı.
2000 yılında 0 şehit
2001 yılında 0 şehit
AKP ÇIRAKLIK DÖNEMİ:
2002 de 13 şehit
2003 de 21 şehit
2004 de 73 şehit
2005 de 92 şehit
2006 de 121 şehit
AKP KALFALIK DÖNEMİ: 2007 de 118 şehit
2008 de 150 şehit
2009 da 135 şehit
2010 da 141 şehit
AKP USTALIK DÖNEMİ:
2011 6 ayda 60 Şehit
Hani diyorduk ya
İstikrar sürsün…
Türkiye Büyüsün…
Canım Türkiye’m gerçeği…
Bu arada mübarek Ramazan ayına girdik.
Yazımızı bir ramazan fıkrası bitirelim.
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş.”Evrim ne güzellikler yaratıyor” diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve adamı kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama arkasına her bakışta ayının daha fazla yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam adama vurmaya hazırlanırken adam “Allahım” diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama, “Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?” demiş. Adam utanç içinde,”Biliyorum bunca yıldan sonra dindar olmamı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz” demiş. Ses: “Peki” demiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış, her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış:
“Allah”ım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere.”
Mutlu ve aydınlık yarınlara…