☰
✕

Taraflı bir yargıya onu oluşturan da güvenemez

07 Temmuz 2016 - 16:29

 

Meclis’te görüşülen Danıştay Kanunu ve Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında bir konuşma yapan Milletvekili Parsak: Bir dönemin kahramanı ilan edilen, altlarına Başbakanlıktan çıkma zırhlı Mercedes’lerin tahsis edildiği sözde savcıların sinsice yurt dışına kaçması, taraflı bir yargıya onu oluşturan yapının dahi güvenemeyeceğinin en net örneğidir

 

 

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak Danıştay Kanunu ve Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında TBMM’de konuşma yaptı

AKP’nin bugüne kadar yargıda reform adı altında yapmaya çalıştığı değişikliklerin tamamen Erdoğan’a uygun kişiye özel çalışmalar olduğuna dikkat çeken Parsak, “Bir dönemin kahramanı ilan edilen, altlarına Başbakanlıktan çıkma zırhlı Mercedes’lerin tahsis edildiği sözde savcıların sinsice yurt dışına kaçması, taraflı bir yargıya onu oluşturan yapının dahi güvenemeyeceğinin en net örneğidir” dedi

Parsak Danıştay Kanunu ve Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında TBMM’de konuşma yaptı. Parsak konuşmasında hükümetin yargıda yaptığı değişikliklerin ülkeye ciddi zararlar verdiğini ifade etti.

AK Parti’nin bir konu üzerine her gün farklı açıklama yaptığına dikkat çeken Parsak, konuşmasında, özetle şunlara dikkat çekti:

 

YARGININ ÇİVİSİ ÇIKTI

“İktidar, bu ve buna benzer düzenlemelerle kendi nefsini kurtarma hayaliyle Türk milletinin kendisine belirli bir süre için verdiği görevi âdeta kötüye kullanmaktadır. Gerek iç politikada gerekse bugünlerde şahit olduğumuz gibi dış politikada yalpalayan, dün söylediğini bugün inkâr eden, dönme hızı düştükçe yalpalamaya ve durmaya yüz tutan siyasetiyle milletimiz üzerinde ne yazık ki büyük hayal kırıklıkları oluşturmaktadır. İktidar ne yaparsa yapsın kendisine emanet edilen yönetim erkini kullanırken yaptığı hukuksuzlukların ve yolsuzlukların hesabını bir gün mutlaka verecektir. Bundan kurtuluş olmadığı unutulmamalıdır

Özellikle 12 Eylül 2010 referandumu aracılığıyla âdeta yargının çivisini çıkarmış ve tuzu kokutmuştur. 2010 Anayasa değişikliğinin asıl amacının Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısıyla oynayarak yargıyı âdeta ele geçirmek olduğu bugün artık herkes tarafından bilinmektedir.

 

AKP AVA GİDERKEN AVLANDI

2010 Anayasa değişikliklerinden hemen sonra 18 Ekim 2010 tarihinde HSYK ve yönetim yapısı oluşurken anlaşılmıştır ki, AKP deyim yerindeyse farkında olarak ya da olmayarak ava giderken avlanmış, iktidar tarafından 9/2/2011 tarihinde 6110 sayılı Kanun'la Danıştay ve Yargıtay'ın üye sayılarının arttırılması yoluyla yapılan düzenleme de işi kurtarmaya yetmemiştir. İktidar, yargı sistemi üzerinde yapmış olduğu bu oynamaların aslında kendi kuyusunu kazmak olduğunu çok geç fark etmiştir. Süreç içerisinde ortaya çıkan 2012 yılındaki MİT krizi ve 2013 yılındaki 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla birlikte büyük yanlışın vahameti günden güne daha fazla anlaşılmıştır. Özellikle 17-25 Aralıkla birlikte AKP, yaptığı yanlışı iliklerine kadar hissedip paralel yapıyı bizzat kendisinin kurmuş olduğunu itiraf etmek zorunda kalmış ve o andan itibaren AKP'nin kurmuş olduğu veya kurulmasına fırsat verdiği paralel yapı, ülke gündemimizin en önemli meselelerinden biri hâline gelmiştir. 12 Ekim 2014 tarihinde yapılan HSYK seçimlerinde ortaya çıkan ortak akıl ile yargı krizi ve böylece devlet krizi çözülmeye çalışılmış ancak sorun hâlen tam anlamıyla çözülememiştir.

 

HALK ERDOĞAN YARGISINA RAZI EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Son olarak 2 Aralık 2014 tarihinde çıkarılan 6572 sayılı Kanun'la iktidar tarafından, Yargıtay ve Danıştay'ın daire ve üye sayıları bir kez daha arttırılmıştır. Bugün, konuyla ilgili yapılan son değişikliğin üzerinden henüz iki yıl bile geçmeden mevcut Kanun Tasarısı'yla Yargıtay ve Danıştayın üye ve daire sayıları bu kez azaltılmak istenmektedir. Anlaşılan o ki iktidar, tabiri caizse açık arttırma ihale usulüyle yüksek yargı üyelerini belirlemeye çalışmakta, yeni sezona hazırlanan futbol takımı misali kadrosunu oluşturma telaşına düşmektedir. Gelinen noktada iktidar, üvey kardeşi paralel yapıyı işaret ederek insanlarımızı Erdoğan yargısına razı etmeye çalışmaktadır.

Sadece yargı sistemi içerisinde değil devletin tüm kademelerinde ve birimlerindeki bütün kirli yapılanmaların temizlenmesi ne kadar gerekli ve önemli bir girişim ise bu müdahaleyi AKP'nin kendi çıkarları doğrultusunda kullanması da bir o kadar sakıncalı ve tehlikelidir. Diğer yandan, devletin kendi bünyesine bulaşmış bir mikrobu veya bir virüsü temizlemesi yani Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet refleksi ile AKP'nin eski suç ortağı ve üvey kardeşiyle hesaplaşması birbirine karıştırılmamalıdır.

 

PARALEL ÜZERİNDEN ALGI YÜRÜTÜLÜYOR

AKP sözcüleri tarafından devamlı olarak ifade edilen, AKP'li hatipler tarafından da ifade edilen bir durum var, işte paralel yapı üzerinden yürütülen bir algı... Nitekim Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ da 17-25 Aralık sonrasında Devlet şerik kabul etmez. demişti. Biz bu sözün tamamen arkasındayız; devlet asla ama asla şerik kabul etmez. Fakat şunun hiç unutulmaması lazım, bizim için de önemli olan tarafı orası: Devlete şerik hâle getirilen bu yapılar ortaya çıkarıldığında ne yazık ki iktidarda olan gene bugünkü iktidar partisiydi. Dolayısıyla bu noktadaki sorumluluğun bu çerçevede her zaman iktidar partisinde olduğunun bilinmesi gerektiğini yeniden hatırlatarak bu vesileyle Gazi Meclisi ve sizleri bir kere daha saygıyla selamlıyorum.”●Kurtuluş