☰
✕

Ozon tabakasını sera gazları değil nükleer denemeler deldi

19 Nisan 2013 - 10:09

  'ATMOSFERDEKİ ISINMA, 1957'DE BAŞLATILAN NÜKLEER DENEMELERLE BAŞLADI'   Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi ile Lisinia Yaban Hayatı Koruma Ve Rehabilitasyon Merkezi ile ortaklaşa olarak düzenlenen Lisinia ...

 

‘ATMOSFERDEKİ ISINMA, 1957’DE BAŞLATILAN NÜKLEER DENEMELERLE BAŞLADI’

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi ile Lisinia Yaban Hayatı Koruma Ve Rehabilitasyon Merkezi ile ortaklaşa olarak düzenlenen Lisinia Anti-Kanser ve Doğal Yaşam Projesi” konulu seminerde konuşan Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, Ozon tabakasının delinmesi söylendiği gibi karbon salınımı ve sera gazları gibi nedenlerle olmamıştır. 1957 yılında yapılan nükleer denemelerin etkisi vardır” dedi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi ile Lisinia Yaban Hayatı Koruma Ve Rehabilitasyon Merkezi ile ortaklaşa olarak düzenlenen “Lisinia Anti-Kanser ve Doğal Yaşam Projesi” konulu seminer, 18 Nisan 2013 Perşembe günü gerçekleştirildi.

AKÜ ANS Kampusü Güzel Sanatlar Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen seminer, Veteriner Hekim Öztürk Sarıca tarafından verildi.  Sarıca, “Dünyanın kirlenmesi sonucunda kanser artıyor. Küresel ısınmanın kanser üzerinde etkisi var. 1957’de küresel ısınmada sıçrama yaşanıyor. Bu tarih nükleer denemelerin başladığı yıldır. Dünyanın ısınmasına insanlar neden oldu” dedi.

 

OZON TABAKASINI NÜKLLER DENEMELER DELDİ

Nükleer denemelerin okyanuslarda, çöllerde, kutup bölgelerinde ve atmosferde yapıldığına vurgu yapan Sarıca, “Ozon tabakasının delinmesi söylendiği gibi karbon salınımı ve sera gazları gibi nedenlerle olmamıştır. 1957 yılında yapılan nükleer denemelerin etkisi vardır” diye konuştu.  O yıllarda ne kadar büyük bir nükleer patlaması yapılırsa nükleer alanda o kadar güçlü olunduğu anlamına geliyordu. Nükleer patlama konusunda 3-4 ülke yarış halindeydi. En büyük nükleer patlama Atlantik Okyanusu’nda yaşandı. Bunun sonucunda magma aktif hale geldi. Daha sonra sıcak su akıntılarının yönü değişmeye başladı. Nükleerin, atmosferde yarattığı etki sebebiyle insanlık tarihinin 2000 yıl boyunca ısıtmış olduğu küreyi biz, 50 yılda 4-5 katı kadar ısıttık” dedi.

 

EVLERİ MUTLAKA HAVALANDIRALIM

Kansere giden yolda doğadaki kirlenmişliklerin nelere sebep olduğunu aktaran Sarıca, “Hava kirliği kanser bakımından Dünya Sağlık Örgütü’nün listesine ikinci sıradan girdi. Toprak kirliliği de direkt kansorejen nedenler arasında yer almaktadır. Yoğun stres de kansere neden olan bir faktördür. Stres kortizon salınımına yol açar ve bu da vücuda zarar verir. Nükleer kirlilik ve patlamalar, su kirliliği, petrol kirlilikleri de kanserlerin oluşumunda etkilidir. Radon gazı ise, dünyanın kendi kansorejenidir. Yerkabuğundan yeryüzüne çıkar ve odaların içine girer. Yaşadığımız odayı günde 1 saat havalandırmazsak akciğer kanseri olma riski vardır. Sigaranın akciğer kanseri yapma riski yüzde 27, radon gazının ise yüzde 15’tir. O yüzden evlerimizi mutlaka havlandırmamız gerekmektedir” diye konuştu.