☰
✕

TÜM HASTANELERE GÖTÜRÜLEN RAKAMLAR AÇIKLANSIN

27 Ocak 2013 - 21:07

Karahisar Tv'de yayınlanan Yerel Gündem programının bu haftaki konuğu Özel Park Hastanesinin Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Enis Arabacı oldu Arabacı, '112 Acil servislerin ...

Karahisar Tv’de yayınlanan Yerel Gündem programının bu haftaki konuğu Özel Park Hastanesinin Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Enis Arabacı oldu Arabacı, “112 Acil servislerin 2011, 2012 yılında tüm hastanelere götürdüğü hasta sayıları açıklanmış olsa gerçekler daha iyi anlaşılırdı” dedi.

Özel Park Hastanesi Afyonkarahisar il sınırlarını aştı. Bölgede önemli bir sağlık kuruluşu haline gelen Özel Park Hastanesi geçtiğimiz yılda 25 bin hastaya ulaşarak sağlık sektöründeki kalitesini artırdı. Geçtiğimiz Cuma akşamı Karahisar Tv’de yayınlanan Yerel Gündem adlı programa konuk olan Park Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Enis Arabacı gazetecilerin sorulanı yanıtladı. Özel hastanelerden devlet hastanelerine kadar sağlıkta bir çok konunun tartışıldığı program haftaya damgasını vurdu. Arabacı, programın başında yaptığı açıklamada 410 kişilik bir personelle hizmet verdiklerini, hizmette sadece Afyonkarahisar’a değil bölgedeki tüm illere hizmet verdiklerini, yakın dönemde Konya’nın Akşehir ilçesine de bir hastane yapacaklarını söyledi. Arabacı, konuşmasının devamında ise bakın nasıl konuştu hep birlikte dikkat kesilelim; “Özel Park Hastanesi 2006 yılından bugüne hizmet veriyor. Hastane binasının yetmemesi üzerine 2009 yılında başladığımızın ek binayı gecen yıl tamamladık. Şu an 410 personelin çalıştığı bölgenin en büyük hastanesi olarak hizmet veriyoruz. Ayrıca şehir merkezinde bir tıp merkezimiz mevcut. Akşehir’de bir hastane yapıyoruz. Oruçoğlu Otelinde fizik tedavi için bir işbirliği içindeyiz. Şu an 120 hasta yatağı, 32 yoğun bakım yatağı ve 6 ameliyathaneyle hizmet veriyoruz. Birçok branşta birden fazla hekimle çalışıyoruz. Geçen sene 300 bin civarında poliklinik yapmışız, aylık 20 ila 25 bin civarında hasta görüyoruz. Bölgenin ciddi ameliyat yükünü taşıyoruz. İlçelerdeki irtibat büroları yasaklanınca kaldırıldı. Çalışanlardan 50 tanesi hekim, 130 civarında yardımcı sağlık personeli var. Halkla ilişkiler, temizlik bakım işlerinde ve yemek işleri gibi sunum işlerinde çalışan nitelikli personellerimiz var. Bölge özel hastanelerinin en çok istihdam alanı olan hastanesi diyebiliriz. Akşehir yüz yataklı bir hastane olacaktır. 28 yatağı yoğun bakım yatağı olacak. Akıllı bina teknolojileriyle yine çok güzel bir hastane yapmayı düşünüyoruz. Adı Akşehir park hastanesi olacak. O bölgenin yükünü çekecek büyüklükte bir hastane yapıyoruz. İlk etapta 35 hekimle bütün branşlar olacak. 2014 başlarında bitirmeyi planlıyoruz. ” ifadelerini kaydetti.
