'Sosyal medyadaki reklamlara güvenilmiyor'
'Sosyal medyadaki reklamlara güvenilmiyor' Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği'nin yaptırdığı araştırmaya göre Türkiye'de tüketiciler en çok reklamların yanıltıcı bilgi içermesinden ve kadının cinsel obje ...
‘Sosyal medyadaki reklamlara güvenilmiyor’
Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği’nin yaptırdığı araştırmaya göre Türkiye’de tüketiciler en çok reklamların yanıltıcı bilgi içermesinden ve kadının cinsel obje olarak kullanılmasından rahatsız.
Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) ve İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği’nin 2014 yılında başlattıkları ‘Türkiye’de Reklam Ahlakı’ projesinin sonuçları açıklandı. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ve Yrd. Doç. Dr. Fikret Yaman’ın yürüttüğü projede Türkiye’de reklam ahlakı ilk defa derinlemesine bir araştırma ile kapsamlı şekilde ele alındı. Yaklaşık bir sene süren proje boyunca literatür taramaları, anket çalışmaları, mülakatlar, ayrıntılı gözlem ve belge incelemeleri ile geniş bir araştırma yapıldı. Araştırma sonuçları ‘Türkiye’de Reklam Ahlakı: Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ adlı bir kitapta toplandı. Bin 301 kişi katıldığı araştırmaya göre tüketiciler reklamları ahlaki açıdan sorunlu buluyor. En güvenilmeyen reklam mecrasının ‘sosyal medya’ olduğunu belirten tüketiciler, reklamlarda kadınların cinsel bir obje olarak kullanılması ve içerikte yanıltıcı bilgilere yer verilmesini en rahatsız edici unsurlar olarak ifade ettiler.
EN BÜYÜK SORUN YANILTICI BİLGİLER
Afyon Kocatepe Üniversitesi İİBF İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir; aşırı kazanma hırsı, rekabet, denetim eksikliği, tüketicilerin tepkisizliği gibi hususların Türkiye’deki reklamları, ahlaki açıdan sorunlu hale getirdiğine değinerek “Araştırmamız, reklam ve ahlakın bir arada olup olmadığına dair önemli tespitler sunuyor. Yaptığımız çalışmanın sonuçlarına göre tüketiciler reklamlarda en çok yanıltıcı bilgi kullanımından; ikinci olarak kadının cinsel obje olarak kullanımından ve üçüncü olarak da erkeğin cinsel obje olarak kullanımından rahatsızlar” dedi.
Özdemir yaptıkları çalışmada, reklam içeriğinden en çok sorumlu olan tarafın ‘reklam ajansının kendisi’ olduğu sonucuna erişildiğini ve bunun akabinde ise ikinci sırayı ‘reklamı yayınlayan medya kuruluşunun’ aldığını belirtti. Araştırmanın ‘Reklamlar hakkındaki tutumlara ilişkin’ bölümünde ise, tüketicilerin ‘reklamların zaman ve yer olarak fazlalığına’ dair tutumlarının ilk sırada yer aldığını, ‘reklamın yönlendirici bulunmasına’ yönelik tutumların ise hemen ikici sırada geldiğini belirten Özdemir, “Reklamların güvenilir olduğuna ilişkin tutumun ise en az oranla son sırada yer aldı” dedi.●iha