☰
✕

Silah bırakma yok, susması var

25 Mart 2013 - 11:22

Her hafta Cumartesi günleri 99.9 frekansından yayın yapan Gün FM'de yayınlanan ve bu hafta açılım sürecinin değerlendirildiği Basın Odası'nda konuşan Gazeteci İsmail Akar, Diyarbakır'daki bayraksız ...

Her hafta Cumartesi günleri 99.9 frekansından yayın yapan Gün FM’de yayınlanan ve bu hafta açılım sürecinin değerlendirildiği Basın Odası’nda konuşan Gazeteci İsmail Akar, Diyarbakır’daki bayraksız Nevruz’u değerlendirdi, “Yaşanan mevzi ve adım kazanımıdır. Güvenlik güçleri ile 5 bin PKK’lı alanın güvenliği sağladılar. Bu ilk kez yaşanan bir olay. Ülkemiz bu gelişmeleri dikkati okumalıdır” dedi.

 

 

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası beş yüzüncü programıyla dinleyicileriyle buluştu.

Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu programa Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim katıldılar.

Bu hafta programda Diyarbakır’daki nevruz kutlaması ve konuyla ilgili gelişmeler değerlendirildi.

Geçen hafta Diyarbakır’da nevruz kutlamalarının yapıldığını hatırlatan Gazeteci İsmail Akar, “Bu kutlamalarda terör örgütü sözüm ona lideri Öcalan’ın mektubu okundu. Bundan sonraki yol haritası belirlenmiş oldu. Bu kadar kalabalık bir insan topluluğunun olduğu meydanda terörist başının posterleri, bayrak dedikleri bez parçaları vardı. Ama bir tane dahi Türk bayrağı yoktu. Bu bana göre bir meydan okumadır. Mevzi ve adım kazanımıdır. Güvenlik güçleri ile 5 bin PKK’lı alanın güvenliği sağladılar. Bu ilk kez yaşanan bir olay. Ülkemiz bu gelişmeleri dikkati okumalıdır. Sonrasında anayasa değişikliği, KCK’lı tutukluların serbest kalması, Kürtçe eğitim ve il ilçe isimlerinin olması gibi talepler tek tek yerine gelecek. Bu kutlamalar bir anlamda güç gösterisi haline dönüştü. Dikkat çekecek başka bir olay ise Apo silahlar susacak, siyaset konuşacak diyor. Yani silah bırakma yok, susması var. Yani sen ne vereceksin ben o kadar adım atacağım anlamı taşır bu gelişmeler” diye değerlendirmede bulundu.

 

“SON NEVRUZ KUTLAMASINDA AMAÇLARINA ULAŞTIKLARINI GÖRÜYORUZ”

Ülkemizde nevruzu siyasallaştıran bir kesim olduğunu belirten Gazeteci Polat Yılmaz, “Son yıllarda Kürt hareketinin başlamasıyla nevruza çeşitli siyasal anlamlar yüklendi. Son nevruz kutlamasında amaçlarına ulaştıklarını görüyoruz. Bu nevruzda içinde yaşadıkları ülkeyle bir taraf gibi şartlar ortaya koydular, nasıl olacağını anlattılar. Sözüm ona liderlerinin kendilerine gönderdiği mesajları dinlediler. Alanda Türk bayrağının bulunmamasıyla ilgili Demirtaş’ın yaptığı açıklamalar doğru değildir. Bayrağımız hiçbir siyasi partinin simgesi olarak kullanılmıyor. MHP’nin parti amblemi Türk bayrağı değil, üç hilaldir” diye konuştu.

 

“TÜRK BAYRAĞI NİYE YOKTU DİYE NEDEN SORULMUYOR?”

Devletin o kutlamalar için ne istenirse yaptığını söyleyen Gazeteci Ahmet Tunca, “Devlet korumalarına kadar vermiştir. Binlerce polis orada devlete isyanıyla maruf bir kuruluşun korumasını yapıyor. Binlerce yıldır bu memleketi temsil eden bayrağımız meydanda yoktu. Yetkililer bayrak bulunmamasını çok cılız bir şekilde geçiştirdiler. Geçmişte milli hassasiyetlerimiz oldukça yüksekti. Ama bugün bir milyon kişi toplandı ve olay çıkmadı diye adeta bayram ediliyor. Türk bayrağı niye yoktu diye neden sorulmuyor? Sadece birkaç yetkili konuştu. Milli hassasiyetlerimizi zaman içinde öldürdüler. Türk bayrağını taşımak ülkemizde adeta suç haline geldi. Geçen hafta bunun bir örneği sanırım Balıkesir’de yaşandı. Yaşananlar bizleri çok üzüyor” şeklinde değerlendirmede bulundu.

 

“SON KUTLAMALARDA HER ŞEY İYOT GİBİ AÇIĞA ÇIKMIŞTIR”

Diyarbakır’daki son nevruz kutlamalarının ikinci bir Habur vakasına dönüştüğünü belirten Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Önümüzdeki seçimlere kadar PKK terör örgütü tarafından silahlı bir terörün olmayacağı aşikârdır. Sonuçları bu şekilde yorumlanabilir. Süreci maalesef her şeyiyle Öcalan yönetiyor. Bence devlet burada çok ciddi bir zafiyet içerisinde. Nevruz bir Türk bayramıdır, baharın başlangıcıdır. Dünyanın her yerinde kutlanıyor. Ancak Diyarbakır’da son nevruz PKK’nın isteğine göre kutlanmıştır. Bu kutlamalar ülkemizin büyük bir kısmını rahatsız etmiştir. Bir tane bayrağımız dalgalanmadı. Bizler bayrağın altında birleşmeyeceğiz de neyin altında birleşeceğiz? Son kutlamalarda her şey iyot gibi açığa çıkmıştır. Bu silahları susacak PKK’lılar önümüzdeki günlerde Suriye’de Esad’a karşı muhalifler ile savaşırsa kimse şaşırmasın. Bunların tamamında Orta Doğu planı ve enerji savaşı vardır” dedi.

Program YGS’ye girecek olan tüm öğrencilere başarı dilekleriyle son buldu.