“Kazalarda yaralı yakınları bizim hastanemize gelmek istediği halde getirilmiyor”
Kaza durumlarında durumların da acilde yapılan müdahalelerde hiçbir hastanenin ücret almadığını söyleyen Arabacı, bu gibi acil durumlarda vatandaşlarımız özel park hastanesine gitmek istediği halde buna izin verilmediğini kaydetti. Arabacı, “O açıklamayı bende gördüm. Bir yıl içinde 500 civarında hasta gönderildiğine dair. Vali Bey aslında bu konuda çok hassas özel hastanelere bizim isteklerimize çok önem veriyor. Ancak rakamları düşünürseniz günlük bir buçuk hasta düşüyor. Takdir edersiniz ki çok az bir rakam. Kazadan 3 ya da 4 kişi aynı anda getirildiği düşünülürse bu çok az bir rakam. Bir yılda bütün hastanelere götürülen hasta sayısı söylense daha tatminkar olurdu. Şikayet ederek veya bu konuyu basın önünde konuşmaktan memnun olmamakta olan vatandaşlardan çok fazla şikayetler geldi. Hasta yakınları sizin hastanenize gelmek istediğimiz halde ambulans getirmedi denildi. Kasıt olmaması lazım eğer 112 personeline devlet hastanesine gitmeleri talimatı var ise bunu vali söylemiş olurdu. Vali beyde olmadığını söylüyor. Ben bu konuda bugün gelen yazının bile bir duyarlılığı gösterdiğini bundan sonra daha özenli olunacağını düşünüyorum. Önce devlet hastanesine gitmek ekonomik açıdan düşünülmüş olamaz çünkü acil hastalardan para almak yasak ve bizde almıyoruz. Söz gelimi bir kalp krizi vakası varsa bizden daha iyi hizmet alınacağına hasta yakınları inanıyorsa bize uzakta değilse neden getirilmiyor bilmiyorum. Şikayet kutumuza gelen şikayetlerin birikmesiyle bunu söylemiştim. Bu konuşmanın bir sonuca gittiğini görüyorum. Diğer hastanelerin oranlarını istatistikler olmadan tam bilmeyiz. Bir tercih edenler getirilsin diyoruz. Tercih edilen getirilmiyorsa burada bir sorun var demektir. ”dedi.
“Hastanelerde kalite yükseldi”
Hastanelerde yapılan radikal değişikliklere de değinen Arabacı, gerek kamu hastanelerinin gerekse de özel hastanelerin 10 yıllık süreçte kalitesinin yükseldiğini ifade etti. Arabacı, “Ben 1997 de psikiyatri uzmanı olarak işe başladım. Afyonda 16 yıldır çalışıyorum. Burada yöneticiyim. Sağlıkta yeni projelerle büyük yollar kat edildi. 2001’lı yıllarda gayri milli hasıladan sağlığa ayrılan pay yüzde üçlerde idi. Biz eylemler yapardık yüzde dörde çıksın isterdik. Şimdi yüzde yediye çıktı milli hasılada üç kat arttı. Dikkat ederseniz ciddi bir kaynak aktarımı oldu. Kalite olarak hastaneler iyileşti SGK ile devlet hastaneleri birleşti. Sadece SGK eczanesi kullanılırdı. SGK hastası devlet hastanesine gelemezdi. Donanım azdı anlayış azdı. Şu anda Türkiye sağlık binaları bakımında dünyada ilk sıralarda bulunuyor. Daha nitelikli teknoloji kullanımından dolayı sağlık turizminde bile artış var. 2000 yılında yıllık hekime gitme oranı iki idi şu an yıllık ortalama sekiz oldu. Dünya ortalaması yedidir. Topluma yayılan sigortanın kapsamı genişleyince herkes gidebiliyor. Yeşil kartlılar devlet hastanelerinde rahatça kullanıyorlar. İnsanlar son dönemlerde lüzumsuz yere hastaneye gitmekten vazgeçiyor artık. Afyonda değişim bütün ilçelerde mevcut yapılmakta olan ve yapılan hastaneler çok verimliler. Kalite standartları getirildi. Sağlıkta kesinlikle daha iyi bir noktadayız. ”şeklinde konuştu.
“Hastaya zaman ayırmak çok önemli”
Hastalara zaman ayırmanın önemine değinen Arabacı, özel hastanelerde 60 hasta kotası olduğunu ancak devlet hastanelerinde böyle bir kotanın olmadığını söyledi. Arabacı, “Problemlerin bir tanesi şiddettir. Cihazlar geliştirildi yatak sayısı arttı. Sağlık çalışanları arasında gelir artışı düzenlendi. Bunlarla beraber hastalarda şikayet noktasında fazlaca özendirildi. İntihar edenler cinayete kurban gidenler oldu. Bu süreç iyi yönleriyle beraber yanlışlarıyla da kendini gösterdi. Seyrek olaylar artık arttı. İnsanların şükretmekle ilgili duyguları köreltildi. Hemen şikayet etme kontrol etme duyguları gelişti. Halk kışkırtıldı özel şikayet hatları kuruldu. Bu tür olayları toplumda anti sosyal kişilerin uyarıldığı bir tablo var. En çok üzülen değil ama en çok davranış bozukluğu olan kişiler ortaya çıkıyor. Basında doktora şiddet haberleri çıkınca bunların yapıldığını gördüler ama son cezaları da okuyanlar artık bu konuyu fark ettiler. En önemli problem hekimin hasta bakma sayısıyla değerlendirilmesi oldu. Nasıl baktığı değil ne kadar baktığı delil kaynağı oldu. Zaman ayıramamak en büyük problemdir. Özel hastanelerde 60 hasta sınırı var. Devlet hastanesinde bir sınırlama yok. Hekimler şiddet olaylarında davalardan korkar oldular. Doktorlar böyle şeyler için sigorta yaptırır oldular. Bir ilişki bozulması oldu. Hastalara risk varsa müdahale edilmiyor. Yaparsa belki kurtaracak ama muhtemel kötü sonuç doğuracak diye mahkemeleri de düşünerek müdahale etmiyorlar. Bizim bölge insanımızdan bir şiddet durumu yok. Basındaki haberler yeterince incelemeden yapılıyor. Toplumda bir şikayet durumuna yönlendiriliyor.” ifadelerini kaydetti.
“Kar amacı güdülürse halk sağlığı sekteye uğrar”
Başbakan Erdoğan’da bakanlıkta revizyona gitmesiyle Recep Akdağ hakkında da konuşan Arabacı, bu dönemde güzel gelişmelerin olduğu kadar kötü sonuçlarında meydana çıktığını söyledi. Arabacı, “Recep Akdağ başarısız demek mümkün değil ciddi bir damga vurdu. Çok güzel değişimler oldu fakat kötü gelişmelerde oldu. Aile hekimleri diğer hekimler bulundukları yerlere aitlik hissedemiyorlar. Hekimlerin sürülmesi çoğaldı hekimler meslekten soğutuldu. Performans projesi, eczanelerin kapatılması özel doktorluk yapma değişimlerinin ardından gelecek kaygısı oluştu. Farklı arayışlar içine girer oldular. İnsan odaklı konularda yanlışlar oldu. Özel hastanelerle ilgili 2008 itibariyle tepe noktasına ulaşan bir basınç var. Çok ciddi sağlığa kaynak aktarıldı. Dağıtımda biraz eleştirilebilir. Cumhuriyet tarihinin en özel bakanlarında biridir denilebilir. Kamu hastanelerinin özelleştirmesi tek amacı daha fazla iş yapmak olursa toplum sağlığı hataları ortaya çıkar. Örneğin özel hastaneler daha fazla denetleniyor. Kamu hastanesinde bir şey yaparken ruhsata gerek yoktur. Kar amacı güdülürse halk sağlığı sekteye uğrar. Hasta kar amacını anlarsa özel hastanede hastayı kaybedersin ama devlet hastanesinde böyle bir şey olmaz.”dedi.
“Ayhan beye zaman tanınmalı”
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Genel Sekreteri Ayhan Erenoğlu hakkında da konuşan Arabacı, Erenoğlu’nun gelmesiyle birlikte zor işlerin yapılmaya başlandığını, zamanla daha güzel sonuçların alınabileceğini bunun için sabırla beklemek gerektiğini söyledi. Arabacı, “Şimdi Ayhan Bey daha yeni, beklide çok başarılı olacak. Zor dönemlerde başarılı işlemler yaptılar. Böyle bir soruyu ben cevaplamasam çok daha iyi olacak. Afyondaki bütün devlet hastanelerinin sorumluluğunu yöneten yer Kamu Hastaneler Birliğine bağlıdır. Tek elden devlet sağlık hizmetleri yönetilir. Düşünce itibariyle iyi sonuçlar doğurabilir. Biraz beklemek gerekir bu tarz sistem nasıl sonuçlar doğurur bilinemez. Hastanede çalışanların döner sermaye durumları projelerin ödenmesi bir arada yürümelidir. Genel sekreterin milletvekilinden fazla maaş alıyor ise bu normaldir. Bu kadar fazla sorumlulukla birçok kurumun başına getirilen kişinin tatmin edici olması gerekir. Kamuya ait birçok yerde bu var. Ne kadar alıyor değil ile katkısına bakmak gerekir. “ şeklinde konuştu.
“Hastaya hasta gözüyle bakılmalı”
Hastalar müşterimi yoksa hasta mı? Sorusuna da cevap veren Arabacı, hastaların müşteri olarak görülmesi durumunda istediğini alamayacağını sadece satılmak istenileni alacağını söyledi. Göğüs Hastanesi hakkında da konuşan Arabacı, ilgili hastanenin Devlet Hastanesiyle birleştirilmesinin bir sıkıntı yaratmayacağını ama Bölgeye Göğüs Hastanesinin yapılmasının buraya zarar vereceğini kaydetti. Arabacı konuşmasının devamında; “Müşteri pazarlamaya ve satışa dayalıdır. Hasta hizmet alacak. Hasta müşteri olarak görülürse almak isteneni değil satılmak isteneni alır. Hastalar bunu kesinlikle fark ederler. Hasta asimetrik bir ilişki var. Hekim bilen kişi olarak hastadan edilgendir. Müşteri olarak görürseniz daha fazla ürün satan bir pazarlamacıdan farkınız kalmış. Tüberkülozun çok olduğu dönemlerde yapılmış bir organizasyondur. Bölgeden gelenler için yapıldı daha sonra yerele döndü. Bu anlamda bakarsak devlet hastanesiyle birleşmesi problem olmaz. Ama duydum ki yakın çevreye bir göğüs hastanesi açılacakmış böyle olursa yanlış yapılmış olur.” ifadelerine yer verdi.
“Havaalanı sağlık turizmini hareketlendirir”
Havaalanın gelmesine değinen Arabacı, havaalanıyla birlikte sağlık turizminin artacağını belirtti. Arabacı, “Bu fonlardan satın alan yabancılardan memnun olanlar var. Memnun olmayım gitmek isteyenlerde var. Gündemimizde yabancı yatırımcı yok ama büyümek istiyoruz. Uzun vadeli bir süreç sadece fonların işlettiği hastaneler kar amacını hissettirecektir. Nerdeyse 35 ülkeden kişi başı düşen sağlık harcaması en son sıradadır. Sağlık hizmetinin ucuza alınmasından dolayı oldukça azdır. Bizde hizmet çok ucuz. Altı yıl önce apandisit ameliyatına ödenen ücretle şu an aynı doğum ücretleri azaldı. Yabancıların gelmesi bize Türkiye’ye güvendiklerinden oluyor. Bunun tekrar düşünülmesi gerekli ücretlerin artması verim artırıcı olacaktır. Havaalanından dolayı belirli branşlarda hizmet için hasta çekebileceğimizi düşünüyorum. Otellerin sağlık sektörü için projeler içinde olduklarını biliyorum yemekler olsun sağlık hizmetleri olsun projeler var. Kişi hem tatilini yapar hem tedavisini olur. Bunun hedef alanları var. Körfez ülkeleri Ortadoğu ülkeleri balkan ülkeleri yurtdışında yaşayan hemşerilerimiz hedef yerler olarak görünüyor. Havalarımız NATO havaalanı olması isteğindeydim. Bir burukluk oldu. Zafer havaalanı bir hava yarattı. Giderek kullanılan ve alışılan bir havaalanı olacak. Kongre konusunda havaalanı çok önemli ciddi oteller var yatak sayısı var ama kongre çekemiyorduk artık bu değişecektir.” dedi.
“Özel hastaneler riske atılıyor”
Özel hastanelerin riske atıldığını söyleyen Arabacı, konuşmasının devamında şöyle konuştu; “Ben şunu söylemek istedim. Özel hastaneler riske atılıyor. Bütün gelişmelere rağmen siz altı yıl öncesinin parasını öderseniz buna kimse dayanamaz. 2006 ve 2007 döneminde özel hastane o dönemin en iyi sektörüydü. 2007 de istediğiniz gibi hastane kurabilirdiniz. Biz istemekte yeni bir doktor alamıyoruz. Fazla olan hekimlerde kısıtlamalar var. Örneğin iki psikiyatri alamazsınız. Tek istihdam varsa o alanı boşaltmadan yeni doktor alamazsınız. Bence bunun kalkması mantıklı değil siz hastanelerde hastaya zaman ayıramazsanız muayenehaneler açılması durumu geri gelebilir. Devlet hastanesinde çalışmak daha yorucu özel hastaneler kısıtlı doktor alabildikleri için en iyilerini almaya çalışırlar. Halk tarafından sevilen tıp bilgisi iyi almaya çalışırlar.” şeklinde konuştu